Protect The Boss/Patronun Böylesi :)

Sevgili Kimbapsuşi’nin  blogunda görüp, onun önerisiyle izlemeye başladım bu diziyi. Her zamanki gibi Kimbapın tavsiyesi beni yanıltmadı. Protect the Boss klasikleşmiş patron-veliaht profilini tamamen yıkıyor.

Elimizde bir adet patronumuz var: Cha Ji Heon… Her türlü arızası mevcut. Sosyalfobisi var, panik atağı var, kalabalık önünde konuşmaktan korkuyorr -hadi bu bir normal olsun herkeste var çünkü bir derece-, kocaman adam olmuş hala babasından dayak yiyor. İşte sorunlu bir adam. Süregelen bir iletişimde bulunması yorucu bir insan modeli. Bir tarafı çocuk kalmış fakat izleyici olarak bu karşı tarafta son derece büyük bir sempati yaratıyor.

Photobucket

Tabii ki bir adet esas kızımız var adam çocuk ruhlu ve çeşitli yönlerden arızalı olabilir ama kızın da ondan aşağı kalır yanı yok. Bugüne kadar bu dizi ve filmlerde mükemmel esas adamların hatta daha da mükemmel ikinci adamların neden sarsak, pasaklı, çoğu zaman eğitimsiz ÇİRKİNN :) (Bunu ben ekliyorum tabii yoksa kızlar güzel) kızlara aşık olduklarını, ilgi duydukları çözememiştim. Protect the Bossla bir aydınlanma geldi üzerime şimdi anladım. ‘Farklı’ geliyor bu kızlar o karakterlere. Hani zaten zengin, yakışıklı, eğitimli vs. vs. elini sallasa kendi sosyal çevresinden en az 50 kız toplanır çevresinde. Ama işte zenginlerin garip zevkleri oluyor demek. Paranın gözü kör olsun :)

Lise yıllarında tam bir başbelası olan kızımız, günlerini şiddet ve öğrenci kavgalarıyla geçirmiştir. Elinin ağır olduğunu da ilerleyen dakikalarda görüyoruz :)   Tabii Üniversiteye de gidememiş bu sebeple. No Eun Seol’un hayattan tek dileği düzenli geliri olan bir iş. Azıcık aşım kaygısız başım mantığında. Babası bir sürü borç takmış şimdilerde kırsalda inzivaya çekilmiş. Bizde yatır, camii falan dolaşılır No Eun Seol Korede olduğu için  orada tapınak, kilise, camii üçlemesine gidiyor duasının kabulünü garantiye almak için :)

Photobucket

Ji Heon ve Eun Seol’ün karşılaşmaları elbette hareketli oluyor… Bir takım olaylar sonucu Eun Seol, Ji Heo’un sekreti olarak işe giriyor.

Photobucket

Tabii dizimize bir mükemmel ötesi ikinci adam gerekiyor. Bu da Jaejong’un canlandırdığı Cha Moo Won karakteri. Kendisi Ji Heon’un kuzeni ve onun aksine şirketle son derece ilgili, iyi bir konuşmacı başarılı bir genç iş adamı. Ne oluyor bu arkadaş da Eun Seol’e ilgi duyuyor. Ama gerçekten ilgileniyor mu? Yoksa Ji Heon ile ilgili herşeyde olduğu gibi bunu da içgüdüsel olarak rekabet hissi ile mi yapıyor çok emin olamadım.

Photobucket

Tabiiki bu tabloyu tamamlamak için bir rakip dişi gerekiyor o da Nah Yoon. Bu oyuncuyu Personal Taste dizisinde In Hee olarak izleyip karakterden ölesiye nefret etmiştik. İşte oyunculuk bu olsa gerek tamam zıt bir rolle karşımızda çıkıyor Wang Ji Hye. Nah Yoon da zengin bir ailenin tek kızı. Şımarık biraz ama tatlı bir şımarık. Kötü diyebileceğimiz bir karakter değil. Zaten evden kaçıp Eun Sol ve arkadaşının evine sığınyor. Kendisi diğer Chaebollardan farklıymış. Kendi başına yaşamış bir süre, ailesinden yardım almadan yaşayabilirmiş. O süre ne kadar diye soran olursa 3 ay :)

Bu sahnede 50 kere falan NG olmuş yani sahneyi defalarca tekrarlamak zorunda kalmışlar. Koreli fanların ne kadar deli olduğunu bilen WGJ röportajlarında defalarca özür dileyip, sadece iş bu gerçek öpücük değil diyerek hayranların tepkisini çekmekten ne kadar ürktüğünü de göstermiş oldu. Valla ben olsam ben de korkardım :) Ama söylenenlere göre olaya sakin yaklaşmış Fangirller.

 Ji Heon aşkını son derece bilimsel bir dille açıklıyor ‘Limbik sistemimin amigdalasına bir göktaşı çarptı’ Canım psikolojik sorunların olduğunu biliyoruz zaten ha ha :) Dizinin eğlenceli unsurlarından biride  iki kuzenin birbirleriyle olan ilişkisi çok komik ve içten içe sevgi dolu :) Jaejong oyunculuğunu geliştirmiş burada en azından bir kaç mimik ve duygu ifadesi gösterebiliyor. Ama Jaajongi yaylanmadan yürü yavrum :) Kendine güvenen Chaebollar öyle yürümez. Bknz. Kim Jo Won/Hyun Bin.  Bir dahaki rolde bunu öğren :) Babadan, büyükanneden, hırslı yengeden ( Moo Won’un annesi) bahsetmedim onlarda var. Onlarda komik. Özellikle babanın ikide bir toplum servisi cezası alması tam bitti derken, bir yenisi ile karşılaşması oldukça eğlenceliydi. Ben çok eğlendim izlerken. Çok keyifliydi. Zaman kaybı olmaz bende sizde seyredin :)

Kişisel Bir Not: Bu yazıyı da sağ salim bitirdim çok şükür. 9 Ocak günü yazmaya başladım. Daha öncesinde taslaklarda duruyordu. Yazım sürecimin uzunluğunu arkadaşlarım bilir. İçimdeki sıkıntıdan dolayı bitiremeyeceğimi anladım ve bir kolaj postu yolladım o gün. Sonrası malum… Bir süre internete girmeme rağmen kolum kalkmadı. İçimde hala derin bir acı var ama umarım eğlenmişsinizdir okurken.

Gong YooDay

Ben yeni bir yazı girene kadar, güzel arkadaşımın benim için yaptığı kolajlardan birini ekleyeyim. Oyalanırız hem. Gong Yoo’nun bile beni mutlu etmeyeceği bir zaman dilimi olacağını söyleseler inanmazdım. Ama oluyormuş. Neyse ki bir-iki gündür yine gülümsetmeye başladı beni. Gong’cum misafir ol gel bana kahve pişireyim sana :)

Category: Oyuncular  Tags:  4 Comments

Teşekkür…

Babaannemin vefatından sonra, başsağlığı dileyen, arayan, soran mesaj gönderen herkese çok teşekkür ederim. Sizler sağolun arkadaşlar… İnsana insan gerekmiş bu günlerde daha iyi anladım. Allah razı olsun diyebiliyorum sadece. Bugün babaannemin 7si vardı. Hayat hiç bir zaman eskisi gibi olmayacak ama bir şekilde devam etmek zorunda. Allah geride kalanlara sağlıklı, uzun ömürler versin. Bunu unutturacak başka bir acı yaşatmasın. Taslakta bekleyen bir yazım vardı… Yazarken babannemin haberini aldığım için tamamlayamadım en kısa zamanda bitirip postalayacağım inşallah. Yanımda olan herkese yeniden teşekkür ederim.

Babaanneciğim yattığın yer nur olsun… Mekanın cennet olsun…

Category: Kategorilenmemiş  Tags:  One Comment

La Fea’ın acı günü (Tarih84 Bildiriyor)

Merhaba arkadaşlar ben Tarih84. Sevgili arkadaşımız La Fea bugün öğle saatlerinde babannesini kaybetti. Bir süredir hastanede olan babannesi yaşam mücadelesinde son nefesini verdi. Çok üzgünüz:( Sevgili arkadaşımız bir süre nette olamayacak, acı çok taze. Yurt dışında yaşayan aile üyelerinin de gelmesi ile çarşamba günü cenaze işlemleri gerçekleştirilecek. Ailesine Allah’tan sabır diliyoruz. Ne olur dualarınızı sizler de eksik etmeyin. İyi, sağlıklı huzurlu, günler dilerim. Bir gelişme olduğunda ara ara haberdar edeceğim sizleri.
Tarih84

Her güne bir Gong YOO :)

Photobucket

Arkadaşım Tarih84′ün yaptığı kolajlar hepimizin beğenisini ve hayranlığını kazandı malumunuz. Herkeste bir kolaj sevdası başladı. Ben eksik kalır mıyım?:) Kalmamalıydım :P Onun yarattığı konseptler çoğu zaman beni başka bir yere alıp götürüyor. Özellikle bu aralar en çok ihtiyacım olan şey… Her ne kadar arkadaşımın bakış açısı ve yeteneği bende yoksa da, böyle bir şey yaptım kendimce. Bana Gong Yoo konsepti gerek :) Günler güzel geçsin diye dua ediyorum. Dua etmekten başka bir seçenek yok çünkü elimde…  Bir kahve, güzel bir sohbet, iyi bir film belki, işyerinde stressiz ya da az stresli bir gün, yaptığınız işin takdir görmesi, ya da sıcak bir banyo belki umutsuzlukları, çarezislikleri siler. Kaçınılmazı beklerken ayakta durmayı sağlar… Bu da benim küçük dünyam işte. Gününüzün geri kalanı güzel geçsin dilerim.

Category: Oyuncular  Tags: , ,  4 Comments

MBC/KBS/SBS Drama Awards

PhotobucketSene sonu Tv Drama ödülleri bu sene yavan geçti benim için sevdiğim oyuncuların çoğu yoktu. Zaten Binie askerde. Gong askerden geldi geleli bir dizi çekmedi. Ben bu ödül törenlerinden en sevdiğim bir kaç fotoğrafı paylaşacağım.

Gong Yoo Jinin tarzına bayıldım. Dürüst olmak gerekirse öyle muhteşem güzellikte bir kadın değil ama sade ve şık olmuş ve içimizden biri imajı ile her kadını güzeldir mesajı da veriyor bence :) Kıyafeti için modacılar neder bilmem ama hem spor hem de klasik stili bir araya getirmiş bir giysi bence bu anlamda ben çok beğendim. Saçı ve makyajı da aynı şekilde hem şık hem doğal.

Photobucket

Min Ho’cum sana söyleyecek  kelimem yok canım. O kadar yakışıklısın ki… Senin güzel yüzün, boyun posun, sıcak gülüşün yeter. Bu saç modeli de yüzüne düşen perçem kısmı dışında şahane olmuş. Çok yakışmış. Ne diyeyim, şıksın hem de çok :) Sevgilisi ile yan yan gelmeseler bile kolajlarda beraberler :) Birleştirilmiş bir resmi tekrar birleştirmek de bana özgü olsa gerek :P

LHM’den bahsetmişken Park Min Yeong’u da anmamak olmaz. Beyazlar içinde kuğu gibi olmuş çok güzel bir kız. Kore standartlarında yani. Estetikli bile olsa parlak, güzel bir gülüşü var bu da onu güzel kılmaya yetiyor. Ojeleri ise elbette çok beğendim :)

Bu adını hatırlamadığım güzel kadın rüküşlük timsali olarak geceye damgasını vurmuş olmalı. Muhtemelen diğerleri gibi pahalı bir tasarımcı kıyafeti falandır. Fakat hanımefendi size söylemem gereken bir şey var: Fatihteki gelinlikçilerde bu tuvaletin aynısını 3/1 fiyatında bulabilirdiniz. :) Gerçi bu kadar gögüs dekolteli olmazdı ama farketmez. Yazık olmuş diyorum.

Bir kırmızı faciası daha bu da bir tasarımcı kıyafeti ancak Honey Lee’ye yakışmamış. Bu kadar güzel bir kadın kendine yakışan bir kıyafet nasıl bulamamış. O ne öyle baştan aşağı kırmızı. Böyle giyinmessem dikkat çekemem diye mi düşünmüş? Kendisi Miss. Korea  olmuş bir kadın, her şekilde güzelliği ile, zarafeti ve yeteneği ile göz kamaştırırdı zaten. Böyle çok boğucu olmuş. Göz yoruyor. Partnerinin papyonu ile uyumu yakalamak istemişler ama bilemiyorum…

Yalvarırım şu Hallyu saç modası bitsin artık. 40 yaşında adamlar bile aynı modeli yapıyor komik duruyor. Bunun dışında ajuşi her daim yakıyorsun. Evli ve iki çocuk babası biri olarak bu kadar fit olman takdire değer. Gerçi nesini takdir ediyorum orası da bir muamma. Sanki çocukları o doğurdu da vücudu bozulsun :) Ama hani aile babasıyım deyip kendini salmamış o yüzden tebrikler :)

Bu çocuklardan biri The Greatest Lovedaki afacan yeğen. Diğeri ise Oh My Lady’de görüp kızım ilan ettiğim küçük melek. Oğlan benim değil :) hem zaten bilmiş çocukları sevmem. Ne o öyle çocuk çocuk gibi olmalı. Ahh kızım görmeyeli büyümüşsün. Biliyorum babana kızıp seni ihmal etmemeliydim. Zaten hep çocuklar zarar görür böyle kavgalardan ha ha. Tamam dizi çekmiyor belki ama reklam filmleri çekip senin geleceğin için daha çok para kazanıyor. Herşey yavurlarımız için ha ha :)

Yoochun’cuğum sana daha önce hiç dikkatli bakmamışım. Bu yukarıdaki resimle bunu farkettim. Bundan sonra kadrajımdasın beybi. Bir de erkek kardeşi ile beraber gelmiş geceye. O da en az Yoochun kadar şirin. Dikkat edin çocuklar. Fangirller doz aşımından gidebilir :)

Aşırı doz demişken. Park Shi Hoo dan bahsetmemek olmaz. Henüz izleyemediğim Princesses Man dizisi ile 2011 e damgasını vurmuş. Geç keşfettiğim yakışıklılardan. Çok hoş, Mon Chae Won a gelince kıyafeti çok basitti beğenmedim. Ama güzel kadın. O kadar :D

Protect the Boss çifti beraber gelmiş ödül törenine. Balon etek yakışmış. Ji Sung çok tatlı. Olmuş, bence ama şirinliklerini kanıtlamak adına şu pozu vermeselermiş daha iyiymiş.

Jejong bu ne kılık canım. Yoochun ne kadar hoşsa sen de o kadar dökülüyorsun. Neden yazık ediyorsun bu güzelliğe neden ama nedeeen? :) Saç rengin kötü, saç modelin kötü. Kıyafetin kötü… Çok üzgünüm Jejongi bir dahaki sefere daha iyi şeyler bekliyorum senden.

En iyisini en sona sakladım. İşte Kim Sun Ah farkı. Elbise çok özel değil belki. Saç makyaj da sade ama o yırtmaç. Son derece seksi ve şık olmuş Sunahshi :) Bacaklarının kaslı olması da dikkatler kaçmadı. Ayakkabılarına bayıldım. Lee Dong Wook için ise; daha şık olduğu zamanları görmüştüm. Dudaklarının üstündeki tüy birikintisi nedir? Anlam veremedim ama o da her şart altında yakışıklı görünen isimlerden.

Evet yılın ilk blog postunu da böylece tamamlamış bulunmaktayım. 2012 de daha çok yazacak enerji bulabilmek ümidiyle. XOXO :)

Mutlu Yıllar / Yeni Yıl

Photobucket

2011 Yılı hem dünya, hem Türkiye hem de kişisel olarak zorlu geçti. Tsunamiler, depremler, seller doğal felaketler, finansal problemler bırakmadı peşimizi. Sağlık sorunları, 2010′un son ayına denk gelen dolayısıyla 2011′i etkileyen kuzenimin kaybı. Çok sevdiğim arkadaşımın ameliyatı, bir diğerinin annesinin hastalığı… Bir dönemin sonu diyorlar 2011-2012 için, 2012 ile ilgili yıllardır süren kehanetler var. Artık benim zamanım başlasın diyorum 2012 için. Sağlıklı olsun bütün aile fertlerim. En önemlisi sağlık çünkü. Dilerim hepimiz için dileklerimizin, hayallerimizin, ümit ettiğimiz şeylerin gerçekleşeceği bir yıl olsun 2012. Artık hak edenler hak ettikleri güzellikleri elde etsin. Yalancılar, sahte kişilikler yer almasın hayatımızda. Son olarak da Kpop starlarımız Türkiye’ye gelsin Gong YOO dizi çeksin :) Jun Woo Sung Tarih84′e aşık olsun düğün yapalım :) JYJ haklı davalarını kazansın.Wonder Girls Kore’ye dönsün. Hyun Bin sağ salim bitirsin askerliğini. Bunlara eklemek istediğiniz bir şey varsa siz de yorumlarınızda belirtirseniz sevinirim :)

Mutlu, sağlıklı, huzurlu, başarılı, bol kazançlı iyi bir yıl olsun :)

Uçtu uçtu Gong YOO uçtu :)

Photobucket

Öpülür ki bu :)

Category: Oyuncular  Tags:  11 Comments

While You Were Sleeping/Çok Romantik Komedi

‘Peter, bana Jack’e ne zaman aşık olduğumu sordu. Ben de ona sen uyurken dedim.

Bu soğuk havalarda oturup bir film izlesem dedim. Ne izleyeceğime bir türlü karar veremedim. Sonunda kendimi eskinin bildik, tanıdık sıcaklığında buldum. While You Were Sleeping/Sen Uyurken 1995 yapımı bir romantik komedi. Tam noel zamanı izlensin diye yapılmış belki. Benim aklıma bu zamanda gelmesi tesadüf ama isabet oldu :)

Lucy metro istasyonunda gişe memurudur. Her gün gördüğü ama adını bile bilmediği bir adama platonik aşık olmuş onun hayatının erkeği ilan etmiştir. Peterı bir kazada metro raylarından ezilmekten son anda kurtarır. Hastanede bir yanlış anlaşılma sonucu Peterın nişanlısı olduğu sanılır. Peterın kalabalık ve şenlikli ailesi de bu duruma son derece sevinir. Dahası büyükten, küçüğe hepsi Lucy’i çok sevmiştir ve Lucyde onları. Bu sebeple bir türlü gerçeği söyleyemez.

Peter bir süre komada kalır. Bu süreçte aile ve Lucy daha da yakınlaşır. Hiç bir yakını olmayan, babasını sene önce kaybeden Lucy, özlemini çektiği bu aile sıcaklığına ve sevgisine çabucak alışır. Ailenin en küçük oğlu Jack ile Lucy arasında ilk andan itibaren bir yakınlaşma olur ama Peterın nişanlısı olduğunu düşündüğü için bir adım atamaz Jack ve bu çok sinir bozucudur. Biraz da Peter’ın nasıl bu kadar tatlı bir kız bulmuş olabileceği konusunda şaşkınlık yaşar. Güzel sıcak romantik bir film. Televizyonda da pek çok kez yayınlandı. İzleyin derim ben.

 -Ben oğlunuza aşık oldum.
-Eee biliyoruz.
-Hayır o oğlunuz değil,öbürü
-Naptın sen
-O hiçbir şey yapmadı…

 

Two Broke Girls

Amerikan dizileri ile devam ediyoruz :)  CBS kanalının bu sezon başında yayınladığı çok tutulunca sezon sonuna kadar anlaşma imzaladıkları dizi ‘İki Meteliksiz Kız’ diye çevirebiliriz sanırım. Max duygusal anlamda eksik, hayatını devam ettirmek için iki işte birden çalışan bir kızdır. Caroline zengin lüks yaşamından babasının vergi borçları yüzünden ayrılmak zorunda kalır. Brooklyne gelir. Tesadüf eseri Max ile tanışırlar arkadaş olurlar, aynı cafede çalışmaya başlarlar falan filan. Gidecek yeri olmayan Caroline, Maxin ev arkadaşı da olur. Maxin lezzetli Cupcakeler yaptığını gören Caroline bunu bir işe dönüştürme fikrini ortaya atar ve böylece iki kız birlikte bir gelecek planı yapmaya başlar. Bu da zamanla daha yakın arkadaş olmalarına sebep olur.

Maxin duygusal olduğunu belli etmeme çabası, Caroline’nin sevgi kelebeği halleri eğlenceli. Tabii cafenin sahibi Çinli Hun’da sevimlilikde sınır tanımıyor. Ben çok sevdim. Çok eğleniyorum izlerken. Umarım fazla uzatmazlar 2 sezon sürebilir bu dizi en fazla. İzleyelim diyorum :)