
Yazın temmuzun başında cehennem sıcakları başlamadan, Maviciğimle buluştuk. Hem de iki kere. Çok uzun bir güncelleme yapmayı planlıyordum. Arada kaynamasın biraz bekleyeyim dedim. Sonra bu sefer Nefertiti yazsın önce diye onu bekledim. Onun da beklenmedik problemleri olunca hayatında blogla ilgilenemedi. Bende istediğim gibi bir yazı yazamam diye bekledim. Arada bir sürü başka şey oldu. Buluşmalar oldu. Yazdım hepsini ama Mavime daha özel olsun istedim. Miane diyorum. Bağışla unniyi
Mavi ve ben önce Taksimde buluştuk. Ben VAKTİNDE gittim altını çizmek isterim
Ama Mavim İstanbulu bilmediği için erken gitmişti. Yine birini beklettim. Zaten bu kızlar sırf benim adım geç kalıyora çıksın diye erkenden gidip bekliyorlar ha ha
Mavicim beni beklerken Taksimi kendince tavaf etmiş ve her görüşten insanın caddenin bir ucundan bir ucuna imza vs. toplamak için dizilmesine, İstiklal caddesindeki insanların çeşitliliğine şaşırmış bir Ankaralı olarak
Hemen gittik bir cafeye oturduk. İki lafından biri ‘Sultan, Sultan, Sultan’ olunca, kendimi bir öksüz hissettim ve Nefertitimi aradım. O sırada işte olsa da haftasonu onunla da buluşacağımızı hatırlatararak teselli bulmamı sağladı. Bundan önce ona biraz nispet yapmış olabiliriz tabii
Yedik, içtik, mum yaktık kilisede, seyrine baktık
İkimize özel günü keyifle noktalayıp, yeniden buluşmak üzere ayrıldık. Haftasonu gelip çattığında, gül yüzünü bize ender olarak gösteren Darkangelda aramıza katıldı
Ramen yemek üzere Seoul restorana yöneldik. Fakat Seoul restorana ilk kez gelen herkes gibi ağır kokudan rahatsız olan ve sası bir yiyecek olan rameni hamsiyle, lahana sarmasıyla kıyaslayan Mavim, önce yemek istemedi. Nefertitinin anne edasıyla o tabak bitecek uyarısından sonra hatır için ramen bile yerim düsturu ile sildi süpürdü tabağını. Bu arada tatlılarımızı da yedik. Üç tane Gong fanı bir araya gelmişken, gıyabında Oppamızın doğum gününü de kutladık. İnsan Karadenizli olup da binbir çeşit lezzetin ortasından gelince, Kore yemeklerini sevmez tabii. Gerçi bende Karadenizliyim ama sevmem pek Karadeniz mutfağını. Kaderin, Karadeniz’in güzel şehri Trabzon’dan alıp çorak ve gri Ankara’ya savurduğu deli dolu, hırçın, en amiyane ama doğru tabirle ‘Harbi’ kız gün sonunda hakkında hiç yanılmadığımızı gösterdi bize.
Güzel çiçeğim, yine gel, hep gel. Kore olsun olmasın. Mısır ekmeği yiyelim beraber. Annem güzel dible yapar, ondan da yeriz bir gün. Mavinin her tonunu kullanmaya çalıştım bu postta. Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek affola çiçeğim ![]()





Ay sabahın bu saatinde nasıl sevindim anlatamam
Hem renkler çok güzel olmuş hem yazııı. İçime ferahlıklar geldi bu gazla oturur ders de çalışırım ben
Gerçekten çok farklı bir tatildi benim için hep söylüyorum. Sizle tanışmaya geldim,amacımı yerine getirdim ve mutlu döndüm. O kadar koşturmama değmedi dersem adilik yapmış olurum. Sonuna kadar değdi. Sayenizde her seferinde biraz daha iletletiyorum İstanbul bilgimi. Bir başıma İstiklal’de gezdim,senden ayrıldıktan sonra Esenlere gider sandığım metro ditmeyince meydandan otobüsle Otogar’a gitmeyi öğrendim. Kendimi aşıyorum her geçen gün
Nefi’min sesini de ilk kez orda duydum. Heyecanım normaldir
Ama en önemlisi o pasta var ya o pasta. Barcelona’nın en güzel pastasını tattım sayende. O kafe nasıl güzeldi öyle
Nefi demişken hatun cidden yedirdi o rameni bana ya
Küçüğüm diye aç kalırım mı sandı nedir =D ahahahaha
Dark da beni kırmadı geldi ya burdan da teşekkür edeyim tekrar. Nice okurları bu şerefe ulaşamadı henüz. Ha ha 
Metrodan indiler,zıpladım hemen karşılarına
Zaten Sultanahmette onları bir karşılamam var
Burda da hala o geziden bahsedip burdakileri çatlatıyorum ne var
Gerçi Deli hatun benden önce benden daha kalabalık bir tayfa ile tanışmış olabilir. Bende isterdim herkesi görmeyi ama ilk seferde bu bile bana yetti. Artık sizin Ankara çıkarmanızı bekliyorum bebişim
Bir daha ne zaman gelirim,gelebilir miyim bilmiyorum. Ama gelirsem rota belli. Sultanahmet Seoul
ne kadar güzel ve mutlu bir gün geçirmişsiniz, mavi mavi masmavi gözleri gong yoo bakan yari
Mavicim afiyet şeker olsun canım benim. Sen yine gel daha ne cafelere gideriz senle
Ankara’ya sırf senin için gelmek istiyoruz canım. İnşallah kısmet olur.
Tarih84: Evet canım güzel bir gündü. Mavi delidir aynı zamanda
Tarih
Kalktı teee nerelerden iki kere geldi cannım La Fea’m benim için. Tabi diğerleride.
Sende iyi bilirsin pek bir misapirverdirdir bizim arkadaşlarımız
Gelemeyenleri de yazdım bir kenara zaten
Hepinizi beklerim canım.
inşallah bir gün bizde karşılaşırız mavi:) kimbilir belki aynı zmanlarda yolumuz kesişir kızlarla toplaşmacada:)