
Haftasonu ailem, Almanya’da yaşayan ama kızı İzmir’de yaşadığı için önce oraya uğrayan halamı almaya gitti. Ben de peşlerine takıldım. Tarih84ü görürüm ben de, çok özledimm dedim. Gitmeden peşin, peşin pazarlık yaptık çocuk gibi, arkadaşımı göremeyeceksem o kadar yolu gitmenin bir anlamı yoktu çünkü.
Çok az zamanımız vardı. Cumartesiyi yolda Pazarı da pert bir şekilde geçirdik. Bir diğer halamın damla sakızlı siparişi için Kemeraltına gittik ama Pazar günü bütün dükkanlar kapalıymış. Bu beni şaşırttı. İstanbul’da Pazar günü bile pek çok dükkân açıktır. Neyseee

Pazartesi çok uzun yıllardır görmeyi istediğim Efes Harabelerine gittik. Ondan önce Meryem Ana’ Kilisesini ziyaret ettik.
Efeste o kadar turistin arasında algıda seçici koresevenler olarak 2 çocuk gördük. Küçük kız o kadar tatlıydı ki. Gittik yanlarına konuşmaya çalışıyoruz Korece bilmiyoruz ama çok ilginç bir şey oldu çocuklar İngilizce konuşuyordu. Korece kelimelere tepki veridiler. Koreliyiz dedi oğlan, Koredışında yaşadıklarını tahmin ettik. İsimleri de Kore ismi değildi. Cloe ve Julien. Küçük kızla konuşmaya çalışırken elindeki telefonu gösterdi ve ‘ This is i pad’ dedi. İngilizce konuştuğunu anlamadık önce. Sonra oğlan da konuşmaya başladı o da çok güzeldi ama kız çocuk başka oluyor. Biz çekinerek fotoğraflarını çektik. Sonra anneleri geldi. O kadar şeker, güler yüzlü bir insandıki. Çocuklarını sevmemizi hiç yadırgamadı. Hatta kız ağlarken susturmaya çalıştı düzgün fotoğraf versin diye. Normal de bazı Avrupalı aileler çocuklarına ilgi gösterince bir garip davranırlar. Sanki zarar verecekmişiz gibi. Ancak Koreli aile çok samimi davrandı. Anneleri civarda fotoğraf çekerken çocuklar uslu, uslu oturup bekliyorlardı.
Adının Julien olduğunu öğrendiğimiz ufaklık, Cloe’ye daha fazla ilgi göstermemizi HAKLI olarak kıskandı. Normalde dikkat ederim ben böyle şeylere ama o kadar tatlıydı ki Cloe. Bu kıskançlıkla küçük kızın elinden telefonu aldı ve ağlattı onu. Klasik erkek çocuğu işte.
Koreli de olsa aynı Türkte olsa aynı farketmiyor
Tarih’cimle 2 gün, 2 gece beraberce vakit geçirdik. Salı sabahı da ailemle yola koyulduk. Gönül isterdi ki; hazır İzmirdeyken diğer blogdaşları da göreyim ama hem vakit dardı hem de onların aylardır beklediği özel buluşmanın gerçekleştiğini bildiğim için pek de rahatsız etmek istemedim. Haberleşemedik neticede. Daha fazla zamanım olsaydı Lee’yi İzmirde’de yıpratırdım gerçi ha ha ha. Ama Lee yokken İstanbulları toplayayım diyorum ha ha ha







ay o küçük kız nasıl bir fıstık öyle ya
kıskandım seni valla, gitmişken Lee’yi bi rahatsız etsen iyi olurdu ama dönüşte topluca bakarız artık icabına ehe ehe
Haaa iPad hikayesi böyle miydi? Ben de o gürültüde iPad’i elinden alınan oğlan sanmıştım, hahah. Ama bu oğlan çocuğu da çok sevimliymiş, ayıp etmişsiniz çocuğa
Ayrıca cücük kadar çocuğun eline o alet verilir mi demek istiyorum. Bizim Türk çocuklarımızın ilk yaptığı iş onu alıp oradaki en sivri taşlarda paramparça etmek olurdu.
Julien daha tatlıymış ama nunası
hem bak ilk fotoda nasıl da güzel poz vermiş, diğeri tınlamamış bile sizi
çocuk da haklı kıskanmakta, size de iyilik yaramıyor yani
bu arada o ipad’in elinden alınması sahnesi süper olmuş, bakıp bakıp gülüyorum, çok güzel yakalamışsın
Masalevi: Çok tatlıydı cidden. Kıskanma canım yaz uzun İstanbul dışına çıkamazsan da İstanbulda turist çok
Ava çıkalım bir daha ki sefere 
Bir de yumruk tokuşturduk. Ayy evet zamane veletleri işte bir de Koreli olunca teknoloji ile iç içe ama i pad değildi değil mi?
Bunusevdim: Güzelim valla oğlanda çok tatlıydı ama kız daha küçük ya ondan daha bir sevimliydi. Giderken, çak bi beşlik yaptırdı annesi.
Makinosev: Evet, ikisi de çok tatlıydı vakit olsaydı Julienle de sohbet ederdik. Giderken bizi takmadı ama Julien ha ha
Valla ailenin bu kadar tatlı olduğunu bilsek her saniyelerini fotoğraflardık. Biz rahatsız olurlar diye çekindik.
inanmıyorum kolumun fotoğraflarda ne işi var, hahaha:)) zaten efe gezisi bu veletleri görünce anlamlandı:) Türk’ten çok yabancı dolu sıcak bir yaz günüydü. Meryem ana gezisi sonrası iyi oldu. Çocuklar şahaneydi aile daha süpperdi boşuna çekinmişiz çekecektik 100-200 kare fotoğraf olacaktı ahh ahh
Ay o senin kolun muydu? Ha ha ha
Valla ya tam yemelikti çocuklar. O kadar insanın arasında gittik yine Korelilieri bulduk ya helal bize
Ama ikiside çok tatlı özellikle kız olan çok şeker
La Fea: onca insanın içinde gidip Korelileri buldunya valla süpersin
Algıda seçicilik işte Besra’cım
Farkedilmeyecek gibi değillerdi ama çok tatlılardı cidden.
Aman canım ipad dediğime bakma
Ben hala o kadar küçük bir çocuğun eline verilmiş olmasının şokundayım hahaha
Turistin de güleryüzlüsüne doyum olmuyor