
Sevgili Sermin’in önerisiyle izledim bu filmi. Tayland deyince, Uzakdoğu blogcuları arasında fikrine ve zevkine güvendiğim bir arkadaşımdır. Epey oldu aslında filmden bahsedeli ve ben ‘izleyeceğim’ diyeli. Ancak aklıma geldi indirdim ve izledim. Sermin önerdiği için konusuna bakma ihtiyacı hissetmedim ve iyi ki de bakmamışım. Yoksa bu kadar beğenemezdim filmi, sürprizi kaçardı.
Ohm sevgilisinden ayrılmış küçük yeğenine bakan, yalnız bir iş kadınıdır. Bir gece arabasıyla giderken, genç bir adama çarpar. Hastaneye götürür, kazanın etkisiyle hafızsını kaybeden genç adam kendisi ve geçmişiyle ilgili bir şey hatırlamaz. Sadece kazada düşen kolyesinden adının ‘Tan’ olduğunu öğrenirler. Kız bu adamı mecburen alır evine götürür. Buraya kadar sıradan bildik bir hikâye, hatta bundan sonrasını da tahmin etmek güç değil. Fakat filmin ikinci yarısı şahsen bana büyük bir sürpriz oldu.

Elbette ikili arasında bir yakınlaşma doğuyor. Öyle ki Tan geçmişini aramak, kim olduğunu hatırlamaya çalışmak istemediğini söylüyor. Tan yakışıklı, şefkatli, fedakar eski sevgilisinde olmayan ne varsa hepsi bu adamda var. Aşık olmazsın da ne yaparsın

Dikkatli gözlerden kaçmayan bazı detaylardan bir şeyler seziliyor acaba mı? Deniyor ama bu soru filmin ilerleyen dakikalarına dek netlik kazanmıyor. Birbirlerine aşık olan bu iki kişi Tan’ın hafızası yerine geldiğinde yine bir çift olabilecekler mi? Peki herşeyi sıfırlama şansımız olsa, yeni bir karakter olma şansı yine de aynı kişi mi olurduk? Olduğumuzu sandığımız kişi bize öğretilen, gördüğümüz, yaşadığımız deneyimlerin toplamıysa bunları değiştirmek, unutmak, silmek mümkün mü? Ya da bunları yanımıza alarak yeni bir yaşam yolculuğuna çıkmak?
Film pek çok soru soru işareti bırakıyor ve hiçbirine doğru düzgün cevap vermiyor ama ben zaten amacının bu olduğunu düşündüğüm için bu sorulara cevap bulamamaktan dolayı rahatsız olmadım. Bazen birini çok seversin ve hayatında olmak istersin, ancak bu, sadece onun kurallarıyla mümkündür. Bu sana çok ters gelse bile duyguların ağırlığı bu süreci yaşamayı olağan kılar. Benim filmden anladığım, bugüne kadar ne olduysak, neye inandıysak ya da kimin beklentilerine uygun hareket ettiysek, vazgeçme, değiştirme şansımız var. Çok klasik ama hayat siyah ve beyazdan ibaret değil arada grilerde var. Çünkü mutluluğun tanıtımı herkese göre farklı ve herkes, hayatın içinde kendi mutluluğunu arıyor.
Daha fazla anlatırsam iyice spoiler vereceğim burada kesiyorum ve bulun izleyin diyorum. Httpp linkleri Megauploadın kapanmasıyla birer birer çöküyor malum. Bulursanız hemen indirin, ben Torrent ile indirdim. İzleyince yorum yapın beğenip, beğenmediğinize dair merak ediyorum
NOT: Oyuncu Ananda Everingham, Avustralya-Tayland karışımı bir melez
Orlando Bloom’a benzetmişler pek çok yerde. Çok hoş bence



















































