Archive for the ‘Müzik’ Category

The Gloss Kpop mu?

Şubat 11th, 2014

 

Uzun bir süredir isimleri geçen bir grup The Gloss. Grace, Liz ve Oliva isim 3 kızdan oluşuyor. Önce 4 üye ile çıkış yapacaklarını duyurdular. Daha sonra bir üyenin sağlık problemleri yüzünden ayrılmak zorunda kaldığını açıkladılar. Yola 3 kişi ile devam etme kararı aldılar. Peki nedir The Gloss diğer yüzlerce rookie gruptan ayıran?

Kızlardan birinin Avrupalı tam olarak belirtmek gerekirse Fransız olması. İlk kez bir Kpop grubunda Asyalı olmayan bir idol-şarkıcı yer alıyor. Peki hayranların tepkisi nasıl? Bir kısmı bu ‘çeşitlilikten’ ötürü heyecanlı. Bir kısmı oldukça tepkili ve öfkeli. Kpop en nihayetinde öncelikli olarak Güneydoğu Asyalı dinleyiciye hitap ediyor. Bu durum son yıllarda Kpopun popüleritesinin yayılmasıyla bir miktar değişse de hala öncelikli hedef Asyalı dinleyici tabii ki.

Ben karşı olmamakla birlikte uluslararası grup fikrine çok da sıcak bakmayanlardanım. Gereksiz buluyorum. Kızlardan biri Asyalı-Amerikalı ama görüntü itibari ile Asyalı olduğunda fark edilmesi çok münkün değil. Kpop olduğu haliyle iyi bence.  Araya Fransız, Alman, İtalyan şarkıcıları katmanın gereği yok. Tabii çeşitlilik diyorlar ama bunun Avrupalı ve Beyaz demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Korelilerin bir Amerika, bir Fransa hayranlıkları malum. Oliva’nın Fransız olması da şaşırtmıyor tabii. Kızları sesleri fena değil. Bildiğim kadarıyla henüz Kore’de çıkış yapmadılar. Bakalım o kadar büyük grupların arasından sıyrılabilecekler mi? Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

SuJu’dan Acı Haber

Ocak 6th, 2014

Super Junior üyesi – lideri Leetuk trafik kazasında Babasını, büyükbabasını ve büyükannesini kaybetti. Halen askerlik görevini yapmakta olan Leetuk haberi alır almaz ailesinin yanına koştu. Konu ile ilgili fazlası ile bilgi kirliliği yaşanıyor. Tek gerçek, Leetuk ve ailesinin geri kalanın çok üzgün olduğu. Bu süreçte medya ve düşüncesiz fanların ilgisinden uzakta, acılarını yaşayabilmelerini diliyorum. İnsan -ünlü de olsa – bu kadar büyük bir acı karşısında, özeline-acısına saygı duyulmasını bekler. Yazılı olmayan bir kuraldır bu. Ne diyelim… Gidenlerin toprağı bol olsun. Leetuk ve ailesine Allah sabır versin.

Wonder Girls Sunye Anne Oldu

Ekim 17th, 2013

Geçtiğimiz Ocak ayında misyoner sevgilisi James Park ile evlenen ve kendi neslinde evlenen ilk idol olan, Wonder Girls’ün lideri SunYe bir kız bebek dünyaya getirdi. Kızına Hailey ismini veren Sun, haberi kendi Twitter hesabından duyurduk ki kendisini takip etmeme rağmen ben görmedim :) Bu kızla ilgil duygu ve düşüncelerimi muhtelif seferler dile getirdim. Tekrarlamayacağım. Çok sevindim ben onun adına. Ama bu saatten sonra kimse çıkıp Wonder Girls dağılmadı demesin. Resmi olarak dağılmasalarda, pratikte WG’nin bir grup olarak devam etmedikleri çok açık. Hele Kore gibi bir ülkede bir annenin idol grubunda yer alması çok çok zor. Artı Sun ve eşi Kanadada yaşıyorlar. JYP değişik şeyler deniyor -kızları olmayacak bir rüyanın peşine sürüklemek gibi- bunu da denermi bilmem. Bence Sun ve diğerleri bundan sonra solo olarak devam edecekler. Dağıldılar demeden, doğal bir şekilde bitecek WG. Tek sevdiğim kız grubuydu halbuki. Ne diyelim Allah analı -babalı büyütsün Hailey bebeği :)

Silla Land of Gods – Ya da Muhteşem Kraliçe

Eylül 23rd, 2013

Image and video hosting by TinyPic

Geçen hafta Çarşamba günü Misso II nin sondan iki önceki gösterisine gittim. Expo Kapsamında Cemal Reşit Reyde ücretsiz gösterim vardı.  Aylarca Music Banke odaklandığım için şahsen Expo kapsamındaki diğer etkinlikler çok ilgimi çekmedi. Araştırmadım yani. Fakat internette yorumları görünce Misso II ye gitmeyi çok istedim. Yanıma yeni bff im Hülya’yı da aldım düştük yola. :) Biraz erkenden gittik yemek yiyelim dedik. CRR biraz aşağısında baraka gibi bir yer var  Park Cafe. ASLA GİTMEYİN. HERŞEYİ BERBATTI. Fiyat pahalı, servis kötü, yemekler kötü, personel ilgisiz ve soğuk. Heyecandan düşünemedik. Harbiyede, Taksimde, Şişlide civarda bir sürü yer vardı. Ancak giderken, biraz kulağımızı tersten gösterdik. Benim geçeceğini tahmin ettiğim yerden geçmedi otobüs. Bütün planlarım alt üst oldu :) İki katlı nasılsa bu da geçer diye yanlış otobüse bindik. Tam da yanlış sayılmazdı ama neyseee :) Bu yüzden Cemal Reşit Rey’den fazla uzaklaşmak istemedik.  Çok kalabalık olmadığından dolayı ilk sıralarda yer bulabildik. Rahatça oturup, gösteriyi izledik. Music Bank konserini hatırladım ve Dedim VIP dediğin böyle olur. Ne o sahneye üç adım mesafede ayakta dikilmek saatlerce :) VIP dediğini pamuklara sarmalayıp saracaksın :)

 

Muhteşem Kraliçe dizisini izleyenler konuyu biliyorlardır zaten. Efsanevi Shilla Kraliçesi Sun Duk  (ya da Seoun Duk nasıl yazıldığından emin değilim.) ve Harangın aşkı anlatılıyor. Kaderin ayırdığı iki aşığın öyküsü. Çok güzel, çok naif ve etkileyici bir biçimde sahneye yansımış. Ara sıra gözlerim Bidamı aramadı değil :) Bir Kim Nam Gil güzel olurdu oraya ama  komutanı canladıran oyuncu da gayet başarılıydı. Hoşta bir arkadaşımızdı ek bilgi olarak geçelim :)

 

Dans figürleri Korenin geleneksel dansları ve modern dansın birleşmesinden oluşuyor. Koreografi o kadar abartısız ki; her hareketi takip edebiliyorsunuz ve hikayenin içine girmekte zorlanmıyorsunuz. Ben en azından böyle hissettim. Bir dahaki sene veya başka bir zaman yeniden gelirse, size de kaçırmamanızı öneririm. Kostümler, oyuncular, görsel efektler hepsi ama hepsi çok güzeldi. Vakit olsaydı bir kez daha giderdim. Arkadaşlarıma şiddetle tavsiye ettim ama önemsemediler. Onların kaybı. Böyle bir gösteri kimbilir bir daha ne zaman gelir Türkiye’ye.

 

İnternette gezinirken, her iki başrol için iki farklı oyuncu gördüm. Çok fazla bilgim yok ama genelde böyle oluyor sanırım. Dönüşümlü olarak sahne alıyor, sanatçılar. İnternette izlediğim videolarda Karaliçe olarak, bizim izlediğimiz aktris Lee Yeo Rum’u daha çok beğendim. Hem yetenekli, hem de çok güzel bir bayan.

Bu arada gösteri ile ilgili kısa bir bilgi:

  1. Perde: Sila’nın Kuruluşu ve Atanın Doğumu; Tanrı’nın Gök Atı’nın, Silla’nın atasını getirmek için uçmaya başlamasıyla başlıyor. Silla’nın atası Park Hyuk Gyu Sye ve Can Yumurtası doğuyor. Silla’nın refahını dileyen özel dansı ile Gök Duası’nı arz ediyor.
  2. Perde: Silla’nın Çiçeği Asker Hwarang; Asker Hwarang ve Wonhwaları güzel bir orman olan Gelim’e ikişerli ya da üçerli olarak gidiyorlar. Poongworjoo Yoong-Chun ve prenses Dyuk Man birbirlerine âşık olduğu zaman, Tanrılar onlardan birinin kraliçe ve diğerinin de asker olmasını kader olarak yazmış. Düşmanın oklarıyla Yoong-Chun ‘un vatansever ruhu ve Silla halkı için Kraliçe Sun-Duk, üç ülkeyi birleştirip tek bir ülke oluşturmuş.
  3. Perde: Doğu’nun Işıkları; Tek bir ülke olarak birleşmeyi başaran Silla, muhteşem kültür çiçekleri açarak ve Silla yollarından geçerek dünyaya açılıyor.

 

 

Son olarak diyorum ki; bu etkinlikler çoğalsın. Müzik grupları, tiyatro oyuncuları, her türlü sahne sanatçıları ülkemizi sıkça ziyaret etsin. Biz de bu kültürden nasibimizi alalım :) Aslında sadece Kore değil, Uzakdoğuda pek çok ülke ve kültür benim ilgimi çeker şahsen. Böylelikle kültürler arası kaynaşma, halkların birbirini gerçek anlamda tanıması da mümkün olur.

NOT: İlk kolaj hariç diğerleri internetten alıntıdır. Ben hem gösteriyi seyredip, hem fotoğraf çekmeyi başaramıyorum.

 

Oradaydım/ Music Bank İstanbul

Eylül 17th, 2013

Music Bank İstanbul: Hayallerin Gerçeğe Dönüşmesi

Nereden başlasam nasıl anlatsam bilmem ki? 5 yıl olacak Şubat ayında bu blogu açalı. Kore dünyası ile tanışalı. O zamandan bu zaman çok şey oldu. Bu blogu açtığımda ne hayatıma renk katan arkadaşlar edineceğimi düşünürdüm ne de günün birinde her hangi bir Koreli sanatçıyı canlı görebileceğimi. Hayalden de öte çılgın bir düşünceydi :) 

Bazen bir şeyi çok istediğinde, evren sana yardım etmek için bütün fırsatları sunar. İşte Music Bank İstanbul konseri Koresevenler için böyle bir şeydi. Güney Amerikaya bile giden idoller asla bizim ülkemize gelmez sanırdık… Ama istedikkk oldu :)

Hemen önce şunu söyleyeyim ses sisteminde sorun vardı. Bu Ülker Arenadan kaynaklanana bir problem. Ayrıca sanatçıların neredeyse tamamı Korece konuştu anlayamadık çoğumuz. Hadi onu geçtim sunucuların arasında Korece bilen, çevirebilecek birini koymalıydılar. Bir TRT spikeri yerleştirilmiş. Çalışıldığı belli olan replikler ve anonslarla programı götürmeye çalıştılar olmadı. Biz onların İngilizce anlamadığını, Ayşe adlı sunucunun da Korece bilmediğini çok rahat söyleyebiliriz bir bakışta :)

MUSİC BANK İSTANBUL’DA NELER OLDU DERSENİZ

Ben çok fazla konserden bahsetmeyeceğim. Bunu anlatan bir sürü blog arkadaşım var zaten. Ben neler hissettim öncesine ve sonrasında onu anlatacağım :) Tabii ki herşey çok güzeldi. Bütün sanatçılar çok pozitif, çok enerjik, çok neşeliydi. Ama bir Hongki ve SuJu kadar izleyiciye hakim olan kimse yoktu.

Miss A kızları çok tatlıydılar. Ben severim onları ama salonda en az ilgi onlaraydı. Ne yazık ki en sönük performans da onlarınkiydi ama bundan kızların suçu olduğunu düşünmüyorum. Onlarda baya şirinlerdi sahnede. Fotoğraf çekmeleri için hayranlara poz filan verdiler :)

Yine de kısaca geçeyim  :) Sahneye önce MBLAQ çıktı çok tatlıydılar. Sahneden önce asansöre binerlerken gördük. O zamanda çok pozitif, güleryüzlü idiler. El salladılar HERKESE :) Ama bir kere daha anladım ne kadar genç olduklarını ve sahnede devleşiyor bütün Kpop artistleri. Yoksa bana küçük geldiler boy olarak falan  :) Onlar benim Mini Rainlerim :)

Ailenin bize yaptığı hoş jest ise gönülleri fethetti. Çok tatlı çok güzel gülen bir kız. :) Sesi de cidden çok güçlü.

Bir de bütün sanatçılar hazır mısınız? Diye soruyorlar… Dedim biz yıllardır hazırız bebeğim :) Başlayın siz oyalanmayın daha fazla :)

Konser başlamadan yanımda iki tane genç kız vardı. Onlarla biraz sohbet ettim. Grupların Super Junior dışında kalanların isimlerini biliyordum ama yüzlerini ayırt edemezdim. O kızlara sordum klipler dönerken, bunlar kim diye tek tek. Hepsine cevap verdiler sağolsunlar. Neyse sohbet esnasında  ‘Bekle gelirler görürsün’ gibi alaycı cümlelere maruz kaldıklarını anlattılar. Ben dedim hepsine cevap oldu bu konser. Görsünler bakalım :)

Hayatta sadece belli kalıpların varlığını kabul eden, yalnızca siyah ve beyaz en fazla gri ile kendini tanımlayan insanlar var. Özellikle son zamanlarda çok sıklıkla yaşadığımız tek tipleştirme, kendi gibi olmayanı yok sayma, hatta yok etmeye çalışma eylemlerinin bir versiyonu Koreseverleri küçümsemek. Amerikan dizileri izleyip, İngilizce şarkılar dinlersen sorun yok ama söz konusu çok aşina olmadığımız bir dil olan Korece ve onunla ilintili şeyler olunca bir garipseniyor HALA. Bir de garip sesler çıkarıp dil ile alay ettiklerini zannedenler var onlar komik değil ama gülünç.

Bugün anladım ki, önce hayal etmek  gerek. Sonra adım atmak. Böyle olsa ne güzel olurdu fikrinden yola çıkarak, harekete geçmek. Bu anlamda fandomların çabasını yabana atmamak gerek. Harika işler çıkardılar. Bir arkadaşım dedi ki; ‘İnsan bazen kendi kurduğu hayalden utanır ya.. Öyle bir ruh halindeydim’. Aslında uçuk, çocukça hayaller kurduğundan değil. Bilinç altımıza işleyen imkansız düşüncesi yüzünden.

Gördük ki hiç bir şey imkansız değil artık. Yıllarca uzaktan izlediğimiz, beklediğimiz sanatçılar kanlı canlı karşımıza çıktı :) Demem o ki, siz siz olun hayallerinizle alay etmelerine izin vermeyin. Hayaller derken ayakları yere basan, olabilecek şeylerden bahsediyorum. Sevdiğiniz ünlünün konserine gitmek, hatta tanışmak bile olabilir. Ama Oppam gelecek, alacak beni evlenip sonsuza kadar mutlu yaşayacağız diye düşünürseniz buna ben de gülerim üzgünüm :)

Yeniden Konser anına dönecek olursak şunları söyleyebilirim; bütün gruplar çok pozitifti. Ciddi anlamda enerji yüklüydüler. Kelimenin tam anlamıyla bir taraflarından ter aktı ama performanslarında bir aksama olmadı. FT ISLAND Hongki muhteşemdi. Salonun tamamını etkisi altına aldı.

BEAST i tanımıyordum pek ama onlarda gönülleri fethetti. Çok güzeldi hepsi. Rüya gibiydi.

Kpop kavgalarını anlamadığımı söylemiştim daha önce. Ancak canlı izledikten sonra Super Junior’a şarkı söyleyemiyor diyenler, kötüydü diyenler artık art niyetli diye düşünüyorum. Dans edip, aynı anda şarkı söylemek hiç bir idol için kolay bir iş değil. Ha herşeye rağmen beğenmemiş olabilirsiniz. Çok normal ama bu öznel bir fikirdir, kişisel bir beğenidir. Bunun altını çizerek yorum yapmalı diye düşünüyorum. Sadece 7 kişi olmalarına rağmen diğer üyelerin yokluğunu hisstirmediler. Dongheeyi severdim, bir kez daha sevdim. Yaptığı fan servisler, bayrağımız öpmesi unutulmayacak anılardan bazılarıydı… O kadar tatlıydılar ki.. O kadar interaktiflerdi ki. Kore’nin top gruplarından olmalarına şaşmamalı.

Son olarak çok eğlendiğimi söylemek isterim. Çok mutlu oldum. Başta da belirttiğim gibi çok hevesli değilidim ama iyi ki gitmişim diyorum. Gelecek sefer şartlar nasıl olur bilemem ama artık nerede olsalar giderim diyorum. Su Ju giderken Super Showda görüşürüz dedi ama bakalım kısmet. Fırsatı olupta gitmeyenler çok şey kaybetti onu da söyleyeyim. Ehh İstanbuldan bir Music Bank geçti. Çok şükür ki bizde izleme orada bulunma şansı yakaladık. Bir dahaki etkinliği dört gözle bekliyorum.

 

 

NOT: Bütün Videolar alıntıdır. Paylaşmayın uyarısı görmediğim için ekledim. Sorun olmaz umarım.

 

Music Bank Yolcusu Kalmasın

Eylül 6th, 2013

Yıllarca Kore dizilerini, filmlerini izledik. Bir gün olur da yakından görür müyüz? Diye merak ettik. Konserlerine, filmlerine gitmeyi düşledik. Bilmeyenlere dert anlattık. ‘Ayy bunlar Çinli, yok Japonlar’ gibi küçümseyen cümlelere, hor gören bakışlara maruz kaldık. Önce biz öğrendik Kore-Çin-Japon sanatçılar arasındaki farkı. Sevimliden öte, yakışıklı-güzel insanların olduğunu gördük. Fan grupları seslerini duyurmak için olağanüstü şeyler yaptı. Önce varlığımızdan haberdar oldular. Düş kapısı Jajejong’un Türkiye’ye gelmesi ile aralandı. Şimdi de sonuna kadar açıldı.

7 Eylül akşamı Ülker Fenerbahçe Sports Arenada Korenin en ünlü grupları sahne alacak. (bu arada biletlere baktım hala satış var son 24 saat belki şansınız yaver gider.) Artık kavuşmamıza sadece 1 gün var :) Onca yıl uzaktan dizilerini, filmlerini izleyip, müziklerini dinleyip, bugünün geleceği günü bekledik. Kore dışındaki Asyalı hayranlara biraz gıpta, çokça kıskançlıkla baktık. Keşke biz de görebilseydik, canlı dinleyebilseydik diye iç geçirdik. Gerçi ben ciddi bir Kpop fanı sayılamam ama buraya kadar gelmişler, gitmemek olmazdı. :)

MusicBank İstanbul öncelikle Kpop sevenlerin sonrasında Koreseverlerin ‘Bizde varız, buradayız’ demelerinin bir sonucu. Buradayız, bekliyoruz. Haydi o zaman Music Bank yolcusu kalmasın. Gidemeyenler de üzülmesin. Bu daha başlangıç. Artık yolu biliyorlar. Yine gelirler:)

Wonder Girls Sunmi Dönüyor…

Ağustos 23rd, 2013

Eğitimine devam etmek ve çeşitli başka sebeplerden Wonder Girls’den ayrılan (Bknz tık tık) SunMi 3 yıl aradan sonra, solo şarkıcı olarak piyasaya dönüyor. İlk klibi henüz yayınlanan SunMi’nin ne müziğinde ne klibinde, ne de koreografisinde özel bir şey göremedim maalesef. Özellikle dansı, klasik kalça sallayalım, bacak ayıralımdan öteye geçememiş. Diğer bütün kızlardan daha fazla zamanı varken ve de JYPE’de dans-vokal eğitimine devam ediyorken, bu kadar sıradan olması üzücü. Artık 20’li yaşlarında olan SunMi kariyerine daha bilinçli ve daha emin adımlarla devam eder umarım. Buyurun bakın bakalım siz ne diyeceksiniz?

Justin Bieber ve ‘Ergenler’

Mayıs 3rd, 2013

Justin Bieber diye bir çocuk var. Kelimenin tam anlamıyla genç kızların sevgilisi. Yaşıtı çocukların idolü. Twitterda sürekli TT (Trendy Topic) oluyor. Sadık, heyecanlı, ateşli bir hayran kitlesi var. Bence kendi yaşlarına yakın birini sevmeleri çok iyi. Bizim zamanımızda ki starlar hep bizden büyük olurlardı :)

Bu çocukların anne-babaları bizim zamanında abi-abla gördüğümüz insanlar. Hani biz orta okuldayken onlar lisedelerdir. Çok coollardır falan :) Kendi kuzenimden biliyorum. İşte bu ebeveynler, elbette çocuk yetiştirme konusuna daha farklılar, onlardan önceki nesilden. Eh şimdi internet de var. Hayranlar, seslerini çok daha kolay duyurabiliyorlar

Twitterda bazı fanlar konsere gidemeyecekleri için çok üzüldüklerini yazmışlar. Kıyamam ben size. Yine gelir Justin ama bu sefer siz gitmek istemezsiniz. O konsere gidecek olanlar ne heyecanlılardır. Ne mutludurlar şimdi. İlk gençlik yıllarının en önemli anısı olarak, hatırlayacaklar bugünü :)

Bizim zamanımızda da gruplar Back Street Boys falan vardı ki ben onları bile sevmezdim. Onlar için bile büyük bulurdum kendimi :) Spice Girls aynı şekilde. Ne oldu? Keselerini doldurup, çekildiler piyasadan. Kim bilir belki Justin de öyle olur. 2010’lu yılların müzik arşivinde bir figür olarak kalır tarihte :) Her ne kadar Justine ilgi muazzamsa da; yurt dışında ki gibi değil biz de işler. Spice Girls 90’larda geldiğinde gördükleri yetersiz ilgiye şaşırmışlardı. Duyduk ki Justin yüzünden trafik kitlenmiş. İstanbulda normal. Ama Spice Girls zamanında Londrada geçtikleri caddeler kapatılırmış, kilit olurmuş.

Bir de ülkeye girşte sorun çıkarmış. Muhtemelen hayran kızlar ve basından oluşan bir ordu bekliyordu :) Güvenlik ile ilgili asılsız dedikodular da duyduysa, bir eda, bir çalımla aracına kaçması normal. Ama, elbette bu gereksiz bir tavırdı. Eh bu ülke Michael Jackson, Madonna gibi dünyanın en büyük starlarını ağırladı. Güvenle gönderdi. Bir çocuğu mu ağırlayamayacağız :)

İnternette gezerken bunu gördüm. Ayy yavrum benim… Yerim ben seni ağlama, üzülme. Justin görmemiştir seni :)
 

Bu kızcağıza da çok laf söyleyen olmuş. Halbu ki daha ergen bile değil. Küçük bir kız çocuğu. Hepimiz o yaşlardan geçtik. Tamam bu derece kendimizden geçmedik belki ama kabul edelim 10 yılda bile bir ülkede, bir nesilde çok fazla şey değişiyor. Çocukcağızın yedi sülalesine giydirenler vs var. Yapmayın, etmeyin 19 yaşında o daha. Bilmez misiniz ki? Her hareketi, her sözü denetleniyor. Onun kariyeri üzerinden para kazanan bir dünya insan var. Çok üstüne gidiyorlar çocukcağızın ve hayranlarıının. Bırakınız sevsinler. Bırakınız dinlesinler :) Bu yaşlarda normal zaten bunlar. Bundan 4-5 sene sonra gülümseten bir anı olarak kalacak bütün bu çılgın hayranlık halleri. Tecrübe ile sabit ;) Ben bu yazıyı yayınlarken, çoktan gitmişsindir ama HOŞGELDİN JUSTİN :) Umarım büyüdüğünde kendi müziğini yapan, kendi kuralları olan (var mı yok mu bilmiyorum şu an) iyi bir şarkıcı olursun.

Wonder Girls Sun Hamile

Nisan 4th, 2013

Veee beklenen haber geldi. 26 Ocakta sevgilisi James ile dünya evine giren Wonder Girls üyesi ve lideri SunYe 3 aylık hamile olduğun açıkladı.  Kendi Twitter hesabında bebek haberini duyuran Sunye, bebeğinin balayı bebeği olduğunu söyledi. Aman sabahlar olmasına girmişler belli  :) Sun adına çok sevinsem de bunu Wonder Girls için kötüye işaret olarak görüyorum. Hem evli, hem çocuklu, hem de yabancı bir ülkede kariyerini sürdürebilirse bu kıza gerçekten Wonder Girl sıfatı tam uyuyor demektir.

Gelin Olmuş Gidiyorsun -Wonder Girls Sunye-

Ocak 27th, 2013

Image and video hosting by TinyPic

Wonder Girls Sunye dün 26 Ocak 2013’de evlendi. Düğünden önce düzenlediği basın toplantısında, müziği bırakmadığını açıkladı. JYP’de bunu doğruladı. Sunye’nin düğünü kendi neslindeki evlenen ilk idol olması açısından da önemli. Böylece idollerinde özel hayatı olabileceğini kanıtlamış oldu Sunye. Yine de bence evlenmek için, diğer arkadaşları fazla acele etmesinler.

Bütün JYPE ailesi oradaydı. Eski WG üyesi Hyuna, SunMin bu büyük günde, arkadaşlarını yalnız bırakmadı. Miss A konser yüzünden katılamadı. Onun dışında hep kıyaslandıkları ama her fırsatta birbirlerini ne kadar sevdiklerini söyledikleri, Girls Generations üyeleri de oradaydı. Sun basın toplantısında ayrı, düğün resepsiyonun da ayrı ve fotoğraf çekimlerinde farklı gelinlikler giydi. Resimlere yakından bakalım :) 

Image and video hosting by TinyPic

Düğün ünlü birinin olunca, ünlüler geçidi de kaçınılmazdı elbette.

Image and video hosting by TinyPic

Biraz daha Sunye ve eşinin fotoğrafları :)

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Bu arada eşi de gerçekten çok yakışıklı bir adam. Kader dedikleri bu olsa gerek. Sen dünyanın öbür ucuna git. Seninle aynı değerlere sahip, sevebileceğin bir adamla tanış. O da Koreli olsun. İlginç olan Sun ile tanışmadan önce James Kore’ye hiç gitmemiş. Bir kez bile! Kader, kısmet nerede karşına çıkacak bilemiyorsun işte. Sun’ın hayranları dahil herkes onun adına çok sevindi ve destekledi bu evliliği. JYPE’nin CEO’su ve Wonder Girls’ün prodüktörü JYP şöyle bir Tweet atmış

JY Park @followjyp
I met a smart young girl and taught her for 12 years. But I realize that I learned more from her than I taught her. Congratulations Sun..

’12 yıl önce küçük bir kız ile tanıştım 12 yıl boyunca ona bildiklerimi öğrettim. Ama görüyorum ki ben ondan öğrettiğimden daha fazla şey öğrenmişim. Tebrikler Sun’

Image and video hosting by TinyPic

Mutluluklar diliyorum bu güzel kıza. İnşallah hayat bundan sonra hep güler.

Image and video hosting by TinyPic