Beni Bulun/Michelle Knight

Nisan 10th, 2016

Image and video hosting by TinyPic

Gerçek Bir Yaşam Öyküsü
1 EV, 3 KADIN, 11 YILLIK ESARET
BENİ BULUN
ÇÜNKÜ BU SİZİN DE HİKÂYENİZ OLABİLİR
2002 yılında kaybolduğumda pek çok kişi bunu fark etmemişti bile. Yirmi bir yaşındaydım; adres sormak için bir markete uğrayan genç bir anne…
On bir sene boyunca kilit altında tutuldum, türlü işkencelere maruz kaldım. Bu, hayatımın halihazırda bildiğiniz kısmı olabilir fakat daha bilmediğiniz çok şey var.
-Michelle Knight-
Michelle Knight 2002 yılında, Ariel Castro isimli bir okul servisi şoförü tarafından kaçırıldı ve on yıldan uzun bir süre taciz, tecavüz ve işkenceye maruz kaldı. 2003 yılında Amanda Berry, 2004 yılında da Gina DeJesus tutsak olarak Michelle’e katıldı. 6 Mayıs 2013’te bir fırsatını bulup tutsaklıktan kurtulmalarının ardından, bu olay dünyada büyük yankı uyandırdı. Şimdi ise binlerce kişinin merak ettiği konu şu: O evin içinde neler oldu ve üç kadın akıl almaz işkencelere dayanacak gücü nasıl buldu?

Üç genç kızın ne istediği belli olmayan bir ruh hastası tarafından kaçırılıp yıllarca, yıllarca fiziksel – psikolojik işkenceye maruz kalmalarının hikayesi ‘Beni Bulun’ Kitabı okurken olanlara inanamadım. Kendi istekleriyle ortadan kaybolmadıkları çok belli olan bu kızların ip uçları bu kadar açık ve net bir şekilde ortadayken bulunamayışları sinirlerimi bozdu. Kızların tutsak edildikleri ev yaşadıkları mahalleden fazla uzak değildi. Buna rağmen bulunamadılar. Çünkü kimse aslında konuyla ilgilenmedi. Asıl sarsıcı olan bu. Olayın olduğu bölge fakir bir mahalle ve kimsenin çok da umurunda olmayan insanların yaşadığı, yoksulluğa, suça ve benzeri olaylara insanların kafalarını çevirip geçtikleri bir semt.

Michelle’in hayatının kaçırılmadan önce de günlük güneşlik olduğunu söyleyemeyiz. Onu kimsenin aramaması da bunun bir delili. Çocukluğundan itibaren çok acılar yaşamış, çok sıkıntı çekmiş. Oysa Amanda ve Gina’nın ailelerinin kanlarının son damlasına kadar kızlarını bulmak için çabaladıklarını okuyoruz.

Kızların kurtulmasında büyük payı olan siyahi komşuya röportajda soruyorlar. ‘Bir terslik olduğunu nereden anladın?’ Diye. Adamın cevabı yaşananlar kadar acıklı. ‘Sarışın beyaz bir kız, zenci bir adama doğru koşuyorsa bir sorun var demektir.’

Çarpıcı kelimesi yaşanılanları anlatmaya az kalıyor. Kitabın dilinde edebi bir değer ya da etkileyici bir kurgu yok. Yazar başından geçenleri her hangi birine anlatır gibi anlatmış. Bu kadarı bile sinirleri alt üst etmeye yetiyor. Kalbinizin aynı anda üzüntü ve öfke ile dolmasına sebep oluyor. Yaşanmış olayları okumaktan hatta ders çıkarmaktan hoşlanıyorsanız okuyun derim.