Hoşçakal CNBC-e Bir Devrin Sonu

Kasım 5th, 2015

Hayatımıza 2000 yılında Kanal E olarak giren Cnbc-e yıllardır açık ara en sevdiğim kanal olmuştur. Bir gün gelip de vedalaşacağımız hiç aklıma gelmezdi açıkçası. Ortamlarda yarı şaka yarı ciddi hep Allah Cnbc-e ye zeval vermesin derdim. Yerini TLC isimli bir kanala bırakacağı ve de sevilen dizilerin buradan devam edeceği söyleniyor ama yeni kanal bizim anılarımızı bilemez ki.

Benim için Cnbc-e Dawson’s Creek demektir. Bu sayede interneti keşfedişim oradan edindiğim dostluklar demektir. Buffy The Vampire Slayer demektir, Rosewell, Smalwille, Gossip Girl, One Tree Hill, Gilmore Girls  demekti. Orjinal dilinde izleyebildiğimiz güzel filmler demekti. Ahhhh içimde bir hüzün sanki sevdiğim bir arkadaştan ayrılıyorum. Her ne kadar artık dizileri ve filmleri internette takip ediyor olsakta bir nesli yabancı dizi ve film kültürü ile tanıştıran yegane kanaldır Cnbc-e. 2000’lerin başında sosyal medya, bu kadar yaygın internet bağlantısı yoktu. Tekrar günleri ve saatleri dahil yayın akışını ezberler TV’nin başına geçerdik.

Hayatımda ilk ve son kez bir kanalın dergisine abone olmuştum ve keyifle okurdum. Cnbc-e benim için gerçekten bir birey, bir arkadaş, yokluk zamanlarında biricik eğlenme aracıydı. Bakalım yeni kanal bize neler gösterecek. Belki Cnbc-e den çok daha iyi ve popüler dizileri yayınlayacak ama eski dostumuz Cnbc-e kalbimizin bir köşesinde, ilk gençlik- çocukluk anılarımızla belleğimizin bir kıvrımında kalıp hep hatırlanacak. Gerçekten bizi bu kanalla tanıştıran vizyon sahibi yöneticilere, kanal sahiplerine ve dünden bugüne Cnbc-e de çalışan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Çok güzel zamanlar geçirdik beraber.

Dawson’s Creek 1998-2003

Kasım 3rd, 2013

Bu dizi benim internet kullanıcısı olma, aşka inanma, forumlara yorum yazma, internetten insanlarla tanışma, Pazartesileri heyecanla bekleme… Hatta ve hatta blog yazma sebebimdir.

İnternetin henüz çevirmeli bağlantı olduğu, sevdiğimiz dizilerin sebepsizce, ansızın yayından kaldırıldığı ve sesimizi çıkaramadığımız yıllardan söz ediyoruz :) Klasik olarak küçük bir kasabada yaşayan ama hayalleri ve umutları ve hedefleri o kadar da küçük olmayan bir grup gencin öyküsü Dawson’s Creek. Oyuncularını bugün dünyaca ünlü yıldızlar seviyesine getiren bir dizidir.

Dawson: Diziye ismini veren Dawson 15 yaşında yönetmen olmak isteyen, son derece akıllı, çok mantıklı, çok olgun, çok zeki bir çocuktur. Zennedersiniz ki 15 değil 45 yaşında öyle bir sıkıcı uslu çocuk durumu var :)

Joey: Drama kraliçesi :) 15 yaşında kendini bulmak için Dawsonı terkedecek kadar beyinsizdir. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, babası hapistedir. Ablası ve zenci erkek arkadaşı ile birlikte yaşamaktadır.

Pacey: Dawson’ın en yakın arkadaşı. Fırlama, zeki ama tembel. Joeyle aralarında hep bir flörtleşme vardı. Sonunda sevgili olup, tekne ile açıldılar engin denizlere. Keşke hiç dönmeselerdi. Herşey daha güzel olurdu.

Jen: Newyork’tan gelen şehirli kız. Dawsonım gördüğü anda vurulduğu, kasabayı birbirine katması beklenen ama sevgi dolu bir karakter. 6 sezon içinde karakter olarak en çok Jen gelişti ama dizinin sonunda ona olanlar büyük haksızlıktı. Ahh çok üzülmüştüm.

Andie: Jack’in kızkardeşi. Pacey’nin ilk aşkı. Dizide D&J den sonra en beğendiğim çiftti.A&P ama yazarlar bu ikiliyi de mahvettiler. Hatta dizinin finalinde Andie’nin bir dönüş sahnesi çekilmiş. Hastanede, Pacey ile konuşurlarken ama Tv’de yayınlanmadı. Kesildi. Halbu ki yıllar sonra Andie’ye de ne olduğunu öğrenmemiz açısından çok güzel bir ayyrıntıydı. Bu arada Doktor olmuş Andie. Bilmeyenler için söyleyeyim :)

Jack: Dizideki gay karakter. Dizinin finalinde Paceynin ağabeyi ile sevgili oluyor. Jennifer’ın en yakın arkadaşı ve eşcinssel olduğunu açıklamadan önce Joey ile kısa süreli bir ilişkileri oldu.

 photo dawsons-creek-6_zps819ef0dd.jpg

6 sezon süren ve daha sonraki nesillere örnek olmuş bir diziyi nasıl anlatabilirim diye düşünüyorum günlerdir. Bir zamanlar üyesi olduğum sitelerden, forumlardan, yerli-yabancı portallardan örnek vermek isterdim. Ama hepsi kapandı.

Benim diziye aşık olma ve izlemeye karar vermemin sebebi 1. sezondaki güzellik yarışması bölümüdür. Joey, Dawson’a kendini göstermek için giyinir, süslenir ve güzellik yarışmasına katılır. Yarışmadan sonra Dawson’ın şaşkınlığına kızarak, makyajını siler, saçını bozar. Ben yine aynı benim. Koyun karşı tarafında oturan kız. Bin yıllık arkadaşın meali bir konuşma yapar. Tam olarak replikleri hatırlamıyorum ama o zaman çok etkilenmiştim.

Bu arada dizide Andyi canlandıran Meredith Monroe’nun o zaman 29 yaşında olduğunu yeni öğrendim. 16 yaşında bir liseliyi canlandıran oyuncu genç görünmek konusunda çığır açmış :)

Dizi Joey-Dawson -Pacey-Joey  üçgeninde ilerledi epey bir süre. Ben Dawson&Joeyciydim. Hala öyleyim. Heppp Dawson&Joeyci olacağım :) Ama Dawsonı sevdiğim için. Yoksa o paçoz Joey ne Dawson’ın ne de Pacey’nin aşkını hak ediyordu. Ama bizim çocuklar salak işte. Gözlerini açtılar, küçük kasabada bir bu kızı gördüler. Sonra da yok ilk aşk, yok soulmate, efendim True love neyim diye unutamadılar. :)

 photo dampj_zpse86e5ae9.jpg

Sanırım ben burada keseceğim. Bir şeyler gelirse aklıma yazacak, güncellerim bu postu ya da yenisini yazarım. Parmaklarım ve beynim senkronize çalışamadı bu sefer. Biane :( Ben bu dizi ile ilgili söyleyecek sözlerimi bitirmişim meğerse. Yıllarca konuştuk, tartıştık. Çakmalarını görüp, sinir olduk. En son 2008 bir forumda yine uzun bir yorum yapmışım. Kendi yorumumu pek beğendim ha ha ha… En baştan başlamak yorucu ve anlamsız olur bu saatten sonra. Size tavsiyem izlemediyseniz bulun, buluşturun seyredin. Bu adına gençlik dizisi dediğimiz yapımların atası nasılmış bir görün. Ama bugünün değerleri ve teknojisi ile değil o günlerin alışkanlıları açısından izleyin.

 

Dizi Film Mimi

Şubat 3rd, 2011

Bildiğiniz üzere çok eğlenceli ve de kısa olmadığı sürece mim yanıtlamaktan haz etmiyorum. Sıkıcı buluyorum. Ama Sermin öyle bir mim yanıtlamış ki üzerime aldım zorla gönderttim kendime. Ancak Kore-Uzakdoğu dizileri ile sınırlanamayacak kadar uzun bir dizi geçmişim var. O yüzden, aklımda kalan yerli-yabancı bütün dizi repliklerini mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışarak yazmaya başlıyorum :)

Önce gerek gerçek, gerekse sanal hayatımda çok özel bir yeri olan Dawsons Creek dizisi..


Joey: Önce arkadaştık, sonra sevgili, sonra tekrar arkadaş sonra yine sevgili. Peki şimdi neyiz?

Dawson: Sadece Dawson ile Joey

Joey: Her Dawson’ın bir Joeysi her Joey’nin bir Dawsonı var mıdır?

Dawson: Öyle umarım.

Dawson ve Joey üniversite mezuniyetinden 5 yıl sonra. Joey editör, Dawsonda Los Angeles’da yönetmen olmuştur. Creek isimli oto biyografik bir dizi yazıyordur.

Joey: Yazıyor musun?

Dawson: Ahh, hayır yazılamayan sonların lanetini yaşıyorum

Joey: Mutlu son yap lütfen daha fazla üzücü hikâyeye katlanamayacağım. Yaşam ölüm gibi konulardan uzak dur.

Dawson: İnsanların bu tanımı kullanması ne kadar enteresan. Sanki ölüm direk yaşamın zıt anlamlısıymış gibi. Oysa doğum, ölümün zıttıdır. Yaşamın ZIT ANLAMI YOKTUR.

Hard To Say I love You

Ben de yeniden doğmak istiyorum.
Yeni bir isim istiyorum.
Çünkü şu anda olduğum kişiden memnun değilim.
Japonya’ya yeni bir hayata başlamak için gelmiştim.
Ama ne arkadaş edinebildim, ne de işimi doğru düzgün yapabildim.
Güvenebileceğim insanlar bulmak istediğim için Twitter’ı kullanmaya başladım.
Aklınızdan geçenleri açıkça söyleyebildiğiniz bir mekan var mı?
Gerçek arkadaşlarınız var mı?

MY GİRL FRİEND İS A GUMİHO

Woonga nomu nomu nomu çuhaye. :)

Coffee Prince


Choi Hyun Kul: Bunu sadece bir kez söyleyeceğim. O yüzden iyi dinle. Senden hoşlanıyorum. Erkekte olsan uzaylı da olsan artık umurumda değil. Duygularımdan kurtulmaya çalıştım ama yapamadım. Gittiği yere kadar götürelim. Bu ilişkiye bir şans verelim.

ROSE OF VERSAİLLES

Andre: Rengi kırmızı da olsa beyaz da olsa, gül , güldür. Bir gül asla bir leylak olamaz.

“Sanki
Bir ben var benden içeri
O davranıp kalkmakta sanki yükselmekte göğe..
Böyle mi olurmuş ölmek dedikleri
Ah Sultan hancıların Sultan!
Böyle boylu boyunca uzanıp yatmakta varmış kaderde..
Şu karıncaya can veren rabbim bağışlar mı ki seni?
Hey mübarek şunun çalımına bak hele…
Yaz geliyor zaar..
Yaz gelmekte sen gitmektesin..
Ah Sultan.. hancıların Sultan!
Hele dön de bir halına bak şimdi.

Hele dön de bir bak!

Yurdanur : Türkiyeyi sevmeyi anlat birilerine. Birileri hep yanlış anladı bunu çünkü!

ÇALIKUŞU


…. bunlar benim elimin marifeti. Adına da gülbeşeker diyorlar. Beğendin mi?
Kamuran: Beğendim.
Feride: Sevdin mi?
Kamuran: Sevdim.
Feride: bir daha söyle, n’olur bir daha söyle…
Kamuran: sevdim, çok sevdim.
Feride: Öyle değil Kamuran. Ben gülbeşeker’i sevdim, de…
Kamuran: Ben gülbeşeker’i çok, çok sevdim.
Feride: Ben gülbeşeker’i çok, çok, çok sevdim, de.
Kamuran: Ben gülbeşeker’i çok, çok, çok sevdim. Ben gülbeşeker’i senin tahmin edemeyeceğin kadar çok sevdim.

MY NAME İS KİM SAM SOON

Jin-hun: Sen ne kadar çekici olduğunun farkında değilsin, bu da seni daha çekici yapıyor.

Hadi hiç kimse bakmıyormuş gibi dans edelim.

Hadi daha önce hiç incinmemiş gibi sevelim.

Hadi hiç kimse bizi dinlemiyormuş gibi şarkı söyleyelim.

Hadi paraya ihtiyacımız yokmuş gibi çalışalım.

Hadi bugün kıyamet günüymüş gibi yaşayalım.”

“Doğruyu söylemek gerekirse,

Ben de öyle olmak istiyorum.

Daha önce hiç incinmemiş gibi davranıp,

İstediğim gibi ciddi bir şekilde bir kere daha sevmek isterim.

Ama madem sonu böyle oldu, yazıyı gerçekten değiştirmek isterdim.

İncinmek istemiyorsan, o zaman aşık olma!!”

PASTA

Yeeeeeeeeee şeppp :D

Eğer kesme tahtamdan kurtulmaya çalışırsan ölürsün!

BUFFY THE VAMPİRE SLAYER

Buffy: Ölmüş olabilirim ama halâ güzelim ( I am death maybe but I am still pretty)

Angel: ‘ O senin tanığın bütün avcılardan daha güçlü, onu incitebilmek için önce onu sevmelisin’

Spike: Biz Vampirler büyük konuşmayı seviyoruz. ‘Dünyayı yok edeceğim’  Yarım litre kan eşliğinde arkadaşlarına hava atarsın. Maço erkek konuşmalrı. Gerçek şu ki; ben bu dünyayı seviyorum. Köpek yarışlarınız var, Manchester United var  ve insanlar milyonlarca insan. Ayaklı ‘happy meal’ gibi. Hepsi burada.

SPİKE: Arkadaş değilsiniz, asla arkadaş olmayacaksınız. İkinizi de öldürünceye kadar âşık kalacaksınız. Kavga edeceksiniz, sevişeceksiniz ve tükeninceye kadar birbirinizden nefret edeceksiniz ama ASLA arkadaş olamayacaksınız. Aşk beyinle ilgili değildir çocuklar. Kanla ilgilidir. İçinizde kaynayan kanın kendi arzusu doğrultusunda akmasıdır. Belki aşkın sürtüğü-kölesi olabilirim ama en azından bunu kabul edecek kadar erkeğim!

Wesley : Emir almaya alışık değil misin?
Buffy: Giles bana her zaman lütfen der ve daha sonra kurabiye ver
ir

——————————————————————————-

Bu mim bitmez :) En son olarak 2010 yılının sonuna 2011’in başına damgasını vuran bütün uzakdoğu sevenlerin favorisi Secret Gardendan derlediğim replikleri yazayım. Romantik olanları zaten biliyoruz ben komik olanlara yer verdim.

SECRET GARDEN


Ji Woon: Bu ne kılık pejmürdelik hobin, kirlilikte felsefen mi?

‘Jecu adası hapishanesi nasıldı? İçeri tıkılıyken daha güzel görünüyordun:’

OSKA: Öyle mi? Zaman mekân farketmez güzelliğimi kontrol edemiyorum’

Yönetmen: Bu parlaklığı biraz azaltmalıyız

OSCA: Ahh bu imkansız gibi görünüyor o parlayan şey benim

Gazeteci. Sağ profilden resminizi alabilir miyim?

Osca: Ama ben soldan daha iyi görünüyorum

Sol profilden resmimi çekenler bana bir kopyasını yollasın

Joo Woon: Yollar çoğunlukla dağ yolu, engebeli, asfalt yok.

Gerçekten yapabilir misin?

Gil Raim: Yapamam dersem beni sırtında taşır mısın?

Joo Woon: Yüzünü görebilmek için kucağımda taşırım.

Gazeteci: Onunla konuşacaksanız..?

Osca: Hayır. Ne yoluna çıkan bir kadını reddetmeli, ne de seni terk edeni tutmalısın.

Sana dönerse şükretmeli, giderse daha çok şükretmelisin

Kadın erkek ilişkisinden öte yönetmen Im la aramda özel bir bağ var. Cinayet dürtüsü gibi :D

Gil Raim: Bir insan nasıl bir mağazada 100.000 $ harcayabilir? Onunla benim aramda ki fark ne?…..

Joo Woon: Banka hesabında ne kadar paran var?

Gil Raim: Fazla yok neden?

Joo Woon: İşte fark bu. Sen hesabında ne kadar para var bilirsin. Onlar bilmez. Banka hesaplarında ki para her an her saniye ülke çapında ve yurtdışında artar

….

Onlar aristokrasidir. Yılda 100.000 $ harcayarak sadece iki şey isterler. EŞİTSİZLİK ve AYIRIMCILIK.

Eğer uzun boylu, yakışıklı ve çok para kazanıyorsa oppadır! :)

Daha çok var ama burada keseyim. Bu mimi almayan yok sanırım. Benden de Eymasara, Tarih84e. Oforiye, Darkangela ve Maviye gitsin.

Dawson’s Creekimi Özledim :(

Ağustos 10th, 2010

Dawson’s Creek aşkım kabardı bu ara. Her sene özellikle sonbahar aylarında bir özlem dalgası gelir geçer. Şimdi artık blogum var. İstediğim herşeyi özgürce söyleyebilirim. Ahh bu dizi ile ilgili bir yazı dizisi hazırılamak istiyorum. Ancak kendimi toparlamam lazım :D Bu sahne benim diziye aşık olma sebebimdir. Dawsons Creek benim interneti keşfetmeme sebep olmuştur. Dawson&Joey benim aşka inanmamı sağlamıştır. Ne La Fea Mas Bella, Ne Coffee Prince, Dawson’s Creek benim hayatımın dizisidir. Son sezonlara doğru biraz saçmalasa da 6 sezon boyunca merakla izledim. Finali bende ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. O gün bugündür kalbim kırık. Kevin Williamsonı bugün görsem.; Dostum ne yaptın bize? Oldu mu böyle? derim. Dawson’s Creek benim ilklerimdir. İlk kez forumlara üye olmam, ilk kez internetten arkadaş edinmem.. Bu konuyu detaylandıracağım bir ara ama uzun olacak, haberiniz olsun takipte kalın ama hemen değil. Söyleyeyim de nerede kaldı, hani yazı diye başıma ekşimeyin :D CNBC-e olmasaydı, nereden bilecektik böyle yapımların varlığını. Yine diyorum allah Cnbc-e ye zeval vermesin :D Aminnnnn..