Gilmore Girls, Stars Hollowa Geri Dönüyor!

Şubat 15th, 2016

Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı derler. Ama 80-90 ve hatta 2000’lerin başında izlediğimiz dizileri filmleri özler aynı tadı alamaz olduk. Sadece nostaljik bir serzeniş değil bu. Ne yazık ki bir kaç tane kaliteli yapım hariç TV’de kayda değer bir iş yok. İşte belki bu sebepten finalinden 9 yıl sonra Gilmore Girls 90 dakikalık 4 bölüm şeklinde Netflix kanalında geri dönüyor. Bölüm isimleri İlkbahar – Yaz – Sonbahar – Kış olarak belirlenmiş. Sookie’yi canlandıran Melissa McCarthy hariç neredeyse bütün kadro yeni bölümlerde yer alacak. Sookie olmadan Gilmore Girls epey eksik, çokça yavan kalacak gibi ama başrollerimiz Gilmore Kızları olduğuna göre idare ederiz gibi görünüyor :) Aklımızda elbette çok fazla soru var ve bu soruların hepsi açıklığa kavuşacak mı bilmiyoruz. Ama en azından bir kısmını öğreneceğimiz kesin. Dizinin ilk bölümü gerçek zamanlı başlayacak.  Yani Rory’nin mezuniyetinden sekiz yıl sonra. Acaba Rory hep hayal ettiği muhteşem kariyerini elde etti mi? Biliyorsunuz Büyükbaba Richard’ı canladıran aktör Edward Herrmann 2014 yılında vefat etti. Dolayısıyla dizide de Richard olmayacak.  Emily bu kayıpla nasıl başa çıktı- çıkıyor. Nasıl bir yas sürecinden geçti göreceğiz.

 
Image and video hosting by TinyPic

Gilmore Girls dışında yeniden çekilmesi ya da devamı yapılması planlanan başka  diziler de var. Bunlardan bir tanesi X Files yayınlanmaya başladı bile. Benim bahsedeceğim bir diğeri ise pek çoğumuzun çocukluk yıllarından hatırlayacağı ‘Full House’ dizisinin devamı ‘Fuller House’. Kalabalık evimiz, büyüyen çocuklar ve onların çocuklarıyla beraber daha daha kalabalıklaşıyor. Bu sefer DJ ve onun çocuklarının üzerinden izleyeceğiz ailemizi. Yine Olsen ikizleri hariç tam kadro ekranda olacaklar. Geçen yıllar oyuncularımızdan bir şey kaybettirmemiş. Yaş almış ama yaşlanmamışlar. Jessie Dayının da dediği hepsi hala çok iyi görünüyorlar. Biz izleyenler olarak bu zaman zarfında neler olduğunu merak etsek de oyuncular gerçekten bir aile gibi hiç kopmamışlar. Görüşmeye devam etmişler ve hatta sohbet grupları bile varmış. Bunu duymak nedense beni çok mutlu etti. İzlediğimiz şeyin bir gerçekliğine bir parça daha inanmamı sağladı. Dizi 26 Şubat tarihinde yine Netflix kanalında yayınlanacak. Bakalım her iki dizi de eski tadı verecek mi? Yoksa tadında bıraksalar daha iyiydi diye mi düşündürecek? Siz ne dersiniz?

Hırsız Polis / Gerçek Aşk, İmkansız Aşk, Yasak Aşk AMA AŞK ♥♥♥

Nisan 25th, 2014

Hırsız Polis: Yakışıklı bir polis, güzel bir hırsız arasındaki imkansız aşkı anlatan, 2005 yılında başlayıp, 2 sezon sonra 2007 yılında sona eren Türk Tv tarihinin en özel dizilerinden biriymiş. Neden -miş- li konuşuyorum çünkü bu diziyi zamanında izlemediğim için büyük bir pişmanlık duyuyorum. Ben o grubun üyesiyim. Biliyorsunuz hani ‘Ben Türk dizisi izlemem yeah’ tayfasından. Bu düşüncemi değiştiren bir kaç dizi oluyor ara sıra. Ama genelde beğendiğim diziler ya bir süre sonra saçmalıyor, ya da yayından kaldırılıyor.

Hırsız Polis yayınladığı dönemde izlemedim çünkü o zaman hayatımda başka bizi dizi vardı :) Onun içindeki aşk biraz daha absürd ve komedi unsurları içeriyordu. Anladınız mı hangisi olduğunu? Hı hı evet o pembe dizi.

Hırsız Polis zamanında reytingleri alt üst etmedi belki ama çok özel, çok rafine bir izleyici kitlesi vardı. Ben bu kadar güzel bir aşk hikayesi olduğunu bilseydim hiç burun kıvırır mıydım? İşte hayatta ne büyük konuşsam başıma geliyor. La Fea Mas Bella-Çirkin Betty için de izlemem demiştim, alay etmiştim ama müptelası oldum sonradan.

Gözleri aşkla bakan, sevdiğinin içine işleyen bir adam. Kalbinden taşan duyguları bakışları ile dışa vuran. Bu adam bu kadını çok seviyor dedirtten bir aşık. Timuçin Esen’in müthiş oyunculuğu elbette karaktere tekrar, tekrar aşık olmamızı sağlayan bir unsur. Oyunculuğunu ‘aşık bakan adam’ rolüne indirgemiyorum elbette. Yine de bu bu duyguları samimiyetle izleyiciye aktarmak da büyük başarı diye düşünüyorum.

Çınar polis… Mavi hırsız… İmkansız bir aşk. Olmaması gereken bir beraberlik. Ama bu iki insanın yolları bir yerde kesişiyor. Ben  çok dizi izledim, çok sevdiğim karakterler oldu. Sevmesi kolay karakterlerdi belki de. Hırsız&Polis her bölümünde buram buram aşk kokan, yardımcı oyuncular dahil bütün kadronun oyunculuklarını konuşturduğu özel bir dizi.

Çınar, Maviyi koyu mavi bir derinlikten çıkardı. Var olduğunu bile bilmediği duygularını uyandırdı. Aşkı bir lüks gibi gördüğü yaşamında, bir çınar gibi gölgesini serdi üzerine. Canı pahasına korudu, deli gibi kıskandı. Bütün varlığıyla sevdi Mavi’yi. Aşk insanı duvara çarpar…. İnandığın bütün değerler, bildiğin bütün doğrular şekil değiştiriverir. Mutlak doğru diye bir şey var mı? Adalalet gerçekten bütün insanlar için eşit mi işliyor? Çınar doğru bildiği her şeyi tek, tek sorguladı Mavi ile beraber.

İmkansız aşk mı? Belki ama ben ‘gerçek aşk’ olarak tanımlıyorum Çınar ve Mavinin aşklarını. Aşk imkansız değildir. Koşullar imkansızdır belki ama kalbe söz geçebilir mi ki?

 ‘İnsan kalbindeki gerçek aşk, dört nala koşan bir at gibidir. Ne dizgin tutar, ne söz dinler’

Maço ya da sert karakterleri sevmem ben. Ama aşklarının zorluğu karşısında zaman zaman kontrolünü kaybeden Çınarı sevdim. Duygularıyla başa çıkamayan, sevdiğini yanında isteyen, deli gibi kıskanan Çınarın tutkulu hallerini sevdim. Bu dizi benim de ezberimi bozdu demek ki :)

 ‘Kelepçeliyim ben sana, yüreğimden ta derinden. Suçum da sensin, cezam da. Kaçıp gitme ellerimden.’

Özlem Düvencioğlu ne kadar güzel bir kız. Güldüğü zaman nasıl daha bir güzelleşiyor. Her iki oyuncu da klasik anlamda ‘güzel’ ‘yakışıklı’ değil belki. En azından ilk bakışta. Ama bakışlarıyla, duruşlarıyla baktıkça güzelleşen insanlar. Özlem keşke ekranlara dönse diyeceğim ama Timuçin Esen döndü de ne oldu? 7. bölümde dizi yayından kalktı. İzlemeye başlamamıştım. Kore dizilerinden alışkanlıkla bölümler biraz biriksin istedim. Ayrıca böyle bir sonun gelmesinden korktuğum için çok da bağlanmak istemedim diziye. Yazık oldu. H&P’den sonra hemen YouTubeda ‘Parmaklıklar Ardında’ dizisine baktım. Özlem Düvencioğlu kendi sesi ile oynamış. Çok da başarılıydı. Ne yapıyor acaba şimdilerde? Almanya’ya mı döndü? Bir daha görebilecek miyiz onu?

 

Timuçin Esen dağınık saçları, ‘sıkıcı’ kazaklarıyla Çınara hayat verdi. Ben o haliyle bile Biscolata erkeklerine 10 basar diye düşünüyorum. Güzellik sadece dışta değildir, ruhtan da yansır. İnsanın kendine özel bir ışığı vardır bazen ve öyle bir parlar ki, gözlerinizi alamazsınız.

Aksak’ın aşkını da görmezden gelemeyiz elbette. Marazi bir aşktı onunkisi. İmkânsız aşk asıl onun yaşadığıydı. Yıllarca kimselere bakmayan sevdiği, benliğinin tüm hücreleri ile aşık olunca, neye uğradığını şaşırdı Aksak. Nasıl davranacağını, nasıl tepki vermesi gerektiğini bilemedi. Onunki de gerçek aşk belki, ama imkânsızdan da öte, hiç bir zaman karşılık bulamayacak bir aşk. Bütün dizi boyunca en sevdiğim replik Aksakla, Yakup arasında geçen diyalogdur. Uğur Yücel’in ne kadar muhteşem bir oyuncu olduğunu söylemeye gerek var mı?

 

Yakup: Bırak inadı aksak, imkânsızı istiyorsun!
Aksak: Bak Yakup, arkadaşım benim! Seninle benim aramızdaki fark ne biliyor musun?
Ben bu Mavi’ye lehimliyim ya hayata lehim…
Sen buna diyorsun ki inat, ben diyorum basiret
Sen diyorsun duracağın yeri bil, ben diyorum bildiğim ne varsa unuttum!
Sen diyorsun imkânsız, ben diyorum aşk… !

Aslında dizide pek çok mantık hatası, senaryoda aksayan yerler mevcut. Ama Çınar ve Mavinin aşkının büyüsüne kapılıp, o koca mantık hatalarını görmezden geliyorsunuz :) Funda Arar ve Cem Yıldız’ın seslendirdiği ‘İmkansız Aşk’ ‘Kelepçeliyim Ben Sana’ şarkılarıda diziden sonra bile unutulmayanlar arasında.

 

‘ …Bir dikili ağacın olsun istedim. Şehirden kaçalım biraz toprağa basalım istedim. Madem bir çiçeğim var bahçesi olsun istedim. ‘

Sevenler kavuşursa mutlu sondur benim için. Aksak ve Arıza’nın gidişleri bizi üzse de, aslolan Mavi ve Çınarın birlikte kalmasaydı. 7 yıllık dizinin Spoileri olmaz artık. O yüzden anlattıklarıma bakıp, izlememezlik yapmayın. Beraber oldukları her kare aşkın başka bir halini yansıtıyor. Benim bu ara tam da böyle bir hikayeye ihtiyacım vardı. Bahar geldi ya ondandır belki :) Ama çoook güzeldi diyorsam, bir bildiğim vardır. Ben herşeyi beğenmem bilirsiniz. Diziyi online bulabilirsiniz NetD de hem yüksek, hem düşük kalite oynatma seçenekleri mevcut.

Benim için Mavi ve Çınar bir yerlerde gerçekten yaşıyor. İngiltere’de belki, belki uzak bir sahil kasabasında. Bir kızları var mavi gibi kıvırcık, gülüşü etrafı aydınlatan. Çınar gibi bir oğulları var, cesur, afacan, gözleri ile konuşan. Aşkları zamana yenik düşmemiş. Çocuklarıyla, sevdikleri ile kendilerini sevenlerle birlikte çoğalmış. Ulu çınarlar gibi kök salmış. Onlar orada bir yerdeler ve yaşadıkları bütün acıları geride bırakarak, çok mutlu bir hayat sürüyorlar.

 

Siz hiç Hırsız&Polis izlediniz mi? Ben izledim. ERİDİM…