Sadece 10 Tane mi? Andeeee :)

Şubat 16th, 2012

Tanrılar kurban, Koredaşlar harem bekler :) Bu arada bana mimi paslayan Madampatapufa ve güzel kızım Bunusevdim’e teşekkür ederim :) 10 tane yakışıklı alabilirsin listene demişler mimde. 10 tane bana, uzunn bir listesi olan bana, kuzularından sadece 10 tanesini alabilirsin diyorlar. Haksızlık bu! Başlamadan önce mime sadık kalacağıma söz veremem bilin. Evet 1 numarayı hatta ilk 3 ü tahmin etmeniz zor değil ama ben en baştan başlıyorum.

Evet, hepsi onunla başladı, benim gözü dönmüş bir fangirle dönüşmeme sebeptir kendisi. 13 yaşından 18 yaşına kadar ergen yıllarımın bir numaralı aşkıydı :) Hakkında herşeyi ama herşeyi biliyor ve takip ediyordum. O zamanlar internet falan da yok düşünün :) Röportaj verdiği, kapak olduğu bütün dergiler, gazeteler, minicik köşe yazıları itina ile saklanırdı. Bir servet yatırdım Tarkan arşivime. Sonra 18 yaşına gelince hepsini sobada yaktım :)

Gamzeli gangster, Kral Yi San… Lee Seo Jin Hem muhteşem gamzelere hem de six packs denen karın kaslarına sahip güzel insan :) Aslında 73 değil 71 doğumlu olduğunu açıkladı bir süre önce. Orta yaşa doğru ilerlese de olsun yine de taş :)

Kendisini acilen yakışıklı prens, romantik serseri vs. gibi rollerde görmek istediğim, aleme taş kontenjanından dahil olmuş hoş insan :) Seong Seung Hun. Gülüşü de güzel, ‘ab’ leri de :D Biz kendisine kısaca Honey, honey diyoruz :)

The Greatest Love daki ‘arızalı’ Dok Ko Jin rolü ile herkesin beğenisini kazandı. Ben City Hall’daki rolünü daha çok beğendim ve daha romantik bence. Evli ve 2 çocuk babası. Boyunca oğlu var hey maşallah :) Cha Seung Won…

Aslında favorilerim arasında pek yer almadı kendisi. Hatta eğilimleri hakkında farklı düşüncelerim var ama tabii bunlar sadece beni bağlar. Ne olursa olsun heykel gibi bir yüzü var bence. Sessiz, sedasız askere gitmesi de ne kadar mütevazı olduğunu gösteriyor. Kim Jae Wook.

Asker demişken Bromance fantazilerine konu olan Kim Nam Gili unutmamak gerek. Bidam rolüyle parlamış, ilk başrolü Bad Guy ile umduğunu bulamamış akabinde askere çağrılmıştır. Dönüşünün muhteşem olacağını düşünüyorum :)

Yeteneği kuşkuya düşürse de, tanıdığım en yakışıklı melez :) Tek kelime Korece bilmiyor olabilir ama bu onun seksapelinden bir şey kaybettirmiyor. Kore-Amerikan ortak yapımı :P B cadısının vazgeçilmezi: Daniel Henney

Melez demişken son keşfim Ananda Everinghamdan bahsetmemek olmaz. Me Myself filmi ile keşfettim. Orlando Bloom’a benzerliği ile dikkat çeken bir aktör, Tayland-Avustralya vatandaşı.

Araya bir tane Latin sıkıştırmazsak olmaz :) O da  melez, artık duruldu bir kız çocuğu babası ama aklımda hep Çirkin Betty Meksika’daki Don Fernando olarak kalacak; Jaime Camil.

Ve sıra geldi asıl listeye :) Hadi canım onların adını anmadan bu mimi bitereceğimi düşünmediniz değil mi?

SULTANIN GÖZDELERİ

Gençler listemde 1 numaradır. Genel listemde 3. Çok yetenekli, çok yakışıklı, boyuna posuna 41 kere maşallah dediğim güzel çocuk. Lee Min Ho

2011 Martta askere uğurladığımız gittiği andan beri deli gibi özleyip, şafak saydığımız amazing namja. 6packs değil ama gamzeleri muhteşem :) Kendisi gönlümün ikinci sahibidir :) Hyun Bin

Benim aşkımı listeye alan bazı kişi ya da kişilere :P nispet olsun diye burada bu Oppa yoksa o Küçük Emrah bakışlarını hiç sevmiyorum. Tabii ki kendisinin çok, çok yakışıklı olduğu bir gerçek :) SO Ji SUB.

Son olarak herkesin listesinde yeri var ama diyorum ki: SEVEMEZ KİMSE SENİ BENİM SEVDİĞİM KADAR :) O, DİĞERLERİNE YASAK ELMA! Gülüşü, karları eritir, bulutları aralar, güneşi kıskandırır. Günümü aydınlatır. Ondan başka kimse aşık rolünü bu kadar gerçekçi oynayamaz. He is the one, he is my number one’ Herkes gitsin bir o kalsın bana yeter. GONG YOO

Son olarak bu mimi Astrea, Arwen, Kimbapsuşi, Sermin, Chibi, Darkangel, Miss. Nefertitiye paslıyorum :)

Hyun Bin -Unutmadım aklımda :)-

Mayıs 4th, 2011

Gong Yoo ortalarda yokken, Hyun Bin de epeyce aktifken, kendisi ile ilgili pek çok yazı yazdım. Bu yoğunluk 7 Mart günü askere gitmesiyle azaldı. Aslında benim ondan bahsetme sıklığım azaldı. Yoksa, ilk günden itibaren askerdeki hayatıyla ilgili haberler, resimler, internet sitelerinden eksik olmuyor. DAHASI var adam gitmeden o kadar çok şey yaptı ki; en az bir yıllık malzeme bıraktı geride. Hangi reklam filminden, hangi projeden bahsedeyim bilemedim. :)

Önce askerlik günlerinden bahsedelim Kim Tae Pyung herhangi bir özel muamele görmeden herkes gibi, temel eğitimden geçmiş. Ancak askerde olmasına rağmen, diğer ünlülerin aksine ne yaptığı, ne ettiği ufakta olsa halka açıklanıyor. Askerdeyken bile popüleritesini kaybetmemiş, Binie ve Kore Silahlı Kuvvetleri de, sanırım bundan pozitif anlamda yararlanmak istiyor.

Image and video hosting by TinyPic

Hyun Bin’in hatırına “Documentary of Three Days.” adlı bir belgesel bile yayınlandı. Henüz izlemedim ama Hyun Bin’in askerdeki hayatı ve eğitiminin bir kısmı ile ilgili görüntüler ve bilgiler içeriyor video. Bunun dışında askerlere, yoğun talimden sonra, 24 Nisanda 5 günlük bir ara verilmiş. 29 Nisanda Binie’miz Kuzey Kore’ye en yakın ada olan, Baekryeong Adasına doğru yola çıkmış. Söylenenlere göre; normal şartlar altında, adaya giden gemiler bomboşken, Hyun Bin’in gidişinde sonra, biletler tükenmiş. :) 2 yıl boyunca, Askerlik hizmetini bu adada gerçekleştirecek biricik, şekercik Binie :)

Evet, şimdi biraz da eğlenceli şeylerden söz edelim :)

Gitmeden önce bira reklamında oynadığını biliyordum ama, diğer versiyonlarını izlememiştim. Gong Yoo’da bira reklamında rol aldıktan sonra daha bir dikkatimi çekti. KÜÇÜKLERİN ALKOL KULLANMASINA KARŞIYIZ ELBETTE (bu satırları başım belaya girmesin diye yazıyorum malum internet  yasakları :) ) Aslında ben alkol kulanmam ama seninle de içeriz be Binie ne olacak :)

Madem Bira içmiyoruz o zaman bu mısır çayını içeriz :) Bu resimler epeydir bilgisayarda bekliyordu. Doğru zaman şimdiymiş :D

Bir de şu şirin videoyu paylaşalım. 2 Pm ile birlikte Lotte markasının video klip tadında reklam filminde oynamışlar :) Daha çooookk resim ve video var ama onları da başka bir postta paylaşacağım :) Beni izlemeye devam edin :)

Hyun Bin FİGHTİNG :)

Mart 8th, 2011

Image and video hosting by TinyPicBildiğiniz gibi dün yani 7 Mart 2011 Pazartesi günü Hyun Bin 20 Aylık askerlik vazifesini yapmak üzere Kore Deniz Kuvvetlerine katıldı. Kuzey Kore-Güney Kore arasının her zamanki gibi yine gergin olduğu günlerde bu hareketiyle bir kez daha hayranlarının sevgisini ve takdirini kazandı.

Kalabalık bir basın ordusu ve yurt dışından gelen hayranları tarafından askere uğurlanan Hyun Bin; gözü yaşlı küçük bir çocuk gibi, sevenlerine teşekkür etti. Ahhh Kim Tae Pyung, 2 sene boyunca Hyun Bin değil gerçek isminle sıradan biri olarak yaşayacaksın. Biz seni çok özleyeceğiz.

Bugün ajansının yayınladığı haberde sevgilisi Song Hye Kyo ile Ocak ayı başında ayrıldıklarını ama bu haberlerin yaptığı işlerin önüne geçmemesi için şimdi duyurdukları açıklandı. Zaten bu beklenen, bilinen bir haberdi. Son derece akıllıca bir kariyer-yönetimi taktiği. Hem birliğe katıldıktan hemen sonra gazetecilerin ve hayranların soru ve yorumlarla canını sıkamayacağı hem de kadın izleyiciye iki yıl beklemesi için bir umut ışığı yakması açısından takdire değer :)

Sevgili Binie biz dünyanın bir ucunda yaşayan, var olduğumuzu bile bimediğin kadınlar olarak. Senin dizilerinle mutlu oluyor, heyecanlanıyor, hayatını merak ediyor ve böylece küçük sıradan yaşantılarımıza biraz renk katıyoruz. Dilerim ki zorlanmayasın bu 2 senede, zaman su gibi aksın, 2012 ile ilgili Marduk kehanetleri gerçekleşmesin :) Ve biz uzun yıllar seni izlemeye devam edelim.

Aralık 2012 de görüşmez üzere… ŞİMDİLİK hoşçakal :) FİGHTİNG YOU AMAZİNG NAMJA :)


Secret Garden / Büyülü Bahçe -devam-

Mart 6th, 2011

Yazının ilk bölümü için tıklayın.

Kangdonnim ikinci karakter olarak yine hüzünlü bakan, kızı koruyup kollayan ama ASLA elde edemeyen ‘second lead syndrome’ sürükledi oyuncu mu donuktu? Yoksa karakter mi öyleydi çok karar veremedim. Ama Philipe Lee yüzünde neredeyse 0 mimikle oynadı dizi boyunca. Hyun Bin kadar olmasa da kendisi de hoş bir abimiz daha çok aksiyon sahnesinde görmek isterdik kendisini :D

BURADAN SONRASI YÜKSEK DOZDA SPOİLER İÇERİR

Diziye bayıldığımı zaten söyledim. Fakat çok fazla mantık hatası da vardı içinde. Ben mantıksızlığın bile kendi içinde bir mantığı olması gerektiğini düşünürüm. Tamam, mistik bir olaydı ve vücut değiştirme olayına inandık. İyi güzel de maksadı neydi bunun? Empati kurmak? Gil Raimi tehlikeden korumak? Komedi unsuru olarak şahaneydi oyunculuklar çok iyiydi. Kim Ji Woo’nun Raim bedenindeki halleri çok komikti ama Oska ve Ra İm ilişkisine verdiği tepkiler, kıskançlıkları çok daha şekerdi bence. Peki Gil Raim’e ne demeli erkek arkadaşın ölümlerden dönmüş sen hala kaçırdığın seçmelerin derdindesin. Afferdesin ama salak mısın sen? :D :D

 

Kim Joo Woon’un sözleri hep çok mantıklı, fazla net, fazla direk aynı küçük bir çocuk saflığında yine de kendi ile cebelleşmesi, cadı annesine bile bu düşüncelerle resti çekmesi; aşkının gücünü ve kararlığını gösteriyor.

‘Biliyorum en az bir kere pişman olacağım ama pişman olsam bile hayatımın sonuna kadar o kadınla pişman olarak yaşayacağım’

Bu resimlerin altına söylecek bir sözüm yok. Çok şeker görün istedim.

Eşofmanları tek, tek elleri ile işleyen İtalyan ustaya selam olsun :)

Beni 5 dk bile düşünmüyorsun. Bunu söylerken sitem, umut, beklenti vardı sözcüklerinin altında. Ben seni düşünmekten iş yapamıyorum. Sen nasıl beni 5 dk bile düşünmezsin.

OSKA-SEUL: Birbirlerini tamamlayan bir ikili, ego savaşı, yanlış anlaşılmalar yüzünden sekteye uğrayan ama bitmeyen bir aşk onlarınki. Seul’ün ve Oska’nın annesinin sprey nemlendirici üzerinden bir bağ kurabilecekleri kimin aklına gelirdi? Tea Sun geldi ve gitti, Oskaya olan aşkını kalbine gömerek, bu konuda fazla da olay yaratmayarak gitti.

Kadın izleyici ekran karşısında eriten bir kaç sahne YORUMSUZ :D

5 yıl ve 3 çocuktan sonra birbirlerine ilk günkü hatta ilk günkünden daha çok aşık olmaları bile bunun bir peri masalı olduğunun kanıtı : )


Bu diziye dair sayfalarca yazı yazabilirim. Ben çok ama çok sevdim. Her bir karakteri özenle işlenmiş, yazılmış. Yalnızca ana konuya takılı kalmayıp, dizideki yan karakterlerin bundan bağımsız hikâyelerine de yer verilmiş. Tıpkı Coffee Princedeki gibi. O yüzden ondan sonra en sevdiğim Kore dizisi olarak arşivimde yer alacak.

Oyunculuklar hele, Oskayı canlandıran aktörü zaten çok beğenirdim oyuncu olarak garip bir karizması var. Bu dizide Oska rolü ile bir kere daha gönlümde yer etti. Ha Ji Won’u tanımazdım, Hyun Bin ile iyi bir ikili olmuşlar. Seul süperdi. Hele Hyun Bin’in asonsör sahnesi izlerken, resmen bende nefes alamadım. Bu nasıl bir oyunculuktur yarabbim. Pek çok kişi bu satırları okurken, o çoktan askerde olmuş olacak.

Secret Garden, bir değil birden fazla sahnesiyle, replikleriyle, OST müzikleri ile, gerçek ve hayal dünyası arasında kurduğu garip dengeyle hep hatırlanacak bir dizi olacak. Masallara getirdiği post modern yorum da cabası :) Beğenmeyenler utansın diyorum o derece :) Hatta o beğenmeyenleri ifşa edelim ve topluca kınayalım :D Dışlayalım hatta ha ha ha. Yok, o kadar da değil :)

Son olarak izlerken benim aklımda çalan şarkıyı sizlerle paylaşıyorum. Özellikle Osca&ve Seul çifti için Zuhal Olcay’dan geliyor; ‘Ayrılıkta sevdaya dahil’ :)

Secret Garden / Büyülü Bahçe ve Hyun Bin

Mart 3rd, 2011

Bitti mi? Söyledi mi herkes söyleyeceğini? Sıra bana geldi mi? :P Gerçi herkes yazıp çizebilir ama benim gibi olamaz :P :P Tanrım bugünlerde çok mütevazıyım :P

Secret Garden düş ile gerçeğin, kurgu ile gerçek hayatın müthiş bir şekilde harmanlandığı arada mantık hataları olsa da, keyifle izlediğim, son yılların en iyi Kore dizisi. Aynı zamanda Hyun Bin’in oyunculuğunu taçlandırdığı askere gitmeden ününe ün katan, deli gibi özlenmesine sebep olacak bir yapım olarak kayıtlara geçecek.

Sadece hikâye olarak değil, görsel olarak da son derece ilgi çekici kareler mevcut. Joo Woon ve Oska’nın evlerinin bulunduğu arazi gerçekten, gizli bir cennet bahçesi gibi.

Kim Joo Woon:Söylediği her şey o kadar mantıklı ki bir türlü kızamıyorsunuz. O kibirli, kendini beğenmiş hallerinin altında ki âşık adam ortaya çıktıkça siz de karakter daha bir bağlanıyorsunuz. İltifat ederken bile bir garip :) ‘Miss Kore olamazsın, yara izi yüzünden’ Gil Raime yaşantısına, fakirliğine o kadar uzak ki; onu uzaylı bir komşu olarak görüyor.

Bu fakir, uzaylı komşu kızının kalbini neden böylesi çarptırdığına, neden bir türlü aklından çıkmadığına kendisi de anlam veremiyor.

Alice Harikalar Diyarı Sendromu:
Bu bir akıl hastalığı.
Bir dürbünün yanlış tarafından bakıyormuşsun gibi.
Bir peri masalında yaşıyormuşsun gibi.
İlginç ve acı veren bir sendrom.
Bu sendroma yakalandığıma eminim.
Yoksa neden bu sıradan kızla yaşadığım her an masal gibi geliyor

O bir cemiyet lideri olmasının yanı sıra bir moda ikonu :) Eşofmanları sandığımız gibi basit değil. İtalya’da sadece eşofman üreten bir terzi tarafından dikildi. Her bir pulu tek tek elle işlendi. :)

‘ Pejmürdelik hobin, kirlilikte felsefen mi?’

Beni 5 dk bile düşünmüyorsun

Osca: Tam olarak sönmese de solmaya yüz tutmuş bir yıldız. Her sözü, her hareketi olay. Büyümeyi reddeden bir çocuk var içinde, belki de bu yüzden en sevdiğim karakter oldu dizide. Gil Ra İm ile olan ‘fan-oppa’ ilişkisi çok tatlıydı. Ağzını her açtığında gülmekten yanaklarım ağrıdı. Özgüveni, şirinliği, olaylar karşısında ki düz mantığı beni benden aldı diyebilirim :) Bu oyuncuyu Queen Of Housewifes dizisi ile tanımıştım orada da çok tatlıydı. Oppa sana yaşlı diyenler utansın :D

Yönetmen: Bu parlaklığı biraz azaltmalıyız

OSCA: Ahh bu imkansız gibi görünüyor o parlayan şey benim

Gil Ra Im: Gerek, anne- babasını küçük yaşta kaybetmesi, gerek yaptığı meslek onu biraz erkeksi biraz da şiddet eğilimli yapsa da içinde ki kadını da öldürmemiş. Oska ile karşılaşmalarında ayağını küçük bir kız gibi yere sürtmesi, ‘Beşinci kaburgan, 6. mı olsun’ demesi çok şekerdi :) Ben kızmadım ona, hak verdim pek çok konuda. Tabii bu adam aslında kendi duygularıyla savaşıyor ikisi de bunun farkında ama ilişkilerinin sorunlara yol açacağını da biliyorlar.

Yoon Seul: Oska’nın ruh eşi. Güzel, özgüvenli, iyi eğitimli. Oska ile yıllar önce yaşadıklarını unutamamış her ikisi de hala birbirlerini seviyorlar. Seul kalbi kırık ve âşık bir kadının neler yapabileceğini, aşk ve nefret arasındaki ince çizgide ne kadar hassas bir dengede durduğunu gösteriyor. Bölümler ilerledikçe karakteri daha çok anlıyor, ve sevmeye başlıyorsunuz.

Kim Joo Won’un annesi: Adını hatırlıyamıyorum şimdi. Hangi anne daha kötüydü karar veremedim. Bad Guydaki Madam Shin mi? Yoksa Kim Ji Woon’un annesi mi? Kore dizilerindeki annelerin hepsi mi drama kraliçesi? Aslında bizde de bu tarz tepkiler veren anneler çok fazla. Oğlumu elimden aldın mantığıyla hareket eden, hayatta başka bir uğraşı olmayan sinir krizinin eşiğinde kadınlar bunlar. Allah hepimizi korusun böylelerinden. Amin deyin kızlar yüksek sesle :) :)

Vee yönetmen Im ona daha sonra değineceğim bu yazımın yalnızca ilk bölümü. Yoksa siz bitti mi sandınız? :D :D

Devam edecek ya da to be continued…

Hyun Bin Hava Alanı Şıklığı

Şubat 22nd, 2011

Offf yazmayacaktım ama nasılsa yakında gidiyor. Adam 2 sene yok ortalarda :) Bildiğiniz gibi Hyun Bin Şubat 15’de Berlin film festivaline katılmak üzere Almanya’ya uçtu. 21 Şubatta da geri döndü. Ödül alamamış olsa da gerek Alman, gerek dünya basınının oldukça ilgisini çektiği söyleniyor. Ülkesini temsil etmeye yaban ellere gitti, giderken de sade ama pahalı giysileriyle hava alanı şıklığını gözler önüne serdi. Neden bilmem üzerindeki her bir parçayı tek tek incelemiş fiyatını yazmış siteler. Adam dünya kadar para kazanıyor tasarımcı kıyafetleri giyecek tabii ki. Ama pek çok kişinin dediği gibi muhtemelen sponsorları hediye etmiştir giysileri. Bundan alâ reklam mı olur?

Yalnız dikkatimi çeken bir şey oldu bir kaç tane Alman hayran hava alanında bekliyormuş Hyun Bini güya 8 senedir hayranlarmış. Hyun Bin o zamanlar daha yeni çıkış yapmıştım demiş. Alman kadın izleyiciler pek ilgi göstermiş Binie’ye. Ha işte orada dur bütün dünya kadınları tamam da kusura bakmayın Caroline vukuatından sonra kaldıramam Alman hayranları :D Bir gidin ya erkek mi yok memleketinizde? Ayrıca hiç de inanmıyorum Kore dalgasının Almanya’da yayıldığına, İnternettten tanıyan üç-beş kız toplanmış abartılı laflar etmiş hepsi bu. Dağılın bakayım evlerinize, teker, teker. Hadi canım, hadi bekleme yapmayın :)

Deri Ceket/ Giorgio Brato: 1,710 $ / (bu parayla ben gardrop dizebilirdim :) )

T-Shirt/Alexander McQueen: 350 $;

Kot Pantalon/DSQUARED: 790$

Atkı/Julian David: 790$

Gözlük/Dolce&Gabbana: 300$

Botlar/Giorgia Armani: 1.000 $

Sırt Çantası/L’inoi: 700 $

Buda dönüş kombini, Man in Black :)

Image and video hosting by TinyPic

Zevksizsin-Çirkinsin Evet Sen Im Su :D

Şubat 18th, 2011

İtiraf edeyim ilk gördüğümde bu resmi vayy dedim. Hyun Bine değil kıza Hyun zaten taş her daim :) Ama kızın güzelliğinin yanıltıcı olduğunu ışık parlaması yüzünden öyle göründüğünü anlamam kısa sürdü. Kızım bu zamana kadar hep yakışıklı partnerlerle çalıştın. Kore’de neyse de Avrupa’da hem ülkeni temsil ediyorsun, hem kendini, hem de partnerini. Adam bu kadar şık ve yakışıklıyken utanmadın mı bu kadar basit görünmeye? Biraz daha özen göstersen olmaz mıydı? O sırt dekoltesi olmasa rahibe sanacaktım seni. Almanya’da Berlin Film festivaline katılan Come rain, come shine ya da I Love You, I Don’t Love You filminin gösterimine gitmişsin ‘Başrol’ oyuncusu olarak, bu mudur? Keşke, beni mahçup etseydin. Ne güzel kız deseydim. Git gözüm görmesin seni kaybol! :) :)



Hyun Bin Aşırı Doz :) -Vogue Çekimi-

Şubat 17th, 2011

Artık kelimeler kifayetsiz kalıyor bu adamın yakışıklılığı ve başarısı karşısında. Gong Yoo ile aynı derecede seveceğim neredeyse. Yaaa evet o kadar :) Daha fazla yorumum yok.

Vogue Korea dergisi bu çekimi geçen yıl Late Autumn filminin çalışmalarına başlanmadan ayarlamış ve Çinli  rol arkadaşı Tang Wei film promosyonu için Kore’ye geldiğinde gerçekleştirmişler bu fotoğraf çekimini. İkisi de çok hoş görünüyor. Gerçi şu anda Hyun Bin, Berlin’de ama gitmeden yine ses getirecek bir iş yaptı.

Hyun Bin Eşofmanları Ji Woon değil :)

Şubat 11th, 2011

Üst üste Hyun Bin yüklemesi yapıp aşırı doza sebep olmak istemezdim. Ama bu resimler ayrı bir postu hak ediyor diye düşünüyorum. Dizide giydiği parlak ve el yapımı eşofmanlardan sonra böyle bir teklif alması kaçınılmazdı. Bir spor giyim firması için yapılan çekim. İşte Hyun Bin ve eşofmanları. Yalnız 3. resimde acı mı çekiyor, yoksa ‘Bakın ne kadar seksiyim’ pozumu veriyor anlamadım :D

Hyun Bin -Yeniden-

Şubat 9th, 2011

Secret Gardenla yine yeniden yıldızı parlayan Hyun Bin hakkında daha önce burada bir yazı paylaşmıştım. Güzel gülen, gamzeli ve yakışıklı oyuncunlara kadrosundan yer edinmişti kalbim ta o zaman. ‘Yani her zaman dediğim gibi gelip koşulsuz aşkını ilan ederse reddetmeyeceğim biri ha ha ha :)‘ demişim o zaman. Çok özür dilerim ama şimdi durum değişti o yüzden düzeltmek zorundayım. Gelip koşulsuz aşkını ilan ederse KESİNLİKLE reddetmeyeceğim biri ha ha ha :) Bilgilere kısaca bir daha bakalım. Mesela ben isminin takma olduğunu unutmuşum.

İsim:현빈 / Hyun Bin (Hyeon Bin)
Gerçek isim:김태평 / Kim Tae Pyung (Gim Tae Pyeong)
Doğum tarihi:25 Eylül 1982
Doğum Yeri:Seoul
Boy:1.84
Kilo:74  – Bu kilo şimdi 60 falandır sanırım :)-
Burç:terazi
Kan grubu:B
Bitirdiği okul: Jungang üniversitesi
Hobileri:Yüzmek, basketbol ve televizyon oyunları oynamak

Secret Gardenle oyunculuğunu bir kez daha kanıtlayan Binie iki yıldır Aktris Song Hye Kyo ile beraber. Korenin Brangelinası diyorlar bu çift için. İkisi de ‘güzel’ olunca rüya bir çift diye görülmeleri çok normal. Güzel bir fiziğin olmasının bir avantajı da dizide giydiği o abuk sabuk eşofmanları bile kendine yakıştırıp fenomen haline getirmesi.

KBS ödül töreninde hem saç sitili hem de mavi- kadife takımıyla  farklı stilini ortaya koymasıyla oradaki bütün erkeklerden ve hatta kadınlardan çok, çok daha şık olduğunu söyleyebilirim.

Beraber çok az fotoğrafları var özel hayatlarının ‘özel’ olarak kalmasında çok başarılılar.

Sevgilisi ile ayrıldılar söylentileri çıkıyor ama ayrılmadıklarını söylüyor ajansları. En son 26 Aralıkta görüşmüşler artık sonra ne yaptılar bilemiyorum ama Hyun Bin gibi bir adamı fazla boş bırakmaya gelmez diye düşünüyorum. Mart ayında Deniz kuvvetlerinde 2 yıllık askerlik görevine başlayacak olan Binie :) gitmeden reyting rekorları kıran bir dizi ve festivallerde yer alan iki film sığdırdı programına.

Bu kız bütün yakışıklı aktörlerle film-dizi-reklam vs. çekmek zorunda mı? gırr : P

Bugün (10.02.2011) Late Autumun film tanıtımında da stilini konuşturmuş yine :) Gülüş şahane, dudaklar çok güzel ama ruj biraz fazla değil mi? Işıktan mı yoksa? :)

I Love You, I Love You Not yarışma kategorisinde, Late Autumunda festivalde gösterilecek filmler alanında yer alacak. Askere gitmeden özel izinle Hyun Bin de Berlin’de olacak. Varsa eğer Almanya’da yaşayanlarınız koşun gidin belki görürsünüz bu Asya’nın yürek yakan yakışıklısını :) Allahım Gong aşkım çok sağlam ama Binie de o kadar tatlı ki sevgilisi falan olması önemli değil :D Zirveyi zorluyor allahtan askere gidecek yakında öyle iki sene bekleyemem ben :) Hyun Binin meziyetleri saymakla bitmez ama sen son güzel şarkı söyleyebildiğini de öğrendik. Secret Garden OST sinde yer alan ‘ That Woman’ şarkısının erkek versiyonu olan ‘ That Man’ i seslendirdi ki bence çok güzel olmuş. Dinleyin bakalım sizde bir kez daha. Bir kez daha sevdim seni Binie zaten Kim Sam Soon’da kalbimi fethetmiştin. Sağ salim git ve dön. Su gibi geçsin zaman ve biz hiç yaşlanmayalım.