Kimi Wa Petto/ You’re My Pet/Beslenir ki bu…

Nisan 2nd, 2012

Uzakdoğulu genç oyuncularla ilgili en çok kulllandığımız cümle: Beslenir ki bu…. Eh her zaman ki gibi Japonlar yapmış :) Nerede genel geçer kuralları zorlayan konular var, Japonlar orada :) Bir manga uyarlaması olan bu dizinin Kore versiyonu bir filmi de var. Çok ilginçtir ki ben Kore yapımını değil, Japon yapımı olan diziyi beğendim. Normalde Japonya’yı Kore’ye tercih ettiğim görülmemiştir ama iyi bir işin hakkını vermemek olmaz.

Kimi Wa Petto genç bir kariyer kadının yalnızlığını anlatıyor. Iwaya Sumire burnu düşse yerden kaldırmayacak bir karakter. Güçlü ve soğuk bir profil çiziyor. Tabii ki bu maskenin altında yalnız ve güvensiz bir kadın var. Sumire yorgun, yoğun ve kötü geçen bir günün ardından kapısının önünde bir kutu buluyor. Kutunun içinde yaralı bir genç var. Evine alıyor, pansuman yapıyor. İyileşmesine yardım ediyor. Fakat iyileştikten sonra ayrılmak istemeyen bu genç adam, Sumire’ye istediği herşeyi yapabileceğini söylüyor. Yarı şaka, yarı ciddi köpeğim ol o halde diyor kızımız. Tamamdır diyor oğlan :)

Iyawa ona çocuken sahip olduğu ve çok sevdiği köpeğinin adını veriyor. ‘Momo’ Köpeğin olayım tabirinin hayat bulmuş hali bu geç adamın gerçek adı ‘Goda Takeshi’ yetenekli bir dansçı ama ilk bölümden anlıyoruz ki başını belaya sokmuş.

Image and video hosting by TinyPic
Zamanla bu sahip-evcil hayvan ilişkisi derinleşiyor. Bir taraftan sadece ‘pet’ olarak yaşayan ‘Momo’ taraftan da Sumire’nin bağlandığı, sevdiği yegane şey haline geliyor. ‘Köpeğimi’ besleyeceğim diye alelacele işten çıkmalar, günün stresini saçını okşayarak atma vs. gibi alışkanlıklar ikili arasında bir duygusal yakınlaşma doğuruyor. Olmazsa olmazdı zaten :)

Matsumoto Jun köpek olarak çok başarılı. Gerçekten bir köpeğin bütün haraketlerini bir insan bedeninde görebiliyorsunuz. Tatlılığı da cabası. Ben de şahsen öyle bir ‘hayvanı’ besleyebilirim evde. : ) Kadın oyuncu da çok başarılı ama Japonların emekli öğretmen gibi giyinelim moda anlayışı ve o içtiği sigaralar sinirimi bozuyor. O da iyi oynamış işte gerisi teferruat :P

Peki ben neden şekerler şekeri Jang Geun Seuk yerine Matsumoto’yu tercih ettim? İzleyin görün derim ve yazımı burada sonlandırırım :)

Gong YOO ayaklarıma kapandı :P

Eylül 22nd, 2011

Bir kaç ay önce ilginç bir blog keşfettim. Sevgili Özlem’in bana bıraktığı yorumdan bloguna bakayım dedim. Dünyayı gezen bir seyahat bloggerı Özlem Pansiyon. Günün birinde Kore dizilerini keşfetmiş :) ve gidilecek, görülecek yerler listesine Koreyi de eklemiş. Maceralarını blogunda okuyabilirsiniz. Ayrıca İngilizce biliyorsanız Korean Herald ile yapılmış bir röportajına buradan ulaşabilirsiniz. İşte Özlem Kore dönüşü bir güzellik yapayım dedi ve bloguna eklediği bir kaç mekân fotoğrafının hangi dizilerde geçtiğini doğru bilene, Gong YOO çorabı hediye edeceğini söyledi. Ben ne yaptım? Direk atladım, bilemediğim bir taneyi arkadaşlara sordum. Veeee benim oldu çoraplar :) Alnımın akıyla kazandım valla :) Yanında bonus olarak Sukie’nin modelliğini yaptığı bir yüz maskesi göndermiş. Açmaya kıyamadım henüz. Buradan bir kez daha teşekkür ediyorum Özlem’e. Gong YOO’yu ayaklar altına almayacağım ama ayaklarıma kapanıp aşkını itiraf etmiş varsayacağım ha ha ha :)

Photobucket

Photobucket

Photobucket

Kore’nin kültürü diye bik bikleyenlere de Özlemin gezisi kapak olsun :) Demek ki bir ülke dizilerden, filmlerden, AKTÖRLERDEN, şarkıcılardan ötürü DİKKAT ÇEKEBİLİYORMUŞ :) Bunda da bir sakınca yokmuş :)

 

2010 Drama Awards

Ocak 14th, 2011

2010 geride bıraktığımız şu günlerde yılın son günü yapılan farklı kanalların, farklı dizi-tv ödüllerinin yankıları azalsa da sürüyor. Birazcık gecikmeyle de olsa bir göz atalım dedim :) Hem de azıcık kızsal-kokoş yanımı ortaya çıkarayım istedim :) MBC ile başlayalım Kazananların listesi burada tıklayınız :) Herkesi sığdırması güç, o yüzden ben en sevdiklerimle başlayacağım.

Gong Hyo Jin: Pasta dizisi ile tanıyıp sevdim ben bu şeker kızı. Benim Gong’umla da iyi arkadaş oluşu daha da ısınmamı sağladı kendisine. Kimse onun kadar güzel ‘Şeeepp’ diyemez :) Top Exelence (mükemmellik ödülü gibi bir şey) Actress ve izleyicinin seçimi ile Lee Seon Gyun ile beraber en iyi çift ödülünü aldı. Ama bu kıyafet olmamış sanki. Tamam çok şekersin ama daha yetişkin gibi giyinsen olmaz mıydı? Fransız mürebbiyelere benzemiş böyle ya da ‘İngiliz Hastada’ki hemşirelere. :) Yine de seviyoruz kendisini.

Image and video hosting by TinyPic

Lee Seon Kyun: Acuşiii ne diyebilirim ki? Hoşsun,  şıksın. Seviyoruz seni Saranghe oppa :)

Image and video hosting by TinyPic

Jung So Min: Bad Guy’ın şımarık prensesi, Playful Kiss’in sırnaşık aşığı, yeni gelini :) Umut vaad eden genç aktristlerden. Ödül alamadı bu sene olsun daha yolun başında. Kıyafeti hoş ama ne bileyim yaşı daha çok genç ağır gibi geldi bana. Gümüş renk çok yakışmış, taşlarda hava katmış. Devam diyorum :D

Image and video hosting by TinyPic

Veee Lee Min Hoo:Execelence Award aldı o da. KBS ödül töreninde de katılmış onu da göstereceğim :) Maşşallah canım sana. Düşmedin de kırmızı halıda bu sefer :D Nazar değmesinnn diyorum. Mükemmelsin başka sözüm yok :)

Image and video hosting by TinyPic

Gelelim KBS Ödül Töreninine ödüllerini tamamı için tıklayın.

Jang Gun Seok: Aman tanrım gözlerime inanamıyorum. Onca ‘deneysel’ giysiden sonra tam bir beyefendi gibi görünüyor bu kıyafetin içinde. Büyüdün mü canım sen? Düzgün giyinmeye mi karar verdin? Valla 10 üzerinden 9 veriyorum 1 puan kırdım nazar boncuğu olsun diye :) Hallyu star saç modasına uymadığın için de seni ayrıca tebrik ediyorum :)

Image and video hosting by TinyPic

Moon Geun Young: Ne kadar güzel, ne kadar zarif ve ne kadar sade bir genç bayan. Çok güzel görünüyor Moon Geun beyazlar içinde. Tam bir prenses. Ancak boynu biraz fazla sade kalmış. Bir kolye, bir küpe kombinasyonu yapsaydı hem kıyafetini tamamlardı hem de daha şık görünürdü. Popularity Award ve Jang Geun ile beraber en iyi çift ödülünü aldılar. Ben canlı izledim KBS World’de töreni. Ödül alırken ağladı ama alt yazı yoktu ne dediğini anlamadım.

Image and video hosting by TinyPicYeniden Lee Min Hoo daha spor bir tarzla karşımızda. O kalp figürü sanırım ceketin içindeki. Bir de o dar pantalonlar olmasa. Ahhh olmasa!

Image and video hosting by TinyPic

Lee Da Hae kızım sen zaten güzeldin. Yazık ettin kendine bence estetik ameliyat olmakla. Elbise çok iddialı ama bizim mankenler olsa içine o ten rengi astarı giymezlerdi :) Sen yine ‘edepli’ çıktın :) Peki bu elbiseye o saç ne? Sanki temizlik yaparken ya da ders çalışırken bunaltmasın diye tepeden şöyle bir toplamış gibi. O ayakkabılar ne? Tırnaklara söyleyecek laf bile bulamıyorum. Kötü çok kötü.

Image and video hosting by TinyPic

Kim So Eun: Boys Before Flowersda Kim Bum ile şahane bir ikili olmuşlardı. O gün bugündür bekliyorum ikisi yeniden bir dizide yer alsa diye. Kıyafeti biraz daha uzun olsaymış daha güzel olacakmış. Saçları da hoş, ayakkabıları da ama bu giysi ile sanki arkadaşının kına gecesine ya da plaja gidiyor gibi görünüyor :)

Image and video hosting by TinyPic

Bu yazı epey uzun oldu. SBS ödül törenini de ayrı bir postta yorumlayacağım.Takipte kalın :)

Marry Stayed Out All Nigh – Marry Evine Gir Kızım! (Jang Gun Suk’un yeni dizisi)

Eylül 29th, 2010

Öncelikle Marry kızım öyle bütün gece dışarıda gezmeler iyi şeyler değil. Evine git yavrum. Sonra adını çıkarırlar. Kız kısmının öyle gece vakti sokaklarda işi ne :D :D Başına bir iş gelir mazallah. Gerçi Kore güvenli bir yer diyorlar ama belli olmaz yine de :)

Marrye mesajımız verdikten sonra başlayabiliriz :) You are Beautiful ile tanıdığım, tanıdıktan hemen sonra umut vaad eden gençler listeme aldığım ;) Jang Gun Suk yeni bir dizi ile ekranlara dönüyor. You are My Pet olacak diye bekliyorduk bir sonraki projesi ama teknik aksaklıkar olmuş sanırım, bekliyor şimdilik. Amaann banane Gun Seok görelim de gerisi mühim değil :)

Gelelim diziye Mary Stayed Out All Night, aynı isimli manhawadan uyarlanmış. Wi Mae Ri iflas etmiş bir iş adamının inatçı ve aşkta çok da deneyimli olmayan kızıdır. Zor mizaçlı bir rocker olan Kang Moo Kyul ile çıkmaya başlar ama Byun Jung In, isimli yakışıklı, iyi eğitimli ve başarılı başka bir erkeğin resme dahil olmasıyla işler karışır. Peki kim oynuyor bu adamı nasıl biri?

Bir resimle yetinemedim. Neler oluyor bana? :)

Kim Jae Wook  tabiiki :) Bad Guydan sonra yeni gözdemiz olmaya hak kazandı :) Jae Wook, Jung In isimli kan olarak Koreli, zihin olarak Japon ve tarz olarak Amerikalı olan bir karakteri canlandıracak ve aşk üçgenin bir parçası olacak. Merakla bekliyoruz.

You are Beautiful/Bu mudur?

Aralık 31st, 2009

2009 yılının son aylarında yayına girip bu kısa sürede fenomen olmuş bu dizi.  Ben o kadar da sevmedim. Evet çok eğlenceli bölümleri vardı. Oyuncular her zamanki gibi çok genç ve çok yetenekli. Görsel olarak tatmin edici ama konu oldukça tanıdık. Hatta ilk başta en sevilen dizilerden ortaya bir karışık yapmışlar gibi geldi. Yine de söylemeliyim ki keyifle izledim. Biraz Coffee Prince, biraz Boys Before Flowersı anımsatıyor. Eğer her iki yapımıda izlediyseniz bunu da sevmeniz olası. Dizinin konusu kısaca şöyle: Mi Nam zaten meşhur olan üç kişilik ANJELL adlı bir pop grubuna dördüncü olarak alınır. Ancak, ciddi bir kaza geçirince, Mi Nyeo kardeşinin kimliğini ve yerini almaya zorlanır.En başta isteksiz olsa da daha sonra erkek kardeşinin şarkıcı olmak istemesinin sebebinin annelerini bulmak olduğunu öğrenince. Kardeşi dönene kadar bu oyunu sürdürmeyi kabul eder.

Yalnız bir problem vardır ki;  Min Nyeo hayatı boyunca manastırda yaşamıştır ve dış dünya hakkında çok fazla bilgiye sahip değildir. Her Kore dizisinde olduğu gibi, kızımız aşırı derecede masum, aşırı derecede sevimli. Bütün bu özelliklerden ötürü ANJELL grup üyelerinin üçü de kendisine aşık oluyor.

Karakterlere gelince; Tae Kyung grubun lideri, sert ve biraz da öfkeli bir çocuktur. Biraz BBF de ki Gu Jun Pyu anımsatıyor. Hatta Gu Jun Pyu rolü, Hwang Tae Kyungı canlandıran aktör Jang Geun Suk’a önerilmiş ama daha deneyimli aktörler var diye Bethowen Virus de oynamayı tercih etmiş bu yakışıklı. Allkpop sitesinin kim daha iyi Gu jun Pyu olurdu? Anketinde Lee Min Hoo ile %49 %51 gibi bir rakamla başa baş gidiyorlardı. Tabiiki Min Hoo önde. Harika bir performans sergiledi geçen yıl ve bütün ödülleri sonuna kadar hak etti. Yine de Jang Geun Suk da kötü bir seçim olmazmış. Neyse devam edelim. Tae Kyun da aynı Gu Jun Pyu gibi sert kabuğunun altında sevecen ve kırılgan bir ruh barındırmaktadır. Temizlik delisi, takıntılı ve sinirli bir tip olmasına rağmen son derece sevimli. Go Mi Nam deyişine de ayrıca hastayım :) Go Mi Namı en başlarda kabul etmek istemese de aralarında zamanla bir yakınlaşma olacağını söylememe gerek yok sanırım. Geun Suku da diğerlerini de ilk kez  izliyorum. Fakat Geun Suk ta sevimli gülüşüyle beğendiğim gençler arasına katıldı. Senin beğenmediğin var mı? Demeyin. :P VAR! Sayamam belki ama çok var ha ha ha.

Bir diğer grup elemanı Shin Woo grubun sağ duyulu ismi. Aynı Boys Before Flowers daki Ji Hoo gibi. Şefkatli, sabırlı, anlayışlı yakışıklı. Bir kızı mutlu edebilecek bütün özelliklere sahip. Bölümleri izlerken adını bir türlü ezberleyemediğim için kendisinden sürekli ‘ortanca’ diye bahsediyordum. Go Min Nam’ın kadın olduğunu daha ilk günden anlıyor. Farkettirmeden onu koruyup, kollamaya başlıyor. Tabiiki aşık oluyor bu erkeğe hiç benzemeyen güzel kıza. Fakat her zaman olduğu gibi bu karakterinde kalbinin kırılmasına hiç bir şey engel olamıyor :(

Yine ben bu oyuncuyu da hayranlıkla izlerken, bakayım dedim kaç yaşında neyin nesi? Öğrendiğim rakam hoşuma gitmedi :P ama bu benim onu beğenmeme tabiiki engel değil. Yine de zaman zaman düşünüyorum. Bunun bir cezası olmalı ha ha. Bu kadar genç ve yakışıklı çocukları beğenmek yasaklanmalı :P Amaa 18 yaşından büyüklerse kim ne diyebilir!! Ben de o kadar yaşlı değilim ama malum Kore kültüründe bir kaç yaşın bile önemi büyük.

Veeeeee Jeremmy. Grubun haşarı  çocuğu. Şirinlik abidesi. Onu sevmeyen yok. Ben de sevdim ama o kadar çok değil. Olmasa benim için büyük bir kayıp olmazdı. Go Mi Nama yaptığı şirinlikler kız olduğunu öğrendikten sonra sevinmesi falan eğlenceliydi. Göz yaşlarını içine akıtan bir tip ama genelde pozitif bir portre çiziyor. Ben çok beğenmedim bu karakteri ama ciddi bir hayran kitlesi var.

Tabiiki her şey böyle güllük gülistanlık ilerlemiyor. Bir de kötü karakterimiz var. Korenin iyilik perisi olarak bilinen ünlü bir star Yoo He Yi. Yüzüne sahte bir gülümse yerleştirerek, ya da başı sıkıştığında ağlayarak, gerekirse bayılarak herkesi kandıran bu kız; Anjell tarafından hiç sevilmiyor. Tae Kyun kıza sürekli ‘sahtekar’ diyor. Go Mi Namın kız olduğunu öğrenmesi de işleri iyice karıştırıyor. Fanatik hayranlar, çıkarcı menejer, saf yönetici ve stil danışmanının da diziye ayrı bir dinamik kattığını söyleyebilirim.

11. bölüme kadar biraz sıkıldım ama sonrası izlenmeye değerdi. Tae Kyun kıskançlıkları, Go Mi Nam için domuz burunlu bir tavşan yapması bunu yaparken de bir cerrah edasıyla davranması çok şekerdi. Menajerleri kıza insan vücudunda bir takım baskı noktaları vardır.  Onlara basınç uyguladığında duygularını kontrol edebilirsin diyor. Açlık hissini bastırmak için şuraya, susuzluk için buraya falan derken, birine karşı kontrol edemediğin yoğun duygular hissedersen de burnuna dokun diyor. Tabiiki tamamen sallıyor. Bizim saf kızda buna inanıyor. Bunun üzerine ne zaman Tae Kyug u görse burnuna dokunuyor. : ) Dizinin müzikleri çok güzel. Oyuncuların hepsi şarkı söyleyebiliyor. Hatta pek çok fan keşke Anjell grubu gerçek olsa diyormuş. Vaktiniz varsa izleyin diyorum. Bir şey kaybetmezsiniz ama çok yüksek beklentiler içine girmeyin. Yeni bir şey anlatmıyor You are Beautiful. Zamanın da Buffy, Angel gibi çok iyi dizileri izlemiş biri olarak, şimdiki yeni yetme kızların Twilight filmine bayılmalarını nasıl anlayamıyorsam bu dizinin de hit olmasını anlamıyorum. Kötü mü? DEĞİL ama izlerken ben bunu zaten biliyorum hissi veriyor insana. Dizi ile ilgili beğendiğim iki blog arkadaşımın yorumlarını okumanızı tavsiye ederim bölümler hakkında daha detaylı bilgi ve güzel resimler bulabilirsin. Koresintisi ve Chibi.

Türkçe alt yazı ile izlemek için buraya. İngilizce için buraya tıklayın.