Wonder Girls Sunmi Dönüyor…

Ağustos 23rd, 2013

Eğitimine devam etmek ve çeşitli başka sebeplerden Wonder Girls’den ayrılan (Bknz tık tık) SunMi 3 yıl aradan sonra, solo şarkıcı olarak piyasaya dönüyor. İlk klibi henüz yayınlanan SunMi’nin ne müziğinde ne klibinde, ne de koreografisinde özel bir şey göremedim maalesef. Özellikle dansı, klasik kalça sallayalım, bacak ayıralımdan öteye geçememiş. Diğer bütün kızlardan daha fazla zamanı varken ve de JYPE’de dans-vokal eğitimine devam ediyorken, bu kadar sıradan olması üzücü. Artık 20’li yaşlarında olan SunMi kariyerine daha bilinçli ve daha emin adımlarla devam eder umarım. Buyurun bakın bakalım siz ne diyeceksiniz?

DBSK/JYJ Giden mi yoksa kalan mı terkeden?

Ağustos 15th, 2011

.

JaeJoong, Junsu, YunHo, YuChun, Chang Min… Dong Bang Shin Ki... İsimleri bile iddialı: Doğunun Yükselen Tanrıları Kore’nin en büyük yapım şirketlerinden SM Entertainment’ın gruplarından biri. Hayranları kendilerine ‘Cassiopeia’ diyor. Bu adı 4 mevsim boyunca Kore’den görülebilen Kuzey takım yıldızından alıyorlar. Hatta 2008’de dünyadaki en büyük fan club olarak Guiness Rekorlar kitabına girdiler.

DBSK’nın Asya’nın hatta dünyanın dört bir yanından hayranları var. Ben çok geç keşfettim bu grubu. Tam dağılma dedikoduları çıktığı dönemde. Önce ergen kızların hayran olduğu sıradan gruplardan sandım. Sonra bakınca 5’nin de ayrı ayrı yetenekli olduğunu gördüm ve şaşırdım. Neden mi şaşırdım? Bilenler bilir, bu tarz gruplarda bütün üyeler iyi şarkı söyleyemez. Bazıları sadece güzel yüzleri, (Bknz. Girls Generation kızları) kaslı vücutları için oradadır, (Bknz. Super Junior Shiwon :) ) bazılar iyi dans eder, bir kısmı da gerçekten güzel sesli ve şarkı söyleyebilen üyelerden oluşur ki; bu üyeler azınlıktadır. Bu çocuklarının 5 ininde ses rengi farklı ve beşi de şarkı söyleyebiliyor, beşi de dans  edebiliyor.

2009 Yılıda DBSK’nın üç üyesi, Jejong, Yoonchu, ve Junsu bağlı oldukları SME şirketiyle anlaşmazlığa düştüler. 13 yıllık bir sözleşme imzalamak zorunda kalan üyeler, sözleşme maddelerini adaletsiz olduğunu ve kazandıkları paranın çok, çok az miktarının ellerine geçiğini söyleyerek, bu sözleşmeyi fesh etmek istediler. 13 yıl ne demek? Bütün bir gençliğin demek. Hayatının çok önemli bir bölümü demek. En verimli çağların demek. Bu esnada yorgunluktan, aşırı stresten sağlığının bozulmayacağının, depresyona girmeyeceğinin de garantisi yok tabii. Sonra ne oldu? Elbette şirket altın yumurtlayan tavuklarını kaybetmek istemedi. Buna rağmen talepleri kabul edilmemiş olacak ki; 3 üye şirketten ayrılıp dava açtılar. Sonra şirkette karşı dava açtı. Bu noktadan itibaren JYJ olarak yollarına devam etmek isteyen üçlü, akıl almayan engellerle karşılaştı. Ehh güç odaklarını kızdırırsan olacağı budur. Büyük biraderin gazabını üzerine çekmek istemeyen TV kanalları üçlüyü hayranlardan gelen yoğun talebe, reyting garantisine rağmen ekrana çıkar(a)madı.

Şirketin diğer sanatçıları can siparhane savundular şirketlerini. Başta Super Junior olmak üzere, şirketin hemen, hemen bütün sanatçıları ‘Kölelik Sözleşmesi’ gibi bir durum olmadığını söyledi. Söylentileri sonuna kadar inkâr etti. Doğrudur belki her bir grubun kendine özel şartları, istisnaları vardır.

Buradan sonra gelişen süreci olan biteni zaten herkes biliyor. Ben daha farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum. DBSK Asya’da hatırı sayılır bir üne sahip. Özelikle Japonya’da hatırlarsanız geçenlerde KARA da JYJ’ye benzer bir çıkış yapmış, ama olay fazla uzamadan tatlıya bağlanmıştı. Bu iki grubun ortak özellikleri ne sizce? Her iki grubunda Japonya’da çok başarılı olmaları. Özellikle Jejongun, Japonya’nın ünlü sanatçılarından Yamapi ile yakın olduğu biliniyor. Daha iyisi olabileceğini gördüler. Hak ettiklerinin, ‘değerlerinin’ çok daha fazla olduğunu gördüler. Yani çikolatanın tadını aldıktan sonra artık kakao ile yetinmeleri çok güçtü bence.

DBSK değil de TVXQ Adını koruyarak, SME’den yeni albüm çıkaran HoMin…

Yola beraber çıkan bu beş gencin aralarına engeller konuyor. Birbirlerinden gün geçtikçe uzaklaşıyorlar. Biliyorsunuz Kpop endüstrisin çarkları oldukça sivri dişli ve tutunabilmek için epey çaba harcamak gerekiyor. Yeri geliyor ailelerini göremiyor ‘trainee’ler ve birbirlerine aile oluyor. O yüzden SME Family (aile) titrini kullanıyor, bütünlükten bahsederken. Çıkış yapmadan önce bir de eğitim sürecinden geçiyorlar. Bu süre ile birlikte 8-9 yıllık bir beraberliğin ardından, o günleri hiç yaşamamış gibi olmak acı verici olmalı.

Artık dünya rekorlar kitabına giren hayranlar ikiye bölünmüş durumda. Birileri hala umutla DBSK’nın bir bütün olarak dönüşünü beklerken hem HoMi’ni hem JYJ yi destekliyor. Bir kısmıda kendi favori üyelerinin kaldığı tarafda yer alıyor. Bu süreçte birbirlerine doğrudan ve dolaylı çok mesaj gitti aslında. Şarkı sözleri bile fazlasıyla manidar. Sarangi çevirmenlerinden sevgili Tukyu facebook profilinde şu cümleyi paylaşmış. Ben yanlarına Türkçe anlamlarını da yazdım.

Gözüme takıldı. JYJ – Ayy Girl de: “Living life like there’s no damn rules”, (hayatı kahrolası kurallar yokmuş gibi yaşa) HoMin’in Why şarkısında ise: “Keep your head down” (başını eğ, mütevazı ol -bence – itaat et) yazıyor :D 3ü isyan etmiş kurallara meydan okuyor 2si ise başlarını eğiyor… :P

SME’nin etkisinde olan HoMin’e bu ayrılık hakkında düşünceleri sorulunca önce JYJ’nin anlaşmalı olduğu kozmetik şirketi yüzünden böyle bir dava olduğu, kendilerinin olup bitenden haberleri olmadığını, öğrenince çok şaşırdıklarını söylediler. Şimdilerde ise çok genç yaşta, çok büyük bir başarı-ün elde ettiklerini ve arkadaşlarının üzerinde bunun baskıya neden olduğu gibi sözler söylüyorlar. Kısaca ‘zayıf karakterli’ ‘şöhreti kaldıramadı’ göndermesi yapıyorlar.

Bunların ikilinin samimi duygularını olduğuna inanmıyorum elbette. Okuduğum röportajlarda her ne kadar mağdur olan taraf JYJ olsa da, kırgın olanın HoMin olduğunu hissediyorum. Onlar da huzursuz, onlar da eksik hissediyor arkadaşları olmadan. Ne yazık ki bunu direk ifade edebilecek kadar özgür değiller.

Albüm isimleri bile manidar demiştim. ‘onların odaları’ Siz-biz-onlar olmaları ne yazık :(

JYJ den kimsenin onları aramadığını arasalar bile, numaraları değiştirdikleri için, tanımadıkları numaralardan gelen çağrılara cevap vermedikleri söylemiş YunHo bir röportajında. Kendi kişisel duyguları sorulduğunda,onlara en başlarda çok  kırıldığını,üzüldüğünü lider olarak daha fazla sorumluluk hissettiğini, ama kin beslemediğini, iyi olmalarını dilediğini;

JYJ’ye vermek istediği bir mesaj olup, olmadığı sorulduğunda; ulaşamayacak kadar uzağa gittiklerini ama; şirketle sorunlarını çözüp bir an evvel geri gelmelerini söylüyor. Aslında her iki taraf da (üyeler bazında) yeniden birleşmeye sıcak bakıyor.

I just want them to hurry up and come back to TVXQ. Under the name of music, everything was great, but further promotions created a difference in values. Those values are personal problems, and I don’t want to go into anything long-winded on that.  I just want them to be healthy The only thing I can ask is for them to come back.  The three have crossed the line and have gone too far for us to catch them.  I just want them to solve the dispute with our company, and hurry up and come back. It was difficult. It hurt. I felt a sense of resentment against people. As opposed to hate, I was hurt.  But I just accepted it all.  Honestly, I didn’t have the time to harbor hate against anyone.

Aslında mevzu çok uzun ama Jusun, Jejong ve Yoochun bence bir ilke imza attılar Korede. Kendileri daha fazla kullandırmayıp, haklarını aradılar, arıyorlar. Ben hiç bir zaman ‘die hard fan’ yani bir deli bir hayran olmadım. Hatta hiç hayran olmadım. Ama sevdim bu çocukları. Açıkçası, müzikleri, umurumda değil ayrılmalarına üzülmemin tek sebebi; arkadaşlıklarının ciddi bir darbe almış olması. Bu çocuklar birbirlerini özlüyorlar yahuu :) Geçenlerde JeaJong, Changmin ve YunHoyu özlediğine dair bir Tweet atmıştı. Canıımm, yazık dedim. Birbirlerinden ayrı düşmeleri çok üzüyor beni. Günler ne getirir, 5 kişilik bir grup olarak geri dönerler mi bilmem? Ama umarım arkadaşlıkarını kurtarıp, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını geride bırakırlar. Son olarak bence hiç biriniz başınızı eğmeyin. Dik tutun. Koyun değilsiniz, kimsenin sizi gütmesine izin vermeyin.

FİGHTİNG BOYS :D

Bu arada yazılanlar tamamen kendi düşüncelerimdir. Sadece beni bağlar. Belirteyim de bir yanlış anlaşılma olmasın.