The Gloss Kpop mu?

Şubat 11th, 2014

 

Uzun bir süredir isimleri geçen bir grup The Gloss. Grace, Liz ve Oliva isim 3 kızdan oluşuyor. Önce 4 üye ile çıkış yapacaklarını duyurdular. Daha sonra bir üyenin sağlık problemleri yüzünden ayrılmak zorunda kaldığını açıkladılar. Yola 3 kişi ile devam etme kararı aldılar. Peki nedir The Gloss diğer yüzlerce rookie gruptan ayıran?

Kızlardan birinin Avrupalı tam olarak belirtmek gerekirse Fransız olması. İlk kez bir Kpop grubunda Asyalı olmayan bir idol-şarkıcı yer alıyor. Peki hayranların tepkisi nasıl? Bir kısmı bu ‘çeşitlilikten’ ötürü heyecanlı. Bir kısmı oldukça tepkili ve öfkeli. Kpop en nihayetinde öncelikli olarak Güneydoğu Asyalı dinleyiciye hitap ediyor. Bu durum son yıllarda Kpopun popüleritesinin yayılmasıyla bir miktar değişse de hala öncelikli hedef Asyalı dinleyici tabii ki.

Ben karşı olmamakla birlikte uluslararası grup fikrine çok da sıcak bakmayanlardanım. Gereksiz buluyorum. Kızlardan biri Asyalı-Amerikalı ama görüntü itibari ile Asyalı olduğunda fark edilmesi çok münkün değil. Kpop olduğu haliyle iyi bence.  Araya Fransız, Alman, İtalyan şarkıcıları katmanın gereği yok. Tabii çeşitlilik diyorlar ama bunun Avrupalı ve Beyaz demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Korelilerin bir Amerika, bir Fransa hayranlıkları malum. Oliva’nın Fransız olması da şaşırtmıyor tabii. Kızları sesleri fena değil. Bildiğim kadarıyla henüz Kore’de çıkış yapmadılar. Bakalım o kadar büyük grupların arasından sıyrılabilecekler mi? Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Wonder Girls Sunye Anne Oldu

Ekim 17th, 2013

Geçtiğimiz Ocak ayında misyoner sevgilisi James Park ile evlenen ve kendi neslinde evlenen ilk idol olan, Wonder Girls’ün lideri SunYe bir kız bebek dünyaya getirdi. Kızına Hailey ismini veren Sun, haberi kendi Twitter hesabından duyurduk ki kendisini takip etmeme rağmen ben görmedim :) Bu kızla ilgil duygu ve düşüncelerimi muhtelif seferler dile getirdim. Tekrarlamayacağım. Çok sevindim ben onun adına. Ama bu saatten sonra kimse çıkıp Wonder Girls dağılmadı demesin. Resmi olarak dağılmasalarda, pratikte WG’nin bir grup olarak devam etmedikleri çok açık. Hele Kore gibi bir ülkede bir annenin idol grubunda yer alması çok çok zor. Artı Sun ve eşi Kanadada yaşıyorlar. JYP değişik şeyler deniyor -kızları olmayacak bir rüyanın peşine sürüklemek gibi- bunu da denermi bilmem. Bence Sun ve diğerleri bundan sonra solo olarak devam edecekler. Dağıldılar demeden, doğal bir şekilde bitecek WG. Tek sevdiğim kız grubuydu halbuki. Ne diyelim Allah analı -babalı büyütsün Hailey bebeği :)

Oradaydım/ Music Bank İstanbul

Eylül 17th, 2013

Music Bank İstanbul: Hayallerin Gerçeğe Dönüşmesi

Nereden başlasam nasıl anlatsam bilmem ki? 5 yıl olacak Şubat ayında bu blogu açalı. Kore dünyası ile tanışalı. O zamandan bu zaman çok şey oldu. Bu blogu açtığımda ne hayatıma renk katan arkadaşlar edineceğimi düşünürdüm ne de günün birinde her hangi bir Koreli sanatçıyı canlı görebileceğimi. Hayalden de öte çılgın bir düşünceydi :) 

Bazen bir şeyi çok istediğinde, evren sana yardım etmek için bütün fırsatları sunar. İşte Music Bank İstanbul konseri Koresevenler için böyle bir şeydi. Güney Amerikaya bile giden idoller asla bizim ülkemize gelmez sanırdık… Ama istedikkk oldu :)

Hemen önce şunu söyleyeyim ses sisteminde sorun vardı. Bu Ülker Arenadan kaynaklanana bir problem. Ayrıca sanatçıların neredeyse tamamı Korece konuştu anlayamadık çoğumuz. Hadi onu geçtim sunucuların arasında Korece bilen, çevirebilecek birini koymalıydılar. Bir TRT spikeri yerleştirilmiş. Çalışıldığı belli olan replikler ve anonslarla programı götürmeye çalıştılar olmadı. Biz onların İngilizce anlamadığını, Ayşe adlı sunucunun da Korece bilmediğini çok rahat söyleyebiliriz bir bakışta :)

MUSİC BANK İSTANBUL’DA NELER OLDU DERSENİZ

Ben çok fazla konserden bahsetmeyeceğim. Bunu anlatan bir sürü blog arkadaşım var zaten. Ben neler hissettim öncesine ve sonrasında onu anlatacağım :) Tabii ki herşey çok güzeldi. Bütün sanatçılar çok pozitif, çok enerjik, çok neşeliydi. Ama bir Hongki ve SuJu kadar izleyiciye hakim olan kimse yoktu.

Miss A kızları çok tatlıydılar. Ben severim onları ama salonda en az ilgi onlaraydı. Ne yazık ki en sönük performans da onlarınkiydi ama bundan kızların suçu olduğunu düşünmüyorum. Onlarda baya şirinlerdi sahnede. Fotoğraf çekmeleri için hayranlara poz filan verdiler :)

Yine de kısaca geçeyim  :) Sahneye önce MBLAQ çıktı çok tatlıydılar. Sahneden önce asansöre binerlerken gördük. O zamanda çok pozitif, güleryüzlü idiler. El salladılar HERKESE :) Ama bir kere daha anladım ne kadar genç olduklarını ve sahnede devleşiyor bütün Kpop artistleri. Yoksa bana küçük geldiler boy olarak falan  :) Onlar benim Mini Rainlerim :)

Ailenin bize yaptığı hoş jest ise gönülleri fethetti. Çok tatlı çok güzel gülen bir kız. :) Sesi de cidden çok güçlü.

Bir de bütün sanatçılar hazır mısınız? Diye soruyorlar… Dedim biz yıllardır hazırız bebeğim :) Başlayın siz oyalanmayın daha fazla :)

Konser başlamadan yanımda iki tane genç kız vardı. Onlarla biraz sohbet ettim. Grupların Super Junior dışında kalanların isimlerini biliyordum ama yüzlerini ayırt edemezdim. O kızlara sordum klipler dönerken, bunlar kim diye tek tek. Hepsine cevap verdiler sağolsunlar. Neyse sohbet esnasında  ‘Bekle gelirler görürsün’ gibi alaycı cümlelere maruz kaldıklarını anlattılar. Ben dedim hepsine cevap oldu bu konser. Görsünler bakalım :)

Hayatta sadece belli kalıpların varlığını kabul eden, yalnızca siyah ve beyaz en fazla gri ile kendini tanımlayan insanlar var. Özellikle son zamanlarda çok sıklıkla yaşadığımız tek tipleştirme, kendi gibi olmayanı yok sayma, hatta yok etmeye çalışma eylemlerinin bir versiyonu Koreseverleri küçümsemek. Amerikan dizileri izleyip, İngilizce şarkılar dinlersen sorun yok ama söz konusu çok aşina olmadığımız bir dil olan Korece ve onunla ilintili şeyler olunca bir garipseniyor HALA. Bir de garip sesler çıkarıp dil ile alay ettiklerini zannedenler var onlar komik değil ama gülünç.

Bugün anladım ki, önce hayal etmek  gerek. Sonra adım atmak. Böyle olsa ne güzel olurdu fikrinden yola çıkarak, harekete geçmek. Bu anlamda fandomların çabasını yabana atmamak gerek. Harika işler çıkardılar. Bir arkadaşım dedi ki; ‘İnsan bazen kendi kurduğu hayalden utanır ya.. Öyle bir ruh halindeydim’. Aslında uçuk, çocukça hayaller kurduğundan değil. Bilinç altımıza işleyen imkansız düşüncesi yüzünden.

Gördük ki hiç bir şey imkansız değil artık. Yıllarca uzaktan izlediğimiz, beklediğimiz sanatçılar kanlı canlı karşımıza çıktı :) Demem o ki, siz siz olun hayallerinizle alay etmelerine izin vermeyin. Hayaller derken ayakları yere basan, olabilecek şeylerden bahsediyorum. Sevdiğiniz ünlünün konserine gitmek, hatta tanışmak bile olabilir. Ama Oppam gelecek, alacak beni evlenip sonsuza kadar mutlu yaşayacağız diye düşünürseniz buna ben de gülerim üzgünüm :)

Yeniden Konser anına dönecek olursak şunları söyleyebilirim; bütün gruplar çok pozitifti. Ciddi anlamda enerji yüklüydüler. Kelimenin tam anlamıyla bir taraflarından ter aktı ama performanslarında bir aksama olmadı. FT ISLAND Hongki muhteşemdi. Salonun tamamını etkisi altına aldı.

BEAST i tanımıyordum pek ama onlarda gönülleri fethetti. Çok güzeldi hepsi. Rüya gibiydi.

Kpop kavgalarını anlamadığımı söylemiştim daha önce. Ancak canlı izledikten sonra Super Junior’a şarkı söyleyemiyor diyenler, kötüydü diyenler artık art niyetli diye düşünüyorum. Dans edip, aynı anda şarkı söylemek hiç bir idol için kolay bir iş değil. Ha herşeye rağmen beğenmemiş olabilirsiniz. Çok normal ama bu öznel bir fikirdir, kişisel bir beğenidir. Bunun altını çizerek yorum yapmalı diye düşünüyorum. Sadece 7 kişi olmalarına rağmen diğer üyelerin yokluğunu hisstirmediler. Dongheeyi severdim, bir kez daha sevdim. Yaptığı fan servisler, bayrağımız öpmesi unutulmayacak anılardan bazılarıydı… O kadar tatlıydılar ki.. O kadar interaktiflerdi ki. Kore’nin top gruplarından olmalarına şaşmamalı.

Son olarak çok eğlendiğimi söylemek isterim. Çok mutlu oldum. Başta da belirttiğim gibi çok hevesli değilidim ama iyi ki gitmişim diyorum. Gelecek sefer şartlar nasıl olur bilemem ama artık nerede olsalar giderim diyorum. Su Ju giderken Super Showda görüşürüz dedi ama bakalım kısmet. Fırsatı olupta gitmeyenler çok şey kaybetti onu da söyleyeyim. Ehh İstanbuldan bir Music Bank geçti. Çok şükür ki bizde izleme orada bulunma şansı yakaladık. Bir dahaki etkinliği dört gözle bekliyorum.

 

 

NOT: Bütün Videolar alıntıdır. Paylaşmayın uyarısı görmediğim için ekledim. Sorun olmaz umarım.

 

Music Bank Yolcusu Kalmasın

Eylül 6th, 2013

Yıllarca Kore dizilerini, filmlerini izledik. Bir gün olur da yakından görür müyüz? Diye merak ettik. Konserlerine, filmlerine gitmeyi düşledik. Bilmeyenlere dert anlattık. ‘Ayy bunlar Çinli, yok Japonlar’ gibi küçümseyen cümlelere, hor gören bakışlara maruz kaldık. Önce biz öğrendik Kore-Çin-Japon sanatçılar arasındaki farkı. Sevimliden öte, yakışıklı-güzel insanların olduğunu gördük. Fan grupları seslerini duyurmak için olağanüstü şeyler yaptı. Önce varlığımızdan haberdar oldular. Düş kapısı Jajejong’un Türkiye’ye gelmesi ile aralandı. Şimdi de sonuna kadar açıldı.

7 Eylül akşamı Ülker Fenerbahçe Sports Arenada Korenin en ünlü grupları sahne alacak. (bu arada biletlere baktım hala satış var son 24 saat belki şansınız yaver gider.) Artık kavuşmamıza sadece 1 gün var :) Onca yıl uzaktan dizilerini, filmlerini izleyip, müziklerini dinleyip, bugünün geleceği günü bekledik. Kore dışındaki Asyalı hayranlara biraz gıpta, çokça kıskançlıkla baktık. Keşke biz de görebilseydik, canlı dinleyebilseydik diye iç geçirdik. Gerçi ben ciddi bir Kpop fanı sayılamam ama buraya kadar gelmişler, gitmemek olmazdı. :)

MusicBank İstanbul öncelikle Kpop sevenlerin sonrasında Koreseverlerin ‘Bizde varız, buradayız’ demelerinin bir sonucu. Buradayız, bekliyoruz. Haydi o zaman Music Bank yolcusu kalmasın. Gidemeyenler de üzülmesin. Bu daha başlangıç. Artık yolu biliyorlar. Yine gelirler:)

Wonder Girls Sunmi Dönüyor…

Ağustos 23rd, 2013

Eğitimine devam etmek ve çeşitli başka sebeplerden Wonder Girls’den ayrılan (Bknz tık tık) SunMi 3 yıl aradan sonra, solo şarkıcı olarak piyasaya dönüyor. İlk klibi henüz yayınlanan SunMi’nin ne müziğinde ne klibinde, ne de koreografisinde özel bir şey göremedim maalesef. Özellikle dansı, klasik kalça sallayalım, bacak ayıralımdan öteye geçememiş. Diğer bütün kızlardan daha fazla zamanı varken ve de JYPE’de dans-vokal eğitimine devam ediyorken, bu kadar sıradan olması üzücü. Artık 20’li yaşlarında olan SunMi kariyerine daha bilinçli ve daha emin adımlarla devam eder umarım. Buyurun bakın bakalım siz ne diyeceksiniz?

Wonder Girls Sunye Evleniyor-Wonder Girls’e Ne Olacak?

Ocak 23rd, 2013

Kpopa, fan kavgalarını tenis maçı izler gibi takip ettiğim için, biraz mesafeli yaklaşıyorum bir süredir. Genellikle belli bir gruba dahil, belli kişilerin, başka bir grubu seven-destekleyen diğer hayranlara laf attığı, küçümsediği bu tartışmalar; Kpopa ilgisi başlangıç seviyesinde olan pek çok kişiyi de hem müzikten soğutuyor, hem de olayı anlamadıkları için sıkıyor. Sizinkiler estetik, öbürküler plastik. Siz oppacısınız, biz müzikaliteye önem veren elit bir kitleyiz. Yok bizimkiler ödülleri sildi süpürdü, sizinkiler havalarını aldı naaabeer :)) mealinde cümleler havalarda uçuşup duruyor her fırsatta.

Bilenler bilir, bir kaç sefer bahsettim bir Wonderful olmasam da Wonder Girlsü sever, keyifle dinlerim. Ayrıca diğer kız gruplarını da mümkün mertebe takip ederim. Bana göre, Yenny ve Sun grupta gerçek anlamda vokal yeteneğine sahip iki üye. Şimdi Sun Kanada’da tanıştığı misyoner sevgilisi ile evleniyor. Bu kızın hayatına bakınca dramdan geçilmiyor ve cidden insanın içini acıtıyor hikayesi. Çok küçük yaşta annesini, daha sonra baba gibi gördüğü büyükbabasını, en sonda yıllardır hasta olan babasını kaybetti. Kardeşi falan yok. Bir tek büyükannesi var hayatta. Sun dini bütün bir Hristiyan. Sürekli incilden alıntılar yapıyor. Fırsat bulduğunda yardım adı altında BENCE misyoner faaliyetlere katılıyor…

Geçen gün yapılan açıklamada evlilik sebebiyle promosyonlara ve aktivitelere katılmayacağı açıklandı. Detaylı açıklamayı 26 Ocaktaki düğününden 2 saat önce düzenlenecek basın toplantısı ile duyaracaklarını söyledi JYPE. Wonder Girls ile ilgili resmi bir dağılma haberi yok. Grup üyelerinin bir süre solo çalışmalarına devam edeceği yönünde açıklamalar geliyor şirketten. Ama Sun’ın nişanlısı Kanadalı ve orada yaşamayı planlıyorlar. Sıradan evli kadınlar için bile evi ve işi bir arada yürütmek zorken, milyonların gözü önünde bir idol için 3 katı zor olmalı.

Peki grup dağılırsa, Sun ayrılırsa bunca emek boşa mı gidecek? Ailelerinden uzak dünyanın bir ucunda küçük bir umudun peşine takılıp gittiler bu kızlar. SunMi mesela dayanamadı ve yarı yolda bıraktı. Amerika’da ne zorlukla kendilerini kabullendirmeye çalıştılar. Bu süreçte çok acı çektiklerini düşünüyorum. Kore’de bir numaralı kız gruplarından biriyken, bir anda sıfırdan başlamak zorunda kaldılar. Hem de tamamen farklı bir düzende. Erken başlayıp, çabuk yol aldılar ve elbette yoruldular. Sun şimdi hiç sahip olamadığı aileyi kendisi kurmak istiyor. Ünlü de olsa, sıradan da olsa her genç kızın hakkı olan bir istek. Yine de benim merak ettiğim bütün bu çabalar boşa mıydı? Herşeyi bir anda geride mi bırakacak? Yoksa sadece bir ara mı verecek?

Sun Ye’nin şarkı söylemeyi bırakacağını sanmıyorum. Belki WG dağılırsa ya da o WG’den ayrılırsa bir süre sonra solo şarkıcı olarak kariyerine devam eder. Gereken bütün yetenek var kızda. Hem sesi güzel, hem kendi güzel, hem de iyi dans ediyor.

Geçen süreye bakınca bu kızların kendilerini ne kadar değiştirdiklerini, olgunlaştıklarını görüyor ve mutlu oluyorum. İngilizceyi zar zor konuşurken, teleffuzlarını bile büyük ölçüde geliştirmeleri, röportajlarda sorulara verdikleri cevaplar… Alışılmış melodiler dışına çıkmayı denemeleri. Her zaman başardılar demiyorum ama denediler. Ne diyeyim ben seviyorum bu kızları. İnşallah düşledikleri ve bu uğurda çabaladıkları yerlere gelirler.

Turkey Wants Kpop – We’ll Rock You :)

Şubat 10th, 2012

Malumunuz JYJ üyesi Jaejong 5 şubatta ülkemize teşrif etti :) Uzaktan gözlemlediğim kadarıyla ilk kez olması sebebiyle tecrübesizliğimize denk gelen minik aksaklıklar olsa da, Jaejong başarılı bir Fan Meeting düzenledi. Ülkemizden mutlu ayrıldığını düşünüyorum. Ankara’da olduğu için gidemedim şartlar el vermedi. Zaten öyle deli gibi sevdiğim, görmezsem öleceğim biri değildi. Fakat bu geliş pek çok yerde haber oldu. Türk hayranlar hakkında gurur verici yorumlar yapılmış sitelerde, forumlarda. Bu gelişin diğer Kpop starlarına, aktörlerine örnek olmasını ve yollarını açmasını diliyorum. Ankaralıları da tebrik ediyorum. (Elbette bir daha ki sefere İstanbula bekliyoruz. :) ) Burada konsolosa süperstar muamelesi yapıp, kimseyle görüştürmezlerken Ankara’da Büyükelçi ile Korefanları gayet yakın. Neyse esas meseleye gelelim Jaejong’un gelişiyle cesaretlenen Türk Kpop fanları bir video hazırlayıp Twitterda dünya çapında trend olmayı hedeflemişler. Kısa süreli de olsa gerçekleşti bu istek. Fakat bu istek ve etkinlik Twitterla sınırlı kalmamalı bence. İnternette karşımıza neyin, ne zaman çıkacağı belli olmuyor. Kendi bloglarımızda, profillerimizde vs. duyurarak daha fazla kişiye  ulaşabiliriz bence. TURKEY WANTS KPOP ( i want Gong Yoo-Ben Gong Yoo’yu istiyorum :))
Not long time a go on 5th February JYJ’s Jaejong visited our country and held a fan meeting with his Turkish fans. I couldn’t go because of various reasons and I am also not so great fan of him. But I am very glad a very famous idol visited our county. He is surprised in front of love and interest of his Turkish fans. And I believe he left with good impressions and memories. I’ve read flattered comments about Turkish fans written by other fans. Which is good because everybody knows how Kpop fans are a bit scary and jealous :) Around this time Turkish Kpop fans made a video for Twitter Trending activity. The aim was to get a place on World Wide Trending list. It succeed even for very short time. Well  Turkey Wants Kpop. We are also affected by Halyyu-Korean Wave. SPREAD THE WORD…

Wonder Girls vs Girls Generation/Queens Are Back

Kasım 14th, 2011

‘Please be my baby… Make me your lady’

Kore kız grupları arasında en sevdiğimin Wonder Girls olduğunu bir kaç kez belirmiştim. Kendimi hayran olarak tanımlamasam da seviyorum bu kızları. 2 yıldır Amerika’da bulunan Wonder Girls yeni albümlerinin tanıtımı için Kore’ye döndü. Müzikle alakam kulağıma hoş geleni dinlerimden öteye gitmediği için bu düşünceyi takip eden yorumlar yapacağım :) Hani yani ‘bilmem ne soundu’ falan gibi bir şey beklemeyin. Uyarayım da. Kore kız gruplarının şarkılarının çoğu benim için ‘la la la’ erkekler içinse ‘na na na’ dan öteye geçmeyen leblebi çekirdek kıvamında şarkılardı. Birkaç istisna var elbet ama onlar örnek teşkil etmiyor ne yazık ki.

Koreliler’in ne kadar Amerikan hayranı olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Şimdi yeni trend ünlü grupların Amerika’ya açılması. Aslında dünyadaki pek çok müzisyenin hayalidir Amerika’da çıkış yapmak orada dinlenmek. Çünkü, Amerika demek dünyaya açılan kapı demektir. Çok konuşuldu Wonder Girls hakkında. Kimse onları umursamıyor ABD’de dendi. Başarısız oldular, çuvalladırlar dendi. Halbu ki bu kızlar daha yolun çok başında. Tabii heyecanlı fan gruplarına bakarsanız Amerika’yı sallayıp geçtiklerini düşünebilirsiniz ha ha :)

Kızların promosyon dönemi olması sebebiyle pek çok röportaj veriyorlar. Büyük Tv programlarında yer alıyorlar. İlk kez dönüşleri Kore’nin diğer büyük kız gruplarından Girls Generations/So Nyuh Shi Dae ile aynı zamana denk geldi. Ayrıca Girls Generations da Amerika’da çıkış yapmak üzere hazırlanıyor. Ufukta Fan Wars Volume 1 görünüyor hazırlık olmak lazım :D Wonder Girls bu geçen sürede ne kadar olgunlaştıklarını kanıtlacasına GG ile ilgili sorulan sorulara, ‘Onlar bir boşluğu, dolduruyor biz başka bir boşluğu’ diyor. Müzik olarakta çıkış parçası olarak seçtikleri Be My Baby klasik Kpop tarzını sürdürse de ‘Me in’ farklı ve dünya çapında tutabilecek bir şarkı olabilir bence.

Yalnız şu albüm fotolarında Sohee’nin sürekli ortada olmasının nedenini çözemedim. Üstelik elini ağzına götürdüğü fotolarda seksi bile değil. Komik olmuş. WG en sevmediğim üyesi. O tombul yanakları, çocuksu ifadesi ile orta yaş üstü erkek hayranların beğenisine hitap ettiğini biliyoruz. Bunu korkunç bulduğumu da ifade etmek isterim.

‘Hey, beautiful boy, let me love you righ now!’

Klas olmakla, ucuz olmak, seksi olmakla, basit olmak arasına ince bir fark var bence. Wonder Girls ve Girls Generations alımlı ve seksi kızlar. Ama misal Hyuna kısa metrajlı p…n..o çekmiş gibiydi ‘Bubble Pop’ klibinde. Wonder Girls bu albümde Beyonce’nin koreografı ile çalışmış. Yine Kpopta alışmadık bir durum olarak Yenny ve Yubin’in şarkılarda katkısı var. G.N.O Yenny’nin Rihanna’dan LFMO gibi Amerikan gruplarından esinlerek yazdığı bir şarkı. Çok eğlenceli. Tam ‘Girl Power’ mesajı veriyor.

‘Girls’ night out gonna burn this house tonight’

… We just came to dance, we dance, we dance

Girls Generations Ted Riley ile çalışıyor, İngilizce şarkıları için. Twitter hesabında Wonder Girls’e laf atan ünlü prodüktör WG hayranlarının tepkisiyle karşılaştı . Fakat kızlar ‘Bizi tanıyor olması bile önemli’ diyerek bu olayı zekice geçiştirmeyi başardı. Girls Generaitons ne yapacak bekleyip göreceğiz. Ama dil çok önemli bir faktör ve 9 kızdan sadece 2 tanesi akıcı şekilde İngilizce konuşabiliyor. WG’nin 2.5 yıldır attığı bir temel var ortada. Bakalım Amerikan piyasasında kim tutunabilecek. SM Entertainment’ın altın yumurtlayan tavuğu Girls Generations mı? Yoksa JYPE’nin en büyük kozu Wonder Girls mü?

‘I know life is a mystery, I’m gonna make history…

 I‘m taking it from the start’

 

Aslında bu iki grup hakkında daha çok şey söylemek isterdim ama okuduğum röportajlar hep çok uzun ve dediğim gibi çok fazla müzik bilgim yok. Özetle Wonder Girlsün yeni albümünü beğendim. GG ise güzel kızlar diyorum, iyi şanslar diliyorum :)

DBSK/JYJ Giden mi yoksa kalan mı terkeden?

Ağustos 15th, 2011

.

JaeJoong, Junsu, YunHo, YuChun, Chang Min… Dong Bang Shin Ki... İsimleri bile iddialı: Doğunun Yükselen Tanrıları Kore’nin en büyük yapım şirketlerinden SM Entertainment’ın gruplarından biri. Hayranları kendilerine ‘Cassiopeia’ diyor. Bu adı 4 mevsim boyunca Kore’den görülebilen Kuzey takım yıldızından alıyorlar. Hatta 2008’de dünyadaki en büyük fan club olarak Guiness Rekorlar kitabına girdiler.

DBSK’nın Asya’nın hatta dünyanın dört bir yanından hayranları var. Ben çok geç keşfettim bu grubu. Tam dağılma dedikoduları çıktığı dönemde. Önce ergen kızların hayran olduğu sıradan gruplardan sandım. Sonra bakınca 5’nin de ayrı ayrı yetenekli olduğunu gördüm ve şaşırdım. Neden mi şaşırdım? Bilenler bilir, bu tarz gruplarda bütün üyeler iyi şarkı söyleyemez. Bazıları sadece güzel yüzleri, (Bknz. Girls Generation kızları) kaslı vücutları için oradadır, (Bknz. Super Junior Shiwon :) ) bazılar iyi dans eder, bir kısmı da gerçekten güzel sesli ve şarkı söyleyebilen üyelerden oluşur ki; bu üyeler azınlıktadır. Bu çocuklarının 5 ininde ses rengi farklı ve beşi de şarkı söyleyebiliyor, beşi de dans  edebiliyor.

2009 Yılıda DBSK’nın üç üyesi, Jejong, Yoonchu, ve Junsu bağlı oldukları SME şirketiyle anlaşmazlığa düştüler. 13 yıllık bir sözleşme imzalamak zorunda kalan üyeler, sözleşme maddelerini adaletsiz olduğunu ve kazandıkları paranın çok, çok az miktarının ellerine geçiğini söyleyerek, bu sözleşmeyi fesh etmek istediler. 13 yıl ne demek? Bütün bir gençliğin demek. Hayatının çok önemli bir bölümü demek. En verimli çağların demek. Bu esnada yorgunluktan, aşırı stresten sağlığının bozulmayacağının, depresyona girmeyeceğinin de garantisi yok tabii. Sonra ne oldu? Elbette şirket altın yumurtlayan tavuklarını kaybetmek istemedi. Buna rağmen talepleri kabul edilmemiş olacak ki; 3 üye şirketten ayrılıp dava açtılar. Sonra şirkette karşı dava açtı. Bu noktadan itibaren JYJ olarak yollarına devam etmek isteyen üçlü, akıl almayan engellerle karşılaştı. Ehh güç odaklarını kızdırırsan olacağı budur. Büyük biraderin gazabını üzerine çekmek istemeyen TV kanalları üçlüyü hayranlardan gelen yoğun talebe, reyting garantisine rağmen ekrana çıkar(a)madı.

Şirketin diğer sanatçıları can siparhane savundular şirketlerini. Başta Super Junior olmak üzere, şirketin hemen, hemen bütün sanatçıları ‘Kölelik Sözleşmesi’ gibi bir durum olmadığını söyledi. Söylentileri sonuna kadar inkâr etti. Doğrudur belki her bir grubun kendine özel şartları, istisnaları vardır.

Buradan sonra gelişen süreci olan biteni zaten herkes biliyor. Ben daha farklı bir bakış açısı getirmek istiyorum. DBSK Asya’da hatırı sayılır bir üne sahip. Özelikle Japonya’da hatırlarsanız geçenlerde KARA da JYJ’ye benzer bir çıkış yapmış, ama olay fazla uzamadan tatlıya bağlanmıştı. Bu iki grubun ortak özellikleri ne sizce? Her iki grubunda Japonya’da çok başarılı olmaları. Özellikle Jejongun, Japonya’nın ünlü sanatçılarından Yamapi ile yakın olduğu biliniyor. Daha iyisi olabileceğini gördüler. Hak ettiklerinin, ‘değerlerinin’ çok daha fazla olduğunu gördüler. Yani çikolatanın tadını aldıktan sonra artık kakao ile yetinmeleri çok güçtü bence.

DBSK değil de TVXQ Adını koruyarak, SME’den yeni albüm çıkaran HoMin…

Yola beraber çıkan bu beş gencin aralarına engeller konuyor. Birbirlerinden gün geçtikçe uzaklaşıyorlar. Biliyorsunuz Kpop endüstrisin çarkları oldukça sivri dişli ve tutunabilmek için epey çaba harcamak gerekiyor. Yeri geliyor ailelerini göremiyor ‘trainee’ler ve birbirlerine aile oluyor. O yüzden SME Family (aile) titrini kullanıyor, bütünlükten bahsederken. Çıkış yapmadan önce bir de eğitim sürecinden geçiyorlar. Bu süre ile birlikte 8-9 yıllık bir beraberliğin ardından, o günleri hiç yaşamamış gibi olmak acı verici olmalı.

Artık dünya rekorlar kitabına giren hayranlar ikiye bölünmüş durumda. Birileri hala umutla DBSK’nın bir bütün olarak dönüşünü beklerken hem HoMi’ni hem JYJ yi destekliyor. Bir kısmıda kendi favori üyelerinin kaldığı tarafda yer alıyor. Bu süreçte birbirlerine doğrudan ve dolaylı çok mesaj gitti aslında. Şarkı sözleri bile fazlasıyla manidar. Sarangi çevirmenlerinden sevgili Tukyu facebook profilinde şu cümleyi paylaşmış. Ben yanlarına Türkçe anlamlarını da yazdım.

Gözüme takıldı. JYJ – Ayy Girl de: “Living life like there’s no damn rules”, (hayatı kahrolası kurallar yokmuş gibi yaşa) HoMin’in Why şarkısında ise: “Keep your head down” (başını eğ, mütevazı ol -bence – itaat et) yazıyor :D 3ü isyan etmiş kurallara meydan okuyor 2si ise başlarını eğiyor… :P

SME’nin etkisinde olan HoMin’e bu ayrılık hakkında düşünceleri sorulunca önce JYJ’nin anlaşmalı olduğu kozmetik şirketi yüzünden böyle bir dava olduğu, kendilerinin olup bitenden haberleri olmadığını, öğrenince çok şaşırdıklarını söylediler. Şimdilerde ise çok genç yaşta, çok büyük bir başarı-ün elde ettiklerini ve arkadaşlarının üzerinde bunun baskıya neden olduğu gibi sözler söylüyorlar. Kısaca ‘zayıf karakterli’ ‘şöhreti kaldıramadı’ göndermesi yapıyorlar.

Bunların ikilinin samimi duygularını olduğuna inanmıyorum elbette. Okuduğum röportajlarda her ne kadar mağdur olan taraf JYJ olsa da, kırgın olanın HoMin olduğunu hissediyorum. Onlar da huzursuz, onlar da eksik hissediyor arkadaşları olmadan. Ne yazık ki bunu direk ifade edebilecek kadar özgür değiller.

Albüm isimleri bile manidar demiştim. ‘onların odaları’ Siz-biz-onlar olmaları ne yazık :(

JYJ den kimsenin onları aramadığını arasalar bile, numaraları değiştirdikleri için, tanımadıkları numaralardan gelen çağrılara cevap vermedikleri söylemiş YunHo bir röportajında. Kendi kişisel duyguları sorulduğunda,onlara en başlarda çok  kırıldığını,üzüldüğünü lider olarak daha fazla sorumluluk hissettiğini, ama kin beslemediğini, iyi olmalarını dilediğini;

JYJ’ye vermek istediği bir mesaj olup, olmadığı sorulduğunda; ulaşamayacak kadar uzağa gittiklerini ama; şirketle sorunlarını çözüp bir an evvel geri gelmelerini söylüyor. Aslında her iki taraf da (üyeler bazında) yeniden birleşmeye sıcak bakıyor.

I just want them to hurry up and come back to TVXQ. Under the name of music, everything was great, but further promotions created a difference in values. Those values are personal problems, and I don’t want to go into anything long-winded on that.  I just want them to be healthy The only thing I can ask is for them to come back.  The three have crossed the line and have gone too far for us to catch them.  I just want them to solve the dispute with our company, and hurry up and come back. It was difficult. It hurt. I felt a sense of resentment against people. As opposed to hate, I was hurt.  But I just accepted it all.  Honestly, I didn’t have the time to harbor hate against anyone.

Aslında mevzu çok uzun ama Jusun, Jejong ve Yoochun bence bir ilke imza attılar Korede. Kendileri daha fazla kullandırmayıp, haklarını aradılar, arıyorlar. Ben hiç bir zaman ‘die hard fan’ yani bir deli bir hayran olmadım. Hatta hiç hayran olmadım. Ama sevdim bu çocukları. Açıkçası, müzikleri, umurumda değil ayrılmalarına üzülmemin tek sebebi; arkadaşlıklarının ciddi bir darbe almış olması. Bu çocuklar birbirlerini özlüyorlar yahuu :) Geçenlerde JeaJong, Changmin ve YunHoyu özlediğine dair bir Tweet atmıştı. Canıımm, yazık dedim. Birbirlerinden ayrı düşmeleri çok üzüyor beni. Günler ne getirir, 5 kişilik bir grup olarak geri dönerler mi bilmem? Ama umarım arkadaşlıkarını kurtarıp, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını geride bırakırlar. Son olarak bence hiç biriniz başınızı eğmeyin. Dik tutun. Koyun değilsiniz, kimsenin sizi gütmesine izin vermeyin.

FİGHTİNG BOYS :D

Bu arada yazılanlar tamamen kendi düşüncelerimdir. Sadece beni bağlar. Belirteyim de bir yanlış anlaşılma olmasın.

Miss A-JYP Sisters

Ekim 3rd, 2010

JYP’nin Wonder Girlsden sonra yeni kız grubu olan Miss. A iyi bir çıkış yakaladı. Seksi-sevimli kız imajından nasiplerin alan Miss A. eğlenceli parçalarıyla kısa sürede pek çok hayran kazandı. Yalnız ilk klipte göreceksiniz kızların bacakları kafalarına değiyor resmen. O nasıl bir esnekli yarabbim :) Miss. A. diğer Kpop idollerinden farklı kılan bir özellikleri daha var ki grubun 2 üyesinin Çin kökenli olması. Fazla detaylı bilgim yok bu kızlar hakkında ama şarkıları eğlenceli. Buyurun izleyin.