City Hunter – Lee Min Ho Şahane Gerisi Bahane :)

Ağustos 24th, 2011

Bu yazımı sadık takipçilerimden ve tanıdığım en  büyük Lee Min Ho hayranı olan Harang-Besra’ya adıyorum :)

Image and video hosting by TinyPic

Bir aktör düşünün gözünüzün önünde büyüyor. Hem oyuncu olarak hem de genç bir erkek olarak. Boys Before Flowers’dan bugüne Min Ho kendini o kadar geliştirdi ki; her dizisinde bir basamak yukarı çıkıyor. Hiç gerilemiyor, hep daha iyi iş çıkarıyor oyuncu olarak.

City Hunter pek çok Kore dizisinde olduğu gibi Japonca bir mangadan uyarlanmış. Mangaka Tsukasa Hojo uzun bir süre dizi tekliflerini reddetmiş çünkü eserinin ekrana olabildiğince mükemmel yansımasını istiyormuş. Muhakkak istediği meblağda yüksek olduğundan,Japonlar bu talebi karşılayamamıştır. Bunlar benim kişisel fikirlerim elbette. Yazarın dizi çekimine izin vermesinde Lee Min Ho şekerinin payı da büyük deniliyor :)

City Huner yani Şehir Avcısı kendi halinde görünen bir dedektifin büyük şehirde suçla mücadelesini anlatıyor. Kendisi son derece çapkın,kadınların gözdesi olan Yoon Sung yıllar önce annesinden koparılmış, bir süre Taylandda yaşamış ve babasının en yakın arkadaşı, ilk gençlik yıllarında baba bildiği adam tarafından yetiştirilmiş. Gerçek babası ve 5 asker arkadaşı taşıdıkları önemli sır yüzünden öldürülmüş. Net hatırlamıyorum… Neyse Yoon Sung yıllar sonra Kore’ye geçmişin intikamını almak için dönüyor.

Bir dizide Lee Min Ho olur da duş sahnesi olmaz mı? Olamaz mıııı olabilirrr ha ha :))

Başkanlık ofisinde göreve başlayan Yoo Sung burada Kim Na Na ile yakınlaşıyor. Aslında Min Ho olmasaydı pek de izlemeye değer bulacağım bir dizi olmazdı City Hunter. O yüzden olay örgüsünü detaylandırmak istemiyorum. Ben en iyis bolca resim koyayım :)

Kim Na Na annesini bir trafik kazasında kaybetmiş. Aynı kazada babası komaya girmiş ve yıllardır hastanede olana babasının bir ümit uyanmasını bekliyor. Part-time işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalışıyor. Lee Yoo Sung ile de bu şekilde karşılaşıyorlar. Klasik ‘aşk tesadüfleri sever’ :P durumu. Bu oyuncuyu ilk kez bir ödül töreninde görmüş ve kocaman gülümsemesi ile çok güzel olduğunu düşünmüştüm. Sonra SSK Skandal dizisinde izledim. Bu güzeller, güzeli kızı erkek olarak görmek saçmaydı. Neyse son gelişmelerden haberiniz vardır. Kendisi bu dizide beraber rol aldığı biricik Lee Min Ho’muzla berabermiş. Bence sakıncası yok :D Kız tatlı, yetenekli de. Abuk, sabuk biri ile olacağına bu kızla olsun Lee Min Ho. Bu arada kendisi her daim ilk üçümdedir ;)

Bu sahnelerde gerçeklik payı olabileceği kimin aklına gelirdi :)

Yani izleyin bu diziyi anlatmayacağım daha fazla. Olay sadece ikisi arasında geçmiyor ama son gelişmelerin ışığında düzgün bir tanıtım yazısı yazamadım üzgünüm. Eh sizde mazur görün canım. Sevinmiş olabilirim ama şaşırmadığım anlamına gelmez :D Bu arada kuzum eline silah hiç yakışmıyor belirteyim istedim.

2010 Drama Awards

Ocak 14th, 2011

2010 geride bıraktığımız şu günlerde yılın son günü yapılan farklı kanalların, farklı dizi-tv ödüllerinin yankıları azalsa da sürüyor. Birazcık gecikmeyle de olsa bir göz atalım dedim :) Hem de azıcık kızsal-kokoş yanımı ortaya çıkarayım istedim :) MBC ile başlayalım Kazananların listesi burada tıklayınız :) Herkesi sığdırması güç, o yüzden ben en sevdiklerimle başlayacağım.

Gong Hyo Jin: Pasta dizisi ile tanıyıp sevdim ben bu şeker kızı. Benim Gong’umla da iyi arkadaş oluşu daha da ısınmamı sağladı kendisine. Kimse onun kadar güzel ‘Şeeepp’ diyemez :) Top Exelence (mükemmellik ödülü gibi bir şey) Actress ve izleyicinin seçimi ile Lee Seon Gyun ile beraber en iyi çift ödülünü aldı. Ama bu kıyafet olmamış sanki. Tamam çok şekersin ama daha yetişkin gibi giyinsen olmaz mıydı? Fransız mürebbiyelere benzemiş böyle ya da ‘İngiliz Hastada’ki hemşirelere. :) Yine de seviyoruz kendisini.

Image and video hosting by TinyPic

Lee Seon Kyun: Acuşiii ne diyebilirim ki? Hoşsun,  şıksın. Seviyoruz seni Saranghe oppa :)

Image and video hosting by TinyPic

Jung So Min: Bad Guy’ın şımarık prensesi, Playful Kiss’in sırnaşık aşığı, yeni gelini :) Umut vaad eden genç aktristlerden. Ödül alamadı bu sene olsun daha yolun başında. Kıyafeti hoş ama ne bileyim yaşı daha çok genç ağır gibi geldi bana. Gümüş renk çok yakışmış, taşlarda hava katmış. Devam diyorum :D

Image and video hosting by TinyPic

Veee Lee Min Hoo:Execelence Award aldı o da. KBS ödül töreninde de katılmış onu da göstereceğim :) Maşşallah canım sana. Düşmedin de kırmızı halıda bu sefer :D Nazar değmesinnn diyorum. Mükemmelsin başka sözüm yok :)

Image and video hosting by TinyPic

Gelelim KBS Ödül Töreninine ödüllerini tamamı için tıklayın.

Jang Gun Seok: Aman tanrım gözlerime inanamıyorum. Onca ‘deneysel’ giysiden sonra tam bir beyefendi gibi görünüyor bu kıyafetin içinde. Büyüdün mü canım sen? Düzgün giyinmeye mi karar verdin? Valla 10 üzerinden 9 veriyorum 1 puan kırdım nazar boncuğu olsun diye :) Hallyu star saç modasına uymadığın için de seni ayrıca tebrik ediyorum :)

Image and video hosting by TinyPic

Moon Geun Young: Ne kadar güzel, ne kadar zarif ve ne kadar sade bir genç bayan. Çok güzel görünüyor Moon Geun beyazlar içinde. Tam bir prenses. Ancak boynu biraz fazla sade kalmış. Bir kolye, bir küpe kombinasyonu yapsaydı hem kıyafetini tamamlardı hem de daha şık görünürdü. Popularity Award ve Jang Geun ile beraber en iyi çift ödülünü aldılar. Ben canlı izledim KBS World’de töreni. Ödül alırken ağladı ama alt yazı yoktu ne dediğini anlamadım.

Image and video hosting by TinyPicYeniden Lee Min Hoo daha spor bir tarzla karşımızda. O kalp figürü sanırım ceketin içindeki. Bir de o dar pantalonlar olmasa. Ahhh olmasa!

Image and video hosting by TinyPic

Lee Da Hae kızım sen zaten güzeldin. Yazık ettin kendine bence estetik ameliyat olmakla. Elbise çok iddialı ama bizim mankenler olsa içine o ten rengi astarı giymezlerdi :) Sen yine ‘edepli’ çıktın :) Peki bu elbiseye o saç ne? Sanki temizlik yaparken ya da ders çalışırken bunaltmasın diye tepeden şöyle bir toplamış gibi. O ayakkabılar ne? Tırnaklara söyleyecek laf bile bulamıyorum. Kötü çok kötü.

Image and video hosting by TinyPic

Kim So Eun: Boys Before Flowersda Kim Bum ile şahane bir ikili olmuşlardı. O gün bugündür bekliyorum ikisi yeniden bir dizide yer alsa diye. Kıyafeti biraz daha uzun olsaymış daha güzel olacakmış. Saçları da hoş, ayakkabıları da ama bu giysi ile sanki arkadaşının kına gecesine ya da plaja gidiyor gibi görünüyor :)

Image and video hosting by TinyPic

Bu yazı epey uzun oldu. SBS ödül törenini de ayrı bir postta yorumlayacağım.Takipte kalın :)

Lee Min Ho ile bir fincan kahve :D

Aralık 11th, 2010

Bu soğuk günlerde içimizi ısıtsın diye, Lee Min Ho’nun elinden bir fincan kahve içmeye ne dersiniz? Evet mi? O halde, buyurun buradan yakın, pardon için :D

Personal Taste- Lee Min Hoo Şekeri :)

Haziran 15th, 2010

Image and video hosting by TinyPic

Bu resmi gördükten sonra Spoiler uyarısına gerek var mı? Yok bence. Baştan sona Spoiler vereceğim. Sonra gelip de bana ‘ayy izlemiş kadar oldum’ ‘ah ne güzel tamamını anlatmışsın’ gibi şeyler söylemeyin. Döverim :D Öyle de şiddet eğilimliyimdir :D :D Dizinin konusunu burada anlatmıştım kısaca. Tekrar etmiyorum. Hazır mısınız? Başlıyorum :)

Eğer tek bir cümle ile  özetlemek gerekirse Personal Taste tam bir kız dizisi. Bu cümleden erkeklerin izleyemeyeceği veya keyif almayacakları sonucu çıkmasın. Ama genele vurursak daha çok kadınlara hitap ediyor diye düşünüyorum. Herşeyden önce Lee Min Hoo sadece güzel bir surat değil yetenekli bir genç aktör olduğunu kanıtladı bu dizi ile. Büyümüş benim çocuğum :D Son Ye Jini ilk kez izliyorum ama, abartısız mimikleri, yalın oyunculuğunu çok beğendim. Min Hoo ile kimyası da müthişti. İkisini beraber farklı projelerde görmek istiyor pek çok hayran.

Diziyi hiç bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Par Gae İn, San Go Je adı verilen babasının inşa ettiği bir evde yaşıyordur. Ev mimari açıdan örnek teşkil ediyor ama yıllarca kimse içeriye girmemiş. Sadece dışarıdan görünen kadarını biliyorlar. Gae İn son derece iyi niyetli ama bir o kadar sarsak ve pasaklı. Sadece işinde çok titiz. En yakın arkadaşı ona ihanet edip, erkek arkadaşını elinden alıyor. Son ana kadar da Ka İn’in bundan haberi olmuyor. Düğün günü damadın kendi sevgilisi olduğunu gördüğünde; Kim In Hee’den duyduğu tek sözcük ‘üzgünüm’ Ama diyor Gae In ‘Bu ancak birinin ayağına bastığında söyleyebileceğin bir şey’ Böylelikle dizinin kötü kadını ve adamı kim öğrenmiş oluyoruz :)

Jin Hoo ile ilk karşılaşmaları ise tabiiki hoş olmaz kural bu bozulamaz. İllaki tatsız başlangıç yapacak çiftler. Bir dizi yanlış anlama sonucu Jin Ho’nun gay olduğuna inanıyor ve onu ev arkadaşı olarak alıyor. Dahası iş arkadaşını da sevgilisi zannediyorlar ve komedi başlıyor. Jin Hoo’dan daha kurnaz olan arkadaşı bu oyunu abartılı gay tavırlarıyla sürdürüyor. Biraz fazla karikatürize edilmiş gibi geldi bana yine de komik :) Yong Ra’nın (Ka in’in diğer en yakın arkadaşı) unni, unni diye peşinde koşması çok şirin.

Aslında klişelerle ilerleyen bir dizi ama oyuncuların, romantizmin seyrine kapılıp fazla da kurcalamıyorsunuz bu neden böyle diye. In Hee, Ji Hoo ya sonuna kadar asılıyor ama kesinlikle yüz bulamıyor. Neredeyse ya benimsin ya toprağın diyecek kaltak :D Kişi kendinden bilirmiş işi mantığıyla, kendi art niyetini, sevgisizliğini Ka İn’e yüklüyor. Sürekli iyiliğini sorguluyor bu kadarı da olamaz diye.

In Hee ne kadar itici ve sevimsizse. Patronu Choi Don Bin o kadar asil ve beyefendi bir adam. Kendisi de ‘özel’ biri ama o kadar zarif ki. Eğer sözlükte asaletin bir isim karşılığı olsaydı, kesinlikle Don Bin olurdu. Sevgisine karşılık bulamadığında bile çirkinleşmeyen, elindeki gücü en adil şekilde kullanan sağduyusu yüksek bir insan. O kadar hüzünlü bakıyor ki, empati kuramayan varsa bile hüznünü, hayal kırıklığını kalbinde hissediyor.

Jin Ho ve Ka In’inin birbirlerine aşık olmaları çok uzun sürmüyor. Bunun öncesinde Ka İn’in eski sevgilisi Chang Ryul’dan intikam alması için Ka İn’e yardım ediyor Jin Hoo ama bu sırada kendisi de kıza karşı bir şeyler hissetmeye başlıyor. Kıskanıyor Chang Ryuldan. Anlaşmalarına göre, Jin Hoo ‘Game over’ (oyun bitti dediğinde) herşey biter diyor Ka İn.

Veeeee Oyun bitti :D

Bizi fazla sürüncemede bırakmadan bir-iki bölüm içinde çiftimizi kavuşturuyorlar. O kadar tatlılar ki bir aradayken. Romantizmi, aşkı, şefkati hatta şehveti çok doğal ve inanılmaz bir güzellikte yansıtıyorlar izleyiciye. Dahası Kore dizilerinde alışık olmadığımız dudak değdirip çekmeden öteye giden gerçek bir öpüşme sahnesi ile seyirciyi mest ediyorlar. Tabii Pembe dizilerle büyümüş bir neslin çocuğu olarak beni pek tatmin etmedi bu öpüşme sahnesi ama Kore dizilerini baz alırsak, Coffee Prince’den sonraki en iyi öpüşme sahnesi diyebilirim. La Fea Mas Bellada Fernando ve Lety kadar tutkulu değildi :D ama olsun.

Çok da güzel bakarmış :)

Yine Kore dizilerinde alışık olmadığımız şekilde Ka İn kendi fiziksel arzularının farkında bir kadın karakter. Kadını çizgi fim kahramanı şeker kız candy modunda göstermeyen ender dizilerden Personal Taste. Yani Jin Hoo ne kadar istiyorsa Ka İn’i, Ka İn de o kadar istiyor ama cesaret edemiyor. Sizi resme boğmak istiyorum :)

Gum Jan Di yi canlandıran Goo Hye Sun ve Lee Min Hoo arasındaki kimya hayranlar tarafından çok benimsenmiş olmalı ki bir kısmı Son Ye Jin yerine onu görmek istediklerini söylüyordu forumlarda, bloglarda. BOF gençlik dizisi olması sebebiyle bu kadar dolu, dolu romantizm görememiştik. Hatta tek gerçek öpüşme sahnesi olması gerekenden daha tutkulu diye kesilmiş. Lee Min Hoo’nun dönüş projesi olan Personal Taste reytinglerde %20 yi aşamasa da kendi izleyici kitlesini oluşturmayı başaran bir yapım. Oyuncuların her biri çok başarılı performans sergilemişler. Dizi de Min Hoo’nun giydiği pantolanların kısalığından şikayet eden çok kişi vardı ama Chang Ryul karakterinin giyim tarzı daha vahimdi bence. Modaymış kısa paça pantolanlar Korede :) Kim Ji Suk da dizi biter bitmez askere gitti. Çok şekermiş aslında, dizide anlamadık.

Bu arada bakın, bakın ‘Kim’ var burada :)

Dizi daha önce Ju Jin Hoon ve Yoon Eun Hee  projesi olarak  planlanmış fakat daha sonra iptal olmuş. Bu yüzen Yoon Eun Hee konuk oyuncu olmayı kabul etmiş. Jin Hoo’nun eski sevgilisi rolünde görüyoruz kendisini :)

Son olarak izlemeniz gereken bir dizi diyorum. Romantik, sevimli ne bileyim sadece Lee Mi Hoo için bile izlemeye değer. Hani Aktörlerin üstsüz sahneleri için fan servis derler ya; bence Ka İn ve Jin Hoo’nun romantik sahneleri fan servis diyerek, sizi güzel çiftimizin fotoğraflarıyla baş başa bırakıyor ve huzurlarınızdan çekiliyorum :)


Özel istek üzerine :) DİKKAT +18

Nisan 11th, 2010

Google arama sonuçlarından bloguma gelen bir kişi ‘Lee Min Hoo’nun çıplak fotoğrafları’ şeklinde arama yapmış ve beni bulmuş. :) İlk aramasında kendisine istediğini verememenin üzüntüsü içinde hemen Personal Taste’den resim çekip, bloguma koymayı bir görev edindim. Buyurun :) Devamı için tık tık :)

Kızlar yaşadık Lee Min Hoo dönüyor :)

Mart 12th, 2010

Boyuna, posuna, kaşına, gözüne bin maşallah dediğimiz çocuk LEE MİN HOO yepyeni dizisi ile ekranlara dönüyor. Ben alıntı yapmayı sevmem biliyorsunuz çok sıkılmadıkça, kendim eklerim tanıtımları. Ya da çevirim. Yani neymiş Kopyala-yapıştır yapmıyormuşuz. Özgün oluyormuşuz. Gereken mesajı da verdikten sonra hemen başlayalım. Dizinin konusu şöyle: Bir kız var her genç kızın hayali olan Amerikan dizilerinden fırlamış bir gay en yakın arkadaş özlemi duymakta. :) Erkeklerle sorunu var besbelli. Lee Min Hoo da ev işlerinde becerikli, titiz ve kadın ruhundan anlayan bir karakteri canlandırıyor. Böyle erkekler normalde var olmadığı için de eşcinsel yakıştırması yiyor. Kızla aynı evi paylaşabilmek için bu oyunu bozmuyor. Biraz bizim Evdeki Yabancı dizisine benziyor ama çook daha güzel olacağına eminim. Bu arada bayan başrol oyuncusu yine Lee Min Hoo dan büyük. Nedir bu kadınların genç, erkeklerin olgun görünme olayı. :) Şimdilik bu kadar. Kısa kestim değil mi? ha ha ha. Dizinin tanıtım videosu çıktı. Gösterim tarihi 31 Mart 2010 olarak belirlendi.

Lee Min Hoo bana da bir çörek ver N’OLUR :P

Ekim 16th, 2009

Photobucket

Boyuna posuna, gülüşüne 41 kere maşallah dediğimiz güzel çocuk. Güney Kore de Dunkin Donutsun yüzü. En son reklamında biraz toplamış mı ne? Yavrularım Boys Before Flowersa helak oldular zaten.  :)  Kızlara göz ziyafeti çekeceğiz, reyting tavan yapacak diye iki de bir gömleksiz t.shirtüz bıraktıları Gu Jun Pyoo u o çocuk iyi zatürre olmadı kış ortasında :)) Neyse yeni reklam filmi burada. Afiyet olsun :P

Lee Min Hoo/ Gülünce Gözlerinin İçi Gülen Çocuk

Nisan 6th, 2009

PhotobucketImage and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Güney Kore’den bir türlü vazgeçememin sebeplerinden biri de bu genç ve yakışıklı aktörler : ) Le Min Hoo yu Boys Before Flowers dizisi ile tanıdım. Bu yakışıklı çocuk aynı zamanda modellik yapıyorumuş ve BFF den sonra fiyatını ikiye katlamış. En büyük çıkışı bu dizi ile yaptı ama eminimki gelecekte çok daha başarılı olacak. Bunun bir kanıtı olarak  45. geleneksel Bangsak  ödül töreninde TV dalında en iyi erkek oyuncu seçildi. Çok  yakışıklı ve çok değişik bir havası var.  Dizi devam ederken bir kozmetik firmasının yüzü oldu. Ayrıca Levis Kore’nin katalog çekimlerinde yer aldı. Kişisel web sitesi yoğun ilgiden dolayı çökmüş ve ajansı yeni bir tane açmak zorunda kalmış. Hakkında biyografik kısa bir bilgi ve röportajını koyuyorum Türkçe ve İngilizce, Türkçe çeviriyi ben yapmadım vaktim yoktu üzgünüm.

Meslek : Aktör

Doğum Tarihi : 2 Temmuz 1987

Boy : 1.87 cm

Kan Grubu: A

Diziler :
Boys Before Flowers as Go Jun Pyo (KBS2, 2008) (Production)
But I Don’t Know too (나도 모르지만) as Min Wook Gi (MBC, 2008)
I’m Sam as Heo Mo Se (KBS2, 2007)
Mackerel Run (달려라 고등어) as Cha Gong Chan (SBS, 2007)
Secret Campus (비밀의 교정) as Park Doo Hyun (EBS, 2006)
Love Hymn (MBC, 2005)

Filmleri :
Our School E.T (2008)
Public Enemy Returns (2008)
Humming (2007)
Arang (2006)
Ghost Lives (2004)
Repechage (1997)

ISplus (IS): Paeksang Sant ödüllerinde kırmızı halıda düşüşün sıcak bir konuydu.

Lee Min Ho (LMH):Çok utandım ve mahcup oldum. Bununla birlikte, hayranlarım beni içtenlikle alkışlıyorlardı. Hayranlarıma sevgimi onaylamak istemiştim.

IS: Hayatındaki ilken nedir?

LMH: “Vazgeçen kimse zafer elde edemez”.
Başaramazsan bile, hiçbir zaman vazgeçmemek gerektiğini düşünüyorum.

IS: Hayatında dayanılması zor kritik bir dönemin oldu mu?

LMH: 2006′da geçirdiğim trafik kazası.6 ay boyunca hastanede kaldım ve eğer artık oyunculuk yapamazsam ne yapacağım hakkında çok endişe ettim. Başlangıçta tekrar yürüyemeyeceğimi düşündüğümde yıkılmıştım.

IS: Aşırı stresli olunca kullandığın yöntem nedir?

LMH: Sadece uyurum. Eğer uyandığım zaman hala stresli hissediyorsam, stresim geçene kadar uyumaya giderim. Geçmişte tam olarak 24 saat uyuduğum zaman olmuştu.

IS: Hangi olumsuz yorum sende en büyük izi bıraktı?

LMH: Bu bir internet yorumu değildi; radyo (tv)da kasten söylenmiş bir düşünceydi. Gag konser(birliği) karakteri Wang Bi Ho ” Lee Min Ho,Boys Before Flowers bitince ne yapacak(olumsuz anlamda:hangi cehenneme gidecek?)” dediği zaman ,göğsümde bir soğukluk hissettim.

IS: Kadınlara baktığın zaman en önemli değerlendirmen nedir?

LMH: Onun genel tarzı ve bakış açısı en önemlisi. Güzel olmasa bile, kalbim, o bana geldiğinde güçlü bir duyguyla çekilebilir.

IS: İlk olarak kiminle, ne zaman, nerede öpüştün?

LMH: Lise 1.sınıfta kız arkadaşımın evinin önünde.

IS: Yaklaşık olarak son sevgilinle ne zaman çıktın? Ne kadar zaman önceydi, kaç yaşındaydın ve onun mesleği neydi?

LMH: 20 yaşındayken bir üniversite öğrencisiyle çıktığımdan beri kız arkadaşım olmadı.

IS: Eğer bir sevgilin olsaydı, ona hitap etmek istediğin sevimli lakap nedir?

LMH: Onun tarzından farklı bir şey olurdu.

IS: .Bir süre önce internette yayınlanan bazı bayan arkadaşlarınla olan resimlerin şaşırtıcı olmalı

LMH: Biraz çileden çıkarıcıydı. Onlar beni inciten fotoğraflar. Onlar benim kız arkadaşım olmadığı halde, insanlar bunu yanlış yorumladılar. Ortalıkta dolaşan kötü niyetli dedikodulardan dolayı fotoğraftaki diğer insanlara karşı kendimi çok üzgün hissettim.

IS: Boys Before Flowers’ın Goo Jun Pyo’su gibi ailen evliliğine karşı çıksa ne yapardın?

LMH: Onunla kaçmak isterdim. Eğer evlenmek için kaçmak gerekse, onunla evlenmek isterdim.

IS: Hangi kadın oyuncuyla başrolü paylaşmak istersin?

LMH: İdeal tipim Song Hye Kyo sunbae’yle çalışmak hoşuma gider. Bununla birlikte o çok zarif ve klasik bir tarzı var, karizması çok güçlü ve oyunculuk yeteneği çok iyi. Eğer birlikte oynarsak, ondan çok şey öğreneceğimi düşünüyorum. Ama muhtemelen heyecandan titrerdim.

IS: en fazla tanışmak istediğin kişi kim?

LMH: . Hollywood aktörü Edward Norton’la tanışmak isterim. Çok etkileyici bir karizmasının olması yanında etrafa olumlu bir titreşim yayıyor. Eğer onunla tanışırsam,”öğretmenim olmasını” rica ederdim. İlk önce, sanırım, gayretle İngilizce öğrenmeye ihtiyacım var.

IS: En sevdiğin sporcu kim?

LMH: Manchester United’lı Cristiano Ronaldo. Olağanüstü bir yeteneği ver, ayrıca çok da yakışıklı. Ben de ilkokuldayken bir futbolcu olmayı hayal etmiştim. Eğer futbol oynamaya devam edebilseydim, belki Cristiano Ronaldo gibi bir futbolcu olabilirdim.

IS: Ne tür yemeklerden hoşlanırsın ve iyi pişirebildiğin bir şeyler var mı?

LMH: Bütün yemekleri severim ve bütün yemekleri pişirmede iyiyimdir. Pişirme yöntemi? Izgara yaparım. Gizli bir ızgarada pişirme yöntemim var. Sığır eti, domuz eti, tavuk eti vs. her biri için farklı bir ızgara metodum var. Hepsi aynı türden et olsa bile, eğer benim ızgara yaptığım etin tadına bakarsanız o zaman hayrete düşersiniz.

IS: Karaoke’de en özel şarkın hangisi?

LMH: Toy’s “내가 잠시 너의 곁에 살았다는 ”.
Bununla birlikte Boys Over Flowers’ın Jun Pyo’sunun arızalı ve küstah bir imajı var. Ben ise sevimli bir romantiğim. Buna rağmen şarkı söylemede yeteneğim yok. Hala şarkı söylüyorum çünkü insanlar bunu sakin bir şekilde yapmamı söylüyorlar.

IS: Çantanda daima taşıdığın bazı eşyalar nedir?

LMH: Parfümümü aldığıma emin olurum. Çünkü her zaman güzel kokulu bir erkek olmayı isterim

IS: içki içme kapasiten nedir? Hangi içkiyi seversin, nerede ve kiminle içersin?

LMH: Gerçekten fazla içemem. Soju’da 3 bardaktan sonrasını içmek zordur. Batı içkilerini severim, buna rağmen bir veya 2 bardaktan fazlasını içemem. Yeri hakkında seçici değilim. İçki içtiğim zaman beni baskı altına almayan ve rahat olduğum kişilerle içmeyi isterim.

IS: hiç uğursuz saydığın şeyler, batıl inançların veya geleneklerin var mı?

LMH: her film ve dizi projemde yaralandım. Dikkat etsem bile, beklenmedik koşullardan dolayı yaralanıyorum.

IS: hiç uyku alışkanlıkların var mı?

LMH: dişlerimi gıcırdattığımı ve abuk, sabuk konuştuğumu söylerler. Tatile gittiğimiz zaman, arkadaşlarım benimle uyumaktan kaçmaya çalışırlar.

IS: ıssız bir adada sıkışıp kalsaydın, yanına almak isteyeceğin 3 şey ne olurdu?( :) klasik soru)

LMH: Yatak, çakmak ve cep telefonu. İyi uyuyabilmek için iyi bir yatak almam gerekir. Issız bir adada olsam bile yemek pişirebilmem için (çakmağa)ihtiyacım olurdu. Özellikle benim gibi eti seven biri için, bir çakmak zorunlu bir ihtiyaç. Issız bir adada olsam bile sıkılmamak için insanlarla konuşmam gerekir. Artı, benim cep telefonumda birçok oyun var.( :) 1-cep telefonu ıssız bir adada çeker mi?2-oyun oyna, oyna şarjı biter o zaman ne yapacaksın Gu Jun Pyo? :)

IS:F4 üyelerinin kıskandığın özellikleri?

LMH: Kim Beom’un küçük yüzü, Kim Joon hyung’un büyük gözleri ve Kim Hyun Joong’’un beyaz teni vs. vs

Postayı düzenledim çünkü en son reklam filminde ki imajı çok ilginç ve hoş. O resmi de eklemek istedim.

Röportajın İngilizcesine buradan ulaşabilirsiniz