Son Tweetiniz Ne Olurdu? – MİM-

Mart 22nd, 2014

Gündem  meşgul malum. Peki olayı eğlenceye çevirelim dedim bende. Fikir Mss. Nefertiti’ye ait aslında. Bunu isterseniz diğer sosyal ağlarada yayabilirsiniz. Yani düşünsenize biz Koreseverler için Tumblr’ın yasaklı olması büyük bir sıkıntı olurdu. Yasaklar hep tatlıdır ve her yasak delinmek üzere yaratılır. Öyleyse hadi başlayalım :)

Benim son Tweetim ne olurdu: Oldu o zaman görüşürüz…

Son Facebook Mesajım: Mark beni unutma olur mu? :)

Tumblrda bakacağım son resim: Gong Yoo’nun six packlerinin olduğu bir resim olurdu. Madem son kez bakıyoruz değsin değil mi? :)

Çok basit ama öyle söyleyecek özlü sözlerim, Twitterdan takip ettiğim idollerim falan yok. Hımmm bilemedim…  Sizin son Tweetiniz ne olurdu/olacak?

Bunu mim yapıyor, önce Miss. Nefertitiye sonra Mikot Kıza paslıyorum :)

 

Erkeğin … Makbuldür – Mim-

Mayıs 5th, 2013

Asilcinnet  beni mimlemiş. Ama dedim ben mim yanıtlamıyorum diye de… Okuyanlar, belki biraz daha yakından tanımak isterler blog sahibini diye, yazayım dedim.  Hani hep birilerine hayranız, beğeniyoruz. Ancak gerçek hayattaki beklentilerimiz neler bilimiyor. Ahh benim AÖF sınavım var bugün. Sabahki sınavdan geldim, direk Pc başına. Hayır zevk için okuyorum diyorum ama bitirmek gerek illa ki :) Yani mim yazmak yerine oturup, en azından doğru-yanlış cevapları kontrol etmem gerek. Yapıyor muyum? HAYIR :P

  1. Erkek dedigin ……, ……. Ve ………… Olur :)
  2. Birini seciniz: erkeğin akli gelişmişi makbuldür / vücudu gelişse yeter :)
  3. Bir erkekte ………’a katlanamam
  4. Bir erkekte ilk…… ‘a bakarım (fiziksel özellik +tek madde olacak)
  5. Doğru adamı buldun ve o şunlardan birini çok iyi şekilde yapıyor (evlenince de hep o yapacak) : yemek yapmak, ev temizlemek, ütü yapmak: D
  6. Düğün gününüz: çok mutlusun, birazdan aşağıya davetlilerin yanına ineceksin. Sevdiğin adam geliyor ve odadaki herkesi çıkararak seninle konuşması gerektiğini söylüyor… Biraz eveleyip geveledikten sonra bombayı patlatıyor: Ben biseksüelim :D Ne yaparsın?

 

Erkek dediğin: Hımm ben sevmiyorum böyle genellemeleri. Aynısını kadınlara da yapıyorlar, sinir oluyorum. Kadın dediğin şöyle olur, böyle olur diye. Adam gibi adam olmaktan ne anlıyorsa o olsun. Kaba olmasın, bencil olmasın, vicdanlı olsun. İnsan olsun yeter. (biraz nefes alsın yeter der gibi oldu ama ha ha onu demek istemedim ;) )

 
Akıllı olsun lütfen, güzele baka baka sıkılırsın. Hem fiziksel özellikler değişebilir, gelişebilir. Zeka takviyesi yapılamaz. Zeki adam, kadını idare etmesini de bilir ;)

 
Bir erkekte maçoluğa kesinlikle katlanamam. Aslında biz kadınlar fazla mı talepkarız nedir? Bu soruya bir sürü madde ekleyebilirim ama bu yeter. :)

 

 
Yüzüne bakarım, yüz güzelliği önemlidir insanlarda.  Ellerine bakarım bir de . Hem güzel gülüşlü, hem de güzel elli bir erkekse çok çekicidir benim gözümde :) bknz: Gong Yoo

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hepsini yapabilir valla, benim bir şikayetim olmaz :) Ama illaki birini seçeceksek ütü tabiiki. Daha sıkıcı bir ev işi yok bence.

 
Sevdiğin adamım eşcinsel olduğunu öğrenmenden daha kötü değildir sanırım. Bir arkadaşım demişti ki, kimin hangi aşamada, hangi tercihin sınırını aşacağı belli olmaz. Önemli olan yola kiminle devam etmek istediği. Evlenme aşamasına kadar geldiysek, beni sevdiğini varsayıyorum. O gün düğünü iptal etmezdim ama sonrasında duruma göre boşanma davası açardım belki. Bilemiyorum. Allah göstermesin. Cidden korktuğum bir şey bu benim. Kafayı yerim ona mı gidecek, erkek mi? kadın mı? vs. Yok, yok olmaz, bana uymaz… Bianeyo beybi. :)

 

Son olarak bu mimi Mimlerin kraliçesi :) Mikalzia’ya paslıyorum.

Kimleri okuyorum?

Mart 30th, 2013

Pek sevgili Mikotumuz,  benim mimlemiş. Hangi blogları okuyorsun link ver biz de öğrenelim. Kendine saklama, bencil pislik (demedi tabii :P) demiş. Ben de dedim Mikot’cum benim kırmamış Kpop yazısı yaz demişim yazmış. Belgesel demişim çat diye link koymuş önüme şimdi ben onun bu istediğini geri çevirirsem, nerede kaldı sunbaeliğim :P gençlere olan sevgim vs. :P (ay böyle konuşuyorum beni 100 yaşında sanacaklar iyi mi? :) )

Şimdi ilk nesil blogcuların tamamını tabii ki ben de okuyorum. Kimbap, Astrea, Bunusevdim, Sermin tavsiyelerini gözüm kapalı kabul edebileceğim blogdaşlar. Kimbap ve Astrea ile yüz yüze de tanıştım ben. Havamı atayım böyle :) Kızların suskunluğum asaletimdendir tarzı duruşlarını da ayrıca beğeniyorum ;)

Bez Cadılarından OhYoonJoo, Sevgili Günlükten Arya ve Asılcinneti severek okuyorum. Diğerleri kötü değil ama onlar daha iyi alınmaca, gücenmece olmasın. Winpohu   okuyorum. İngiliz dönem dizilerine ve klasiklere olan ortak beğenilerimiz okuma keyfine artı katıyor.

Kore Camiasından Seoulbeats, Koalas Playground okuyorum. Seoulbeatsin makaleleri çok iyi. Koala da Japon ve Çin yapımlarına yer vermesi açısından diğerlerinden ayrılıyor.

Kore Notları   Korede yaşayan Bahar’ın blogu. Eşi Koreli ve Koreye dair iyi-kötü herşeyi mümkün olan en objekti şekilde kendi üslubunca anlatıyor.

Sonra Sıdıka’nın yazarı-çizeri Atilla Atalayı okıyorum. http://atillaatalay.blogspot.com/

Kitap blogu olarak http://tugceninkitapligi.com/

Oje bloglarından çok uzun bir ara veren Öykü  http://hangiojeyakismazkibana.blogspot.com/

Şimdi bir de bu kız var. http://xiaxue.blogspot.com/ Ciddi bir fenomen. Blog yazarak para kazanıyor. Blog üzerinden para kazanmıyor, hayatını blog yazarak kazanıyor ve bence şahane. .

Singapurda yaşayan bir çiftin günlüğü diyeyimBir Adam Bir Kadının kadını yazıyor tabii :D

Bir de bu çocuk var :) Erkek bloggerlar genelde sıkıcı oluyor. Yani ben sıkılıyorum okurken ama Naysting öyle değil :)

Bu aralar erkek kardeşimin ufuktaki evliliği sebebyle dekorasyon-çeyiz-yemek vs. blog-sitelerine bakar oldum. Malum erkekler bu konuda çok iyi değil :)

http://pembeyastik.blogspot.com/  Böyle insana huzur veren kocaman evler de ferah dekorasyon fotoğrafları paylaşıyor.

http://www.bbcgoodfood.com/      Eski işimden dolayı bildiğim bir blog-site. Şahane tarifler var içinde.

http://cafefernando.com/turkce/    Cesaretimi toplayabilirsem bir gün kuğu  şeklindeki profitorolünü deneyeceğim ya da frambuazlı doğum günü pastasını :)

Sanırım bu kadar şimdilik. Son olarak bu mimi en sevgili cadı OhYoonJoo’ya paslıyorum.

 

Hatırlarım Bugün Gibi…

Ağustos 25th, 2012

Bunu Sevdim beni mimlemiş. Bayram hatırına yanıtlıyorum. :) bayram hüznü de cabası tabii.

Hatırladığımı düşündüğüm ilk anım 1,5 yaşıma ait. Etrafımda hayvanlar, elimde bir sopa, üzerimde beyaz bir elbise, hayvanların arasında duruyorum. Bunu anneme ben sordum. Böyle bir yere gittik mi diye? O da oranın bir köy olduğunu, ziyarete gittiğimizi söyledi. Belki yanımda konuşmuşlardır ve ben de kafamda canlandırmışımdır bu durumu. Fakat bu anı 4-5 yaşından beri hafızamdadır.

5 yaşında bile yoktum ama dün gibi hatırlarım bu anahtarların açtığı dolabı.

Image and video hosting by TinyPic

Bir gün bayram ziyareti için erkek kardeşlerim ve ben, Fatih’ten, Aksaray’a gidiyoruz. Halamıza, bayram ziyaretine. Küçük kardeşim yol boyunca midem bulanıyor diyor. O zaman yaşı da çok küçük. Ciddiye almadık tabii biz. Çocuktur diye. Biz çok büyüğüz ya :)) Ama giderken tam  yolun ortasına yediği herşeyi bütün, bütün çıkardı. Ayy nasıl üzüldüm, nasıl vicdan azabı duydum o an anlatamam. Meğer çocuk ciddiymiş. Ama nereden bilebilirdik ki :)

Hatırlarım, bu eve taşındığımızı bana dimdik gelen merdivenlerin zamanla nasıl normalleştiğini… Binanın tamamı bize aitti ta ki bir kaç ay öncesine kadar. Hayat işte…

Bir gün babaannem bana kahvaltı yaptırıyor. Çaya ekmek banıp, içine zeytin, peynir falan koyuyor. Ben mızmızlanıyorum. Her bir lokmadan sonra bu son diye kaç lokma yediriyor babannem bilmiyorum :) Bir anda sert bir şey yuttuğumu hissediyorum. Babanneme sızlanıyorum, çekirdeğiyle verdin zeytini diye. Yok diyor babaannem. Meğerse sallanmakta olan dişim çıkmış ve ben onu yutmuşum afiyetle :)

Aslında bol kuzenli,  halalı, amcalı eğlenceli bir çocukluk geçirdim. Ama nedense aklıma gelen hep hüzünlü anılar. Ya da o zaman eğlence sandığım şeylerin bugün geriye dönüp bakınca, sandığım gibi olmadığını anlamanın hüznü.

Bu mimi bayramda yazmaya başladım ancak bitirdim. O da güzel kızım Bunu Sevdim’in hatırına :)

Bir mim sözüm vardı benim :)

Mayıs 8th, 2012

Vardı değil mi? Hikaruivy  2 ay önce sevgili Hikaru bana bir mim pasladı. Mim yanıtlamayla ilgili durumu bildiğinden (sevmiyorum malum :) ) önceden sordu ben de aaa konu şahaneymiş pasla gitsin, yanıtlarım dedim. Dedim ancak o zamanlar boş gezenin asistanlığını yapıyordum :) Neyse gecikme için özürlerimi sunup, başlıyorum yazmaya.

KORE DİZİLERİ ÖDÜLLERİ

En Romantik: Coffee Prince Aslında daha romantikleri de vardır ama aklıma ilk bu geldi. Choi Hyan Kul I am an alien ;)

En Pamuk Şekeri: My Princess -Honey, honey diyorum başka da bir şey demiyorum. Anlayan, anlar :)

En Zaman Kaybı: My Girl Ahh yorum bile yapamıyorum.

En Eğlenceli: Protect the Boss Jaejong oyunculuğunu geliştirmişti bu dizide bir tık. Kız bir garipti ama Patron bütün klişelerden arınmış sevimli mi sevimli bir oppamızda eğlendim ben izlerken :)

En Sıkıcı-Gereksiz: Mary Stayed Out At Night Jang Geun Seuk gibi bir ‘güzelliğin’ yeteneğin heba edildiği bir yapım. Kim Jae Wook da kendini doğru düzgün gösterme şansı bulamadı bu dizie ı-ıhh olmamış.

En Lezzetli: Pasta :) Öyle bir şefim olsun ben azara razıyım :)

En Gerçekçi: Secret Garden Bakmayın öyle Kim Jong Woo’nun kıza ilişki hakkında söylediği her şey çok gerçekçiydi :)

En Hüzünlü: Tabii  ki I am sorry, I love you bir 49 Days var :(

En Umut Veren: City Hall, çalışarak dürüstlükle, samimiyetle de var olabileceğin kazanabileceğin mesajını veren bir Kim Sun Ah güzellemesi :) Scent of woman. Ölmediğin sürece umut vardır mesajı veriyordu sonuçta Lee Dong Wook da bonusu :)

En Hayal Kırıklığına Uğratan: Lie To Me Yoon Eun Hee ve Kang Ji Wan gibi iki dev isim ancak bu kadar harcanabilirdi. Olmamıştı.

Aslında o kadar çok dizi ve o kadar çok kategori oluşturulabilir ki ama ben mimi burada sonlandırıyorum gecikme ve yavanlığı için tekrar Bianeyooooo diyorum.

Sadece 10 Tane mi? Andeeee :)

Şubat 16th, 2012

Tanrılar kurban, Koredaşlar harem bekler :) Bu arada bana mimi paslayan Madampatapufa ve güzel kızım Bunusevdim’e teşekkür ederim :) 10 tane yakışıklı alabilirsin listene demişler mimde. 10 tane bana, uzunn bir listesi olan bana, kuzularından sadece 10 tanesini alabilirsin diyorlar. Haksızlık bu! Başlamadan önce mime sadık kalacağıma söz veremem bilin. Evet 1 numarayı hatta ilk 3 ü tahmin etmeniz zor değil ama ben en baştan başlıyorum.

Evet, hepsi onunla başladı, benim gözü dönmüş bir fangirle dönüşmeme sebeptir kendisi. 13 yaşından 18 yaşına kadar ergen yıllarımın bir numaralı aşkıydı :) Hakkında herşeyi ama herşeyi biliyor ve takip ediyordum. O zamanlar internet falan da yok düşünün :) Röportaj verdiği, kapak olduğu bütün dergiler, gazeteler, minicik köşe yazıları itina ile saklanırdı. Bir servet yatırdım Tarkan arşivime. Sonra 18 yaşına gelince hepsini sobada yaktım :)

Gamzeli gangster, Kral Yi San… Lee Seo Jin Hem muhteşem gamzelere hem de six packs denen karın kaslarına sahip güzel insan :) Aslında 73 değil 71 doğumlu olduğunu açıkladı bir süre önce. Orta yaşa doğru ilerlese de olsun yine de taş :)

Kendisini acilen yakışıklı prens, romantik serseri vs. gibi rollerde görmek istediğim, aleme taş kontenjanından dahil olmuş hoş insan :) Seong Seung Hun. Gülüşü de güzel, ‘ab’ leri de :D Biz kendisine kısaca Honey, honey diyoruz :)

The Greatest Love daki ‘arızalı’ Dok Ko Jin rolü ile herkesin beğenisini kazandı. Ben City Hall’daki rolünü daha çok beğendim ve daha romantik bence. Evli ve 2 çocuk babası. Boyunca oğlu var hey maşallah :) Cha Seung Won…

Aslında favorilerim arasında pek yer almadı kendisi. Hatta eğilimleri hakkında farklı düşüncelerim var ama tabii bunlar sadece beni bağlar. Ne olursa olsun heykel gibi bir yüzü var bence. Sessiz, sedasız askere gitmesi de ne kadar mütevazı olduğunu gösteriyor. Kim Jae Wook.

Asker demişken Bromance fantazilerine konu olan Kim Nam Gili unutmamak gerek. Bidam rolüyle parlamış, ilk başrolü Bad Guy ile umduğunu bulamamış akabinde askere çağrılmıştır. Dönüşünün muhteşem olacağını düşünüyorum :)

Yeteneği kuşkuya düşürse de, tanıdığım en yakışıklı melez :) Tek kelime Korece bilmiyor olabilir ama bu onun seksapelinden bir şey kaybettirmiyor. Kore-Amerikan ortak yapımı :P B cadısının vazgeçilmezi: Daniel Henney

Melez demişken son keşfim Ananda Everinghamdan bahsetmemek olmaz. Me Myself filmi ile keşfettim. Orlando Bloom’a benzerliği ile dikkat çeken bir aktör, Tayland-Avustralya vatandaşı.

Araya bir tane Latin sıkıştırmazsak olmaz :) O da  melez, artık duruldu bir kız çocuğu babası ama aklımda hep Çirkin Betty Meksika’daki Don Fernando olarak kalacak; Jaime Camil.

Ve sıra geldi asıl listeye :) Hadi canım onların adını anmadan bu mimi bitereceğimi düşünmediniz değil mi?

SULTANIN GÖZDELERİ

Gençler listemde 1 numaradır. Genel listemde 3. Çok yetenekli, çok yakışıklı, boyuna posuna 41 kere maşallah dediğim güzel çocuk. Lee Min Ho

2011 Martta askere uğurladığımız gittiği andan beri deli gibi özleyip, şafak saydığımız amazing namja. 6packs değil ama gamzeleri muhteşem :) Kendisi gönlümün ikinci sahibidir :) Hyun Bin

Benim aşkımı listeye alan bazı kişi ya da kişilere :P nispet olsun diye burada bu Oppa yoksa o Küçük Emrah bakışlarını hiç sevmiyorum. Tabii ki kendisinin çok, çok yakışıklı olduğu bir gerçek :) SO Ji SUB.

Son olarak herkesin listesinde yeri var ama diyorum ki: SEVEMEZ KİMSE SENİ BENİM SEVDİĞİM KADAR :) O, DİĞERLERİNE YASAK ELMA! Gülüşü, karları eritir, bulutları aralar, güneşi kıskandırır. Günümü aydınlatır. Ondan başka kimse aşık rolünü bu kadar gerçekçi oynayamaz. He is the one, he is my number one’ Herkes gitsin bir o kalsın bana yeter. GONG YOO

Son olarak bu mimi Astrea, Arwen, Kimbapsuşi, Sermin, Chibi, Darkangel, Miss. Nefertitiye paslıyorum :)

Çok Yönlü Blogger Mimi

Aralık 8th, 2011

Sevgili Bez Cadıları/OhYoonJoo, Masalevi, Madampatapuff   beni çok yönlü blogger ödülüne layık görüp mimlemişler. Çookk teşekkür ederim. Kendim hakkında 7 gerçek anlatmam gerekiyormuş bir de :) Başlayalım bakalım…

  1. Her sene bu sefer kesin kullanacağım diye bir sürü kozmetik ürünü alıyorum. Hiçbirini kullanamadan atıyorum çünkü bozuluyor :)
  2. Kısır çok severim en çok annemin yaptığını severim o da bazen sadece benim için kazanla yapar :P Başka hiç bir şey yemeden sabahtan akşama kadar gidip, gelip onu yerim :)
  3. Kitaplar alıyor, uzun süre okumuyor bu süre içinde de acayip vicdan azabı duyuyorum.
  4. Kötümserim, karamsarım en ufak bir moral bozukluğunda içime kaçarım. Hayatta herşey bana karşı gibi gelir. Biraz drama kraliçeliği var sanırım :)
  5. Herkesi kolay, kolay sevmem, herkeste beni sevmez. Bazı insanlara göre dünyanın en sevimsiz ve sıkıcı insanı olabilirim.
  6. Gong Yoo’yu çok severim ha ha büyük sırrım açığa çıktı işte. Kimse bilmiyordu bunu :)
  7. İki kalas bir heves blog açıp, kendi üslubunu oluşturmayan oradan buradan arakladığı cümlelerle yazı yazmaya çalışanlardan hiç haz etmiyorum. Bunlar genelde ergen oluyor, o yüzden büyüyünce geçer diye umuyorum :)

Gelelim ödül dağılımına beni mimleyen arkadaşlar zaten keyifle okuduğum, yorum yaptığım blogcular onları saymıyorum bile :)

1. Şimdi bu blog sahibiyle yakınlığımızı bilmeyen yok ama çok daha öncesinde benim için sadece bir okuyucuydu. İlk ödülün ona gitmesi tamamen objektif bir değerlendirme bunu söylemeliyim. Çok yönlü deyince aklıma gelen ilk kişi, o kadar çok farklı ilgi alanı var ki, yoruluyorum takip ederken Pudra Tozu

2. Tek şikayetim çok kısa yazması onun dışında konsept yazıları ile farkını ortaya koyan Aslı’nın Güncesi  ikinci ödülün sahibi oluyor. Biraz daha uzun yazabilsen keşke :)

3. Lee Sung Gi deyince aklıma gelen tek isim. Hikayesini takip ettiğim tek blogger :) alkışlar eşliğine Astrea’nın Atlasına ödülünü veriyoruz :)

4. Büyüyünce doktor olacak o. Aslında oldu bile :) Dördüncü ödülün sahibi: Güzel kızım Bunu Sevdim.

5. Uzaktan al haberi’nin bir diğer yazarı, Kpop yazıları ile bilgi dağarcığımızı geliştiren ilk nesil blogculardan nickinden bile çok yönlü olduğunu anlayabileceğimiz  Kimbapsuşi

6. Genç bir blogcu, yazılarından ne kadar gerçek ve tutarlı olduğu anlaşılıyor. Sanal bile olsa insanın kendi gizleyemediğinin bir örneği. Beğenerek takip ediyorum. Naysting

7. Tanışır, tanışmaz çok sevdim kendisini tek derdim çok ama çok uzun yazması :) So Ji Sub deyince akla gelen tek isim oldu. So Ji ile ilgili aradığınız her türlü bilgi A dan Z’ye Kaktüs Çiçeğinde bulabilirsiniz.

8. WordPressten, bloggera geçince üzerindeki rehaveti attığını gördüğüm, her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek kadar güçlü, kendi kendini övmeye bayılan Miss. Nefertiti :)

9. Gezer, tozar, okur, izler, diker, pişirir ama en çok gezer :) George Clooney sevdalısı, düşes ruhlu Seyhandan

10. Her türlü filmi kendi üslubunca yorumlayan, aşırıya kaçmadıkça argonun yakıştığı bir isim. Çok umarsız görünse de büyüklere saygıda kusur etmeyen, Ankara deyince aklıma ilk gelen Mavi

11. Bu da benden olsun çünkü çok severek okuyorum. Doğal, sempatik, içten, kompleksiz, kırtasiye delisi bir hatun :) Serrose Yolun Neresindeyim

Bloggerın Enleri

Eylül 2nd, 2011

 

Metropol Günlüğü Lee, beni mimlemiş. ‘Konu ‘enler’ N’ İngilizce de ‘en’ diye okunduğunda ‘N’ yazmış mimi başlatan her kimse. Çok saçma buldum bunu söyleyeyim. Öncelikle bir Allahın kulunun bile blogumu ‘en iyi tasarım’ seçmemesine bozuldum. Ben ne kadar aradım bu temayı biliyor musunuz? :) Küstümmmmm oynamıyorum. Ayrıca Oppacı ne be? Ergen miyim ben? Oppacı değil YOOppacıyım ben ha ha ha :) Evet bu kadar cadılıktan sonra mimi yanıtlamaya başlayayım. Yine de okursunuz değil mi? :P

 Bu arada önce şuraya bir bakın.

En İyi Tasarıma Sahip Blogger: Pudra Tozu, kolaj yapmaya başladığında beri daha keyifli oldu blogunu okuması.

En güncel blogger: Kişisel Depresyon Anları: yetişemiyorum film izleme hızına. Bu aralar sekteye uğrasa da Metropol Günlüğü ve Bunusevdim de sıkça güncellenen bloglar arasında.

En meraklı blogger: Hımm meraklı kelimesini de sevmedim ben :) Ama arkadaşlar araştırmacı ruhlu diyor :) O halde Makinosev So Ji Sub külliyatıyla bu sırada birinciliği almalı :)

En çok gezen blogger: Stil Direktörü :) Yaz gelmeye görsün leylek havada Stil Direktörü yollarda :) Seyhandan çalışma hayatına başlamadan önce o da İstanbulu tavaf ediyordu :)

En çok bilgilendiren blogger: Astrea’nın Atlası ‘chuhaye ve saranghe’ mevzuna açıklık getirdiği yazısı okunmaya değer :) Kimbapsuşi Kpop yazıları gerçekten faydalı. Bir de ondan önce keşfedeydim ben bu grupları :D

En Çok Eleştiren Blogger : Pudratozu, sebebi malum.

En Çok Kendini Anlatan Blogger : Çatı Katı: )

En Eğlendiren Blogger: Yolun Neresindeyim, herşeyden önce çok rahat, kompleksiz. Japonya’da yaşıyor. Diğer bloggerlarda rastladığım bir sinir harbi, bir ben daha iyi bilirim hali Sergülde yok. Kendi günlük hayatından, Japon eşinden, Japonya’daki tabelalara kadar geniş bir yelpazeden yazıyor. Çok sevdim ben.

En Akıcı Yazan Blogger: Bunusevdim, Astrea, Sermin

En Aşık Blogger: Benden başka değil mi? :) Tabii ki Pudra Tozu, Miss. Nefertiti, Chibi, Makinosev başka kim var bir de Astrea.

En Çok Güldüren Blogger: Hikaruivy, sevgili Hikaru geç keşfettiğim lakin çabuk kaybetmeyeceğim blogdaşlardan. En son Lie To Me özetini okudum hatta alıntıladım şahaneydi :) İkinci olarak, Seul’den İstanbula Türkiye’de yaşayan Koreli bir gencin kendini, yaşadıklarını esprili bir dille anlattığı bu bloga BAYILIYORUM :) Okurken, yanaklarım ağrıyor gülmekten.

N iyi yorumcu: Bu tabiiki sevgili Harang-Besradan başkası olamaz. Ben ne yazarsam okuyan, yorumlayan, beğenen. Herkesin yazdığı dizi-filmleri benim yorumumla okuduktan sonra izlemek istediğini söyleyen, benim ne farkım var bu kadar blog arasında saçmalıyorum dediğim anlarda, kendimi özel hissettiren yegane okuyucum :) Ayrıca Lee Min Ho’nun biricik aşkı. İkinci olarak elbette Pudra Tozu-Tarih84 dostum olmadan önce sadece okuyucum, online arkadaşım olan her daim beni takip eden, (biz yüz yüze tanışmadan çooook önce de takip ediyordu beni biliyorum :) ) objektif bir şekilde yorum bırakan, JWS’nin biricik aşkı :)

En çok özlenen: Rüzigâr blogunda yazı gören cennete gidecekmiş diyorlar ha ha ha :) Miss. Nefertiti şu anda mazereti olabilir ama bundan çok önce güncellemeyi bırakmıştı. Bir diğer özlenense Chibi aylardır tık yok blogunda.

En Sopalık: Bir ara kapatacağım bu blogu diye mız mızlanıp duran Mavi, tabii ve habersiz çekip giden sonra geri dönen Kendisi. İkisine de bir abla dayağı atmak şart :)

En Çok Taklit Edilen: Astreanın Atlası ‘Hakkımda’ bölümünde yazdıklarına kadar bire bir taklit ediliyor. İzlediği filmler neredeyse aynı sözcüklerle başka yerlerde yorumlanıyor.

En Rakipsiz: Darkangel, Japonya diyarlarından derlediği haberlerle, FanFicleriyle, Jpop ama daha çok Kattun ile ilgili postlarıyla ilgilenmeyenleri bile okumaya sevk ettiği için, Darkangelı tek geçiyorum. Kendisi zaten internet aleminde kendi çapında fenomendir :)

En Oppacı: Kimbapsuşi :) Kpop alemindeki bütün erkek gruplarını parsellemiş:) Elini sallasan Kimbap’ın beğendiği ‘benimdir’ diyerek sahiplendiği birine çarpıyor :)

En Faydalı: Metropol Günlüğü :) Sebebini kendi biliyor :)

En Yaratıcı: Ben hikâye okumuyorum malum her yerde söylüyorum ama şöyle bir göz attım. Lee, Astrea ve Makinosev en yaratıcı hikâye yazarları.

En Yeni Blogger: Masalevi yeni başlasa da sağlam bir blogger olma yolunda hızla ilerliyor.

En Üşengeç: Nilü Elinden gelse iki kelime ile bitirecek yazıyı :) Eymasar nette fıldır, fıldır dolanıyor ama blogunu örümcek bağladı haberi yok :)

En Akademik: Aslının Güncesi

EN YEŞİLCİ: Kimbap, Sermin, Hikaru, Hayal, ShinMin ;)

En, En,En :) Her bir şeyin en mikemmeli olan Miss. Nefertiti :)

Zor bir mimdi. Ben neden bu kadar kategori ekledim onu da bilmiyorum :) Bu mimi Darkangel’a   paslıyorum.

Mim Gelmiş Yine

Temmuz 8th, 2011

Sevgili Kaktüs Çiçeği beni mimlemiş. Eh madem bir tek bana yollamış mimi yanıtlayayım dedim ben de :)

Takıntınız var mı? Varsa anlatıverin lütfen.

Öyle farkında olduğum belli bir takıntım yok ama yassı kaşık ve çatal saplarından hoşlanmam ve kullanmam.

Evde yangın çıksa kurtarılacaklar listenizin ilk 3 sırasında hangi eşyalarınız var?

Canımı kurtarmam garantiyse tabii ki bilgisayarım taşıyamam ama olsun :) HD ve KİTAPLARIM.

Pizzanızı neyli seversiniz?

Hımmm, Dominos Extragavanza, Pizza hut Super Supreme.

En çok hangi tür filmleri seversiniz?

Avrupa filmlerini severim ben. Romantik Komedileri severim tabiî ki. Dönem filmlerini de severim.

En sevdiğiniz çizgifilm kahramanı hangisi?

Rose of Versailles Manga-Animesinin kahramanı Lady Oscar.

Lakabınız var mı? Varsa bunu da söyleyiverin lütfen.

La Fea :D

Yapmayı çok istediğiniz, hep hayal ettiğiniz bir şey var mı?

Seyahat edebilmeyi, Gong YOO’yu görebilmeyi, ama galiba ben hayal kurmuyorum.. Maalesef gerçek bu. :(

Zaman makineniz olsa ve tek bir zamana/mekâna gidip gelme seçeneği verilse hangi zamanı seçerdiniz?

Yani bu ruh halime zaman ve mekâna göre değişir. Bir kitap okurum geçmiş zamandan o yıllara gitmek isterim. Bir film izlerim onun anlatıldığı tarihte olmak isterim. Mesela Katre-i Matemin geçtiği İstanbul’u görmek isterdim. Rönesans zamanında, sonraaaa 18.YY Saraylarında :D

Ama en iyisi lise yıllarıma geri dönüp, eğitim hayatımı farklı çizmek isterdim. Herşey çok başka olabilirdi o zaman.

Susmayıp da söylemek istediklerinizi söyleseydiniz acaba hayatınızda neler değişirdi?

Çok susmayı becerebilen biri değilim ama bazı durumlarda içimden geçenleri söyleseydim yakınlarımla bütün köprüleri yıkmış olurdum.

Aş Kendini programını siz sunsaydınız hangi ülkeye gitmek ve özellikle nereyi görmek isterdiniz?

Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Güney Amerika, özellikle Meksika ve Brezilya son olarak da ayıp olmasın diye Güney Kore : )

Benim ekleyeceğim soru ise:

Bir günlüğüne ünlü biri (oyuncu/şarkıcı/politikacı vs) olma hakkı tanınsaydı kim olurdun?

Mim -Bana da bulaştı-

Haziran 12th, 2011

Mss. Nefertiti ve Tarih84 Beni mimlemişler sağlı, sollu :) Mim yanıtlamayı sevmediğim halde bu iki güzel insanı kıramazdım. Tabii bu kıramama kısmında Neferititin tehditleri de etkili oldu :)

Hayalindeki meslek nedir? Hayalimde bir meslek yok aslında. Bana ihtiyaç duyulacak bir pozisyonda çalışmak isterdim. Ama illa hayalse bir ara radyocu olmak istiyordum :) 90’larda özel radyolar popülerdi ben de ona özenmiştim :)

Yazın sürmeyi en sevdiğin parfüm? Deodorant kullanırım genelde, parfümler pahalı malum :) Pazardan aldım adlarını bilmiyorum. Ünlü markaların taklidi. Onun dışında Rexona Soft Musk hafif ve hoş kokulu bir deodarant.

En önemli makyaj hileniz? En önemli makyaj hilem, makyaj malzemeleri alıp, alıp kullanmamak 10 yıllık farlarım var :) Onun dışında Missa BB Cream kullanıyorum. Kozmetik yasaklandı biliyorsunuz yurt dışı online alışverişlerde ve diğer ürünler içinde yılda sadece 5 kez alışveriş yapabilirsiniz. O yüzden artık alamayacağım sanırım bu ürünü :(


Çay mı kahve mi? Sütlü? Sütsüz? İkisine de çok düşkün değilim ama çay tercihimdir. İngiliz olmadığım için tabii ki sütsüz :)

Tam şu anda kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkınız olduğunu söyleseydi, ne olurdu? Offf zor bir soru, ben dilek haklarımın çoğalmasını dilesem :) Bu da bir dilek sonuçta :P

  1. Önce kendim ve tüm ailem için sağlık dilerdim.
  2. Hemen 38 Beden olmayı dilerdim :)
  3. Para; kimseye muhtaç olmayacak kadardan biraz daha fazla param olsun isterdim. İstediğimi zorlanmadan alabilecek, canım istediğinde seyahate çıkabilecek, sağlık ile ilgili problemlerin parayla çözülebilen aşamalarında sıkıntıya düşmeyecek kadar param olsun isterdim.
  4. Gong Yoo yanıma gelsin, hatta bana aşık olsun isterdim ama bu dileklerim çoğalırsa isteyeceğim bir şey. Sadece 3 tane varsa, üç dileğimden biri bu olmaz :)

Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve tatli. Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnızca bir tanesini seçmek zorunda kalsanız,hangisi olurdu? Gün içinde çok fazla açlık hissetmiyorum ama akşamları acıkıyorum. O yüzden akşam yemeği diyorum.

Eğer Hello Kitty olsaydınız, kurdelanız ne renk olurdu? Olmak zorunda mıyım? Hiç sevmem Hello Kittyi ama madem soruldu, kırmızı diyorum.

Eğer ömrünüz boyunca yalnızca bir tane takı takma seçeneğiniz olsaydi bu ne olurdu? Yüzük.. Hem belki bir gün anlamı olan bir yüzük takarım :) Evlilik yüzüğü değil de ‘Couple ring’ gibi :)


Sahip olmak istediğiniz bir yetenek? Ne gibi? Gerçekten işe yarar bir şeyse, matematik zekam olsun isterdim. Çok kaybettim okul yıllarında bu yüzden. Dile yeteneğim zaten var :P ama birden çok dili daha kolay ve kısa zamanda öğrenebilek isterdim :)  Ütopik bir şeyse, zaman da seyahat edebilmeyi. Geçmişte yaptığım hataları düzeltebilmeyi isterdim.

Bitince almaya devam edeceğiniz bir kozmetik ürünü? Missa BB Cream alabilirsem onu almaya devam edeceğim. Bir de nivea dudak koruyucu. Lip balm.

Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse tam olarak neyi görmek isterdiniz? Bilmiyorum, bu tarz bir bilgi her zaman mutluluk getimeyebilir. Sadece kendi seçtiğim bazı durumları görebilmeyi isterdim.

Gizli ünlü aşkınız kim? Gizlisi, saklısı mı kaldı? Topumuz niyetteyiz, en azından bir çocuğumuz :)Liste uzun aslında ama şampiyon belli :)

***Gong YOO***

Neden blog tutmaya başladınız? Yolu WordPress’den geçen herkesin bildiği blog. Ofori. Googleda ‘Çirkin Betty’ dizisini ararken keşfettim onu. Baktım, şahane yazmış. Tam benim aklımdan geçenleri anlatmış. Sonra bir inceleyeyim dedim. Kore dizileri ve filmleri ile karşılaştım. Koyu bir muhabbete başladık blog üzerinden. Bana blog açmamı önerdiğinde direndim önce. Çünkü daha önce ne blog okurdum, ne de blog açma fikrini sıcak bakardım. Sanırım, aslında demek istediği ‘uzun yorumlarınla blogumu işgal etmeydi’ ha ha ha ama ben pek anlamadım. :) Ben daha çok, forum insanıydım ama tam o sırada üyesi olduğum bir forumda çok gereksiz bir tartışma yaşadım. Banlandım. Ben de dedim ki kendim yazarım kimseye ihtiyacım yok :) Öyle başladık işte :)