Her güne bir Gong YOO :)

Ocak 9th, 2012

Photobucket

Arkadaşım Tarih84’ün yaptığı kolajlar hepimizin beğenisini ve hayranlığını kazandı malumunuz. Herkeste bir kolaj sevdası başladı. Ben eksik kalır mıyım?:) Kalmamalıydım :P Onun yarattığı konseptler çoğu zaman beni başka bir yere alıp götürüyor. Özellikle bu aralar en çok ihtiyacım olan şey… Her ne kadar arkadaşımın bakış açısı ve yeteneği bende yoksa da, böyle bir şey yaptım kendimce. Bana Gong Yoo konsepti gerek :) Günler güzel geçsin diye dua ediyorum. Dua etmekten başka bir seçenek yok çünkü elimde…  Bir kahve, güzel bir sohbet, iyi bir film belki, işyerinde stressiz ya da az stresli bir gün, yaptığınız işin takdir görmesi, ya da sıcak bir banyo belki umutsuzlukları, çarezislikleri siler. Kaçınılmazı beklerken ayakta durmayı sağlar… Bu da benim küçük dünyam işte. Gününüzün geri kalanı güzel geçsin dilerim.

Sanal Dünyayı Dize Getiren Aşk Tarih84 ♥♥♥ Jung Woo Sung

Aralık 17th, 2011

Photobucket

Az önce bloglarda gezinirken arkadaşım Pudra Tozu-Tarih84’ün bloguna bir bakayım dedim. Ne göreyim yabancı bir hayran Jung Woo Sung fotoğrafı eklemiş altına da Pudra Tozu’nun eşi yazmış İngilizce. Sordum kimdir bu kız diye? O da şaşırdı. Tanımıyormuş. Eyy aşk sen nelere kadirsin. Googlea, bloggeraı, tumblra kabul ettirdi arkadaşımın sadakatini ve aşkını. Biliyorum (DİLİYORUM) Jung Woo da bir gün bu aşktan haberdar olup, kayıtsız kalmayacak. Dileyelim olsun değil mi? Valla benim için JWS dendimi her zaman Tarih84 akla gelirdi ama belki benim objektifliğimden şüphe duyulabilir ama GOOGLE şüpheye yer vermez :)

Photobucket

A little while a go I was surfing around blogs and I ran into my firend Pudra Tozu’s blog. I’ve seen this picture and text under it. It says ‘Jung Woo Sung, Pudra Tozu’s husband’ :) I’ve asked her who is that girl and if she knows her. She said, she doesnt know who she is. She is surprised too as much as me :) I am amazed infront of love and dedication of my friend. To me Jung Woo Sung= Tarih84 I might be not objective sometimes but Google has no place for DOUBT :) I know someday JWS will know about her and respond her love… Let’s make a wish :) Why not?

EN ESPAÑOL

Hace poco mientras navegaba de blog en blog y me encontré con el blog de mi amiga Pudra Tozu. Nunca he visto esta fotografía ni el texto debajo de ella. Dice ‘Jung Woo Sung, esposo de Pudra Tozu’ Le pregunté quién es esa chica y si la conocía. Ella me dijo que no sabía quién era ella. Estaba tan sorprendida como yo. Me quedo maravillada ante tal muestra de amor y dedicación de mi amiga Para mi Woo Sung= Tarih84, puede que a veces no sea objetiva, pero Google no deja DUDA para ello. Yo sé que algún día JWS sabrá de ella y corresponderá su amor…pidamos un deseo, ¿porqué no?

Belki kendisi farkında değil ama yaptığı kolajlar evrende bir yerde yankı buluyor :)

Maybe she is not aware but thanks to her collages her voice is heard somewhere in the universe  :)
jws

Tarih84 Aja Aja Fighting

Kasım 4th, 2011

Arkadaşımız Tarih84 Bumerang ödüllerinde, en tarz blog kategorisinde yarışıyor. Hep destek, tam destek :) İlkesiyle haraket ederek oylarınızı bekliyoruz :)

 

SON GÜN 11 KASIM

http://bumerang.hurriyet.com.tr/bumerang-odulleri/37268.htm

Arkadaşlarım deli benim :)

Eylül 24th, 2011

Bir gün, Pudram Tozum, esmer güzelim Tarih84 sıradan bir gün geçiriyordu. :) Lee Ji Ah mı ne karın ağrısıysa o yalancılar Kraliçesi yeni diziye başlıyormuş. Biz oh olsun kariyeri bitti şimdi derken kadın küllerinden doğdu resmen. Neyse ben bu haberi aldım Tarih84 ün internete girmesini beklemeden bu haberi vermeliydim. Telefon hala hızlı bir iletişim aracı sayıldığından :p aradım hanım kızımızı. Haberi çeviriyorum, hararetli bir şekilde anlatıyorum… Durdu dinledi sakince. Sonra beni kopartan cümleyi söyledi gayet sıradan bir şeyden bahsediyormuşcasına: Demek ödül törenlerinde karşılacağım bu kadınla, ne yapayım kaderimmiş :) Bakış açına hayran kaldım dedim ama kahkaha atmaktan konuşabildim mi? Hatırlamıyorum. Bilmeyenler için Tarih84’ün biricik aşkıdır Jung Woo Sung ve damat adayımızdır bu Oppa :D Kızımızı Koreye gelin vereceğiz inşallah. Ya da onu buraya alırız olmazsa. :)

Yine günlerden bir gün sevgili çitlembiğim Mss. Nefertiti ile ‘Gong YOO dizi yapsa’ ‘Gong YOO neden dizi yapmıyor?’ Başlıklı konuşmalarımızdan birini gerçekleştiriyorduk. Tahmin edebileceğiniz gibi bizim başka işimiz yok, problemimiz falan yok. Tek derdimiz Gong YOO ve ne zaman dizi çekeceği. Onun dışında kendi hayatımızda, dış dünyada olan olaylar falan bizi alakadar etmiyor ha ha ha :D Nefi yine ‘nazik’ sözlerini sıralarken ben yine ‘ama, ama o askerdeyken böyle böyle oldu’ diye bizi bu kadar bekletmesine kendimce geçerli sebepler buluyordum. Bu esnada konu yine askerliğe geldi askere gidenler, dönecekler, ve gitmek üzere olanları düşündük ve şöyle bir laf çıktı: Bütün büyük yakışıklıklılar askerde, fırsat bu fırsat işte…’ Ben gerisini duymadım. ‘Büyük yakışıklıklılar’ kısmında kopmuştum çoktan. Büyük derken yaş olarak değil de isim olarak büyük olanları kastetti aslında ama o an bana çok komik geldi :)

Asıl mühim olaysa geçen gece gördüğüm rüya. Makinosev So Ji Sub külliyatına yeni bir sayfa eklemişti. Ben de yatmadan önce blogları gezerken, onu da okudum tabii ki. Malumunuz So Ji Sub haberleri Makinosev’den sorulur. Neyse ben okudum blogu ve yattım. Tamamen kazara, istemsizce, kesinlikle elimde olmadan en son Makinosev’in bloguna bakmış ve uyumuş olmamdan ötürü; So Ji Sub’u rüyamda gördüm. İlginç ve komik bir rüyaydı aslında. Eskiden halamın yaşadığı bir apartmanda rastlaşıyoruz So Ji ile ama içeri girmeme izin vermiyor. Neden bilmiyorum? Onun orada işi  ne bilmiyorum. Ama şöyle diyorum ‘Beni tanımadın mı?’ Hani biz onu tanıyoruz ya. İçli, dışıyız artık o da bizi tanıyacak illa ha ha ha :) Apartamanın adı garip Conkbayır valla. Ertesi gün Sevgiyi aradım. Dedim böyle bir rüya gördüm. Anlattım içeriğini. Kız dedi ben daha görmedim So Ji’yi rüyamda sana ne oluyor.:)

Açıklamaya başladım; yukarıda anlattıklarımı söyledim. Sonra dedim ben de Gong YOO o kadar sevdiğim halde rüyamda göremiyorum. Hem rüyalar bilinçaltının yansımasıdır. Makinosev: Bilinçaltında So Ji mi var? Ben: Hayır öyle değil, ben zaten çok sevmem onu. Reyting aracımdır o benim vs. vs. Makinosev: Bence sus konuştukça batıyorsun :) Sonrası daha vahim.. Tehdit etti beni hikâye yazacağım. Gong YOO’yu sana yar etmeyeceğim dedi. Çok yalvardım, bağışla dedim, beynimin bana oynadığı hain bir oyun bu sadece dedim ama içinde uyuyan canavarı çoktan uyandırmıştım. Umarım şimdi sakinleştirmiştir. Neticede So Ji Sub bizim eniştemizdir :) Gerçii öyle bir adamda bir kişiye yar olmalı mı? Orası ayrı mesele tabii ha ha ha ŞAKA ŞAKA… Bir daha So Ji yi onsuz görürsem rüyamda, kabus görmüş sayacağım kendimi :) Bir yandan düşünüyorum, daha yeni tanıştık keşke bu kadar manyak olduğumu hemen anlamasaydı… İnsan kendini saklayamıyor işte ancak bir yere kadar. Arkadaşlarım deli dedim de benim de onlardan aşağı kalır yanım yok galiba :) Bunu yazıyorum çünkü bundan bir yazı konusu olur dedi Makinosevcim :)

Efes, İzmir, Tarih84 and This is i pad

Temmuz 15th, 2011

Haftasonu ailem, Almanya’da yaşayan ama kızı İzmir’de yaşadığı için önce oraya uğrayan halamı almaya gitti. Ben de peşlerine takıldım. Tarih84ü görürüm ben de, çok özledimm dedim. Gitmeden peşin, peşin pazarlık yaptık çocuk gibi, arkadaşımı göremeyeceksem o kadar yolu gitmenin bir anlamı yoktu çünkü.

Çok az zamanımız vardı. Cumartesiyi yolda Pazarı da pert bir şekilde geçirdik. Bir diğer halamın damla sakızlı siparişi için Kemeraltına gittik ama Pazar günü bütün dükkanlar kapalıymış. Bu beni şaşırttı. İstanbul’da Pazar günü bile pek çok dükkân açıktır. Neyseee :D

Pazartesi çok uzun yıllardır görmeyi  istediğim Efes Harabelerine gittik. Ondan önce Meryem Ana’ Kilisesini ziyaret ettik.

Photobucket

Efeste o kadar turistin arasında algıda seçici koresevenler olarak 2 çocuk gördük. Küçük kız o kadar tatlıydı ki. Gittik yanlarına konuşmaya çalışıyoruz Korece bilmiyoruz ama çok ilginç bir şey oldu çocuklar İngilizce konuşuyordu. Korece kelimelere tepki veridiler. Koreliyiz dedi oğlan, Koredışında yaşadıklarını tahmin ettik. İsimleri de Kore ismi değildi. Cloe ve Julien. Küçük kızla konuşmaya çalışırken elindeki telefonu gösterdi ve ‘ This is i pad’ dedi. İngilizce konuştuğunu anlamadık önce. Sonra oğlan da konuşmaya başladı o da çok güzeldi ama kız çocuk başka oluyor. Biz çekinerek fotoğraflarını çektik. Sonra anneleri geldi. O kadar şeker, güler yüzlü bir insandıki. Çocuklarını sevmemizi hiç yadırgamadı. Hatta kız ağlarken susturmaya çalıştı düzgün fotoğraf versin diye. Normal de bazı Avrupalı aileler çocuklarına ilgi gösterince bir garip davranırlar. Sanki zarar verecekmişiz gibi. Ancak Koreli aile çok samimi davrandı. Anneleri civarda fotoğraf çekerken çocuklar uslu, uslu oturup bekliyorlardı.

Photobucket

Adının Julien olduğunu öğrendiğimiz ufaklık, Cloe’ye daha fazla ilgi göstermemizi HAKLI olarak kıskandı. Normalde dikkat ederim ben böyle şeylere ama o kadar tatlıydı ki Cloe. Bu kıskançlıkla küçük kızın elinden telefonu aldı ve ağlattı onu. Klasik erkek çocuğu işte. :) Koreli de olsa aynı Türkte olsa aynı farketmiyor :)

Photobucket

Photobucket

Tarih’cimle 2 gün, 2 gece beraberce vakit geçirdik. Salı sabahı da ailemle yola koyulduk. Gönül isterdi ki; hazır İzmirdeyken diğer blogdaşları da göreyim ama hem vakit dardı hem de onların aylardır beklediği özel buluşmanın gerçekleştiğini bildiğim için pek de rahatsız etmek istemedim. Haberleşemedik neticede. Daha fazla zamanım olsaydı Lee’yi İzmirde’de yıpratırdım gerçi ha ha ha. Ama Lee yokken İstanbulları toplayayım diyorum ha ha ha :)

Pudra Tozu-Tarih84

Ağustos 5th, 2010

Asya severlerin yorumlarıyla yakından tanıdığı, bizimde bizzat tanışma şansını elde ettiğimiz, biricik Tarihimiz kendine bir blog açtı nihayetinde. Kendi gibi özenli ve hoş olan blogunu takip etmenizi öneririm. Henüz sadece merhaba diyor ama zamanla sık kullanılanlarınızda yerini alacak bir blog olacağına eminim. Gidin, görün, izleyin daha ne diyeyim :D

http://pudratozu.blogspot.com/

İstanbul’dan bir ‘Tarih’ geçti

Nisan 28th, 2010

Panorama 1453
Tarihcimle maceralarımız sürecek demiştim. Pazar günü Tarih84 ve ailemle birlikte önce Panaroma 1453 müzesine sonra da Anadolu kavağına gittik. Panaromada İstanbulun fethini bire bir canlandırmışlar. Çok etkileyiciydi. Ben çok güzel zaman geçirdim umarım Tarih’cim da iyi vakit geçirmiştir. Pazartesi uğurladım arkadaşımı ama özledim şimdiden.

Desktop

Handan
Burası da Anadolu Kavağında Asya ile Avrupanın birleşme noktası. Marmaranın bittiği yer. Tarih’cim İstanbulda balık ekmek yemek istedi. Neden ama? Televizyonda bir dizide görmüş ha ha. İzmirde balık yok sanki ha ha. Bilmesem ailecek balık günü yaptıklarını yazık kız yiyemiyor diyeceğim :D O, Eminönünde yemek istedi aslında ama Anadaolukavağında aldık balık ekmeği. Gerçi ben yemedim, sevmem balık neyim ama olsun. En son günde ne aldık bilin bakalım :) İzmirde yana yakıla aradığı Rameni İstanbulda bulduk. Eve varır varmaz da mideye indirdik :)

inbox

Buluşma1

Ayrıca Pazartesi günü Sema ve Zeynep ile buluştuk. Semacım Cuma günü bize gelecekti ancak bir takım aksilikler oldu gelemedi. Tabii ben olayı bu kadar sakin karşılamadım :D Pazartesi günü son anda da olsa Tarihi görmeyi başardı. Aslında amacı arkadaşını görmekten çok, çenemde kurtulmaktı diye düşünüyorum ya neyseee ha ha ha. Canım senin ile vakit geçirmek, seni ağırlamak gerçekten çok keyifliydi. Yine gel olur mu? Bunu saymıyorum :) Daha dizi-film komasına gireceğiz beraber ha ha ha ha :)

‘Tarihi’ bir gün :)

Nisan 26th, 2010

Kopyası SDC12181

Tarih84 gelecek demiştim ya, cuma sabahı bir telefonla uyandım. Ben parkın önündeyim, evinizi bulamadım. Dedim iyiki bulamamışsın bulsaydın kapı zili ile uyanacaktım. Verdiğim adresten neredeyse eliyle koymuş gibi buldu evi. Bir çok takdir edilecek özelliği olduğunu biliyordum ama yön bulma kabiliyetinin bunlardan biri olduğunu bilmiyordum. Hele benim gibi yön bulmak için neredeyse sağına sarımsak, soluna soğan asacak biri için. İnsan üstü bir özellik :)

Hani dedik  sözümüz var Ramen ve tatlı yedireceğiz diye. Bizim verdiğimiz sözleri tutmadığımız görülmüş müdür? Görülmemiştir :) Dün Tarih, Rüzigar, Miss. Nefertiti ve ben buluştuk. Öncesinde Seyhancığımı gördük. Çok kısa vakit geçirebildik ama çok keyifliydi. Seyhan ve arkadaşını uğurladıktan sonra bizim kızlarla buluştuk. Seoul restoranda Ramen yiyecektim ama büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Aydın Bey bize Ramen olmadığını söyledi. Hepsini satmışlar. Koli ile alıyorlarmış yarebbimmm ne aç insanlarrr varr :) Biz boynumuzu büküp mecburen Jin Mi’ye gittik. Yeşimcim yine oradaydı. Bu küçük  kızı her geçen gün daha çok seviyorum. Yine de onun varlığı Tarih’in servis ve mekânın genel havası hakkındaki çok da olumlu olmayan düşüncelerini değiştiremedi maalesef. Ben çok Kore yemeği sevmediğim için nerede yediğimin bir önemi yok ama gazete kağıdı bile olmadan yere serilen biberlerin arasında yemek yemek ilginçti :)

Image and video hosting by TinyPic

Sonrasında yine söz verdiğimiz gibi pasta yemeye gittik. Bu sefer Nefertiti kapıya arkasını döndüğü için gay bir çift olduğunu tahmin ettiğim iki yakışıklıya doya doya baktım. Eğer Nefertiti kafasını Exorcist filmindeki gibi 360 derece çevirip bakmasaydı çocuklar daha uzun oturabilirlerdi. Bu kız benim potansiyel kısmetlerimi engelliyor hep ha ha ha :)Yine çok güldük, hava güzeldi, sohbet güzeldi, sultanahmette açan laler güzeldi. Bu yüzden Mss. Nefertiti’nin içindeki Nihat Odabaşı ortaya çıktı ve bilmem kaç yüz tane fotoğraf çekti. Bu arada ben bir kenarda cinnet geçirmekle meşguldüm. Tarih84 sürekli yedi, bir de bana obez derler :D  İstanbul halkı bu kadar yeşilliğe hasretmiymiş süs olsun diye ekilen çimenlere, sanki Central Parktaymış gibi yayılmışlar. Manzara şahaneydi :p yoldan geçen insanlar eşliğinde yenen kısır, Gülhane Parkında Atatürk büstüne Noel baba muamelesi yapan çocuklar. Tam bir Türkiye mozaiği işte ha ha ha. Günün sonunda Nefertitiyi hüzünlü gözlerle Avrupa yakasında bir başına bırakarak, vapura bindik. Arkamızdan bir kaç hıçkırık duyduk sanki ama pek önemsemedik :p Oturduğumuzda ayaklarımızın sızısını hissediyorduk. Tarih84 çay hayaliyle meşgulken ben de bütün gün yürüttünüz beni diye mız mızlanıyordum :) Ama kesinlikle çok çok güzel bir gündü.

Image and video hosting by TinyPic

Tarihcimle maceralarımız bugünde ma aile devam etti. Onu da bilahere ayrı bir yazı konusu olarak geçeceğim. Yorgunluktan öldük çünkü. :) 10 Temmuz 2010’dan sonra Asya dizi-film alemine hızla dönecek olan Tarih84 bir gece daha misafirim. Hiç gitmesin, bizim evin kızı olsun istiyorum ama olmaz mı ki? :(

Tarih84 Geliyor, geliyor

Nisan 20th, 2010

kutular_kizarkadas

Duyduk duymadık demeyin a dostlar İzmir’in en güzel kızı körfez rüzgârını arkasına almış İstanbul yollarına düşmüş :) Canım arkadaşım, Tarih84 Cuma günü itibariyle İstanbul il sınırlarına dahil olacak. Dahası doğum günü haftasını bizimle geçirecek. Ramen, Ramen diye sayıklayan güzelimi Cumartesi Ramen yemeye götüreceğiz Seoul Restorana. Eminim ki çok güzel zaman geçireceğiz hatta garanti veriyorum beraber olduğumuz herkes çok eğlenecek. Kıskananlar çatlasın :p  Zaten Nefertitim de olacak  onsuz bir toplantı düşünülebilmez :p. Eh ben varım, Tarihim var Nefertitim var Rüzigârım da olur muhakak. Hadi sizde gelin 24 Nisan Cumartesi saat 15.00 ya da 15:30 gibi biz Sultanahmette olacağız. Kaçırırsanız üzülürsünüz :)